Asıl hedef İran değil! İki ülkenin restleşmesi tiyatro mu?
İsrail ile İran sürekli atışıyor ancak sıcak temastan kaçınıyor. “Cambaza bak” taktiği uygulayan siyonistler, İran’ı düşman gösterip asıl amacını gizliyor.
YILMAZ BİLGEN -İsrail ordusunun, Hizbullah’ı bahane ederek Lübnan’ın güneyine “Kuzeyin Okları” adlı verdiği saldırı başlatması sonrası gözler, Hizbullah’ın hamisi olarak bilinen İran’a çevrildi. Uzmanlara göre İsrail-İran çekişmesinde tarafların gizli ajandaları var ve iki ülke birbirlerinin stratejik düşmanı değil. İRAM Başkan Vekili Doç. Dr. Serhan Afacan “İsrail’in ne kadim düşman konsepti ne de mevcut işgal ajandasında İran yok. Aynı şekilde İran için İsrail stratejik tehdit niteliği taşımıyor” dedi.
TÜRKİYE’Yİ TEHDİT GÖRÜYORLAR
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhan Afacan’a göre İran’ın hedefinde özelde Körfez ülkeleri, genelde ise İslam coğrafyası var ve jeopolitik kazanım görmüyor. Son dönem birçok İsrailli yetkilinin paylaştığı siyonist harita ve yapılan açıklamalarda İran coğrafyasıyla ilgili herhangi vurgu yer almıyor. Bununla birlikte Ürdün, Mısır, Suriye, Irak deklare işgal hedefleri.
Afacan “Gazze savaşı ve sonrasında yaşanan gelişmelerin İran’ın bölgesel rolü ile üstlendiği rolü daha görünür kıldı. Yıllardır savrulan tehditlerin karşılıksız kaldığını ve Aruri, Reisi, Süleymani, Heniyye ve Nasrallah’ın öldürülmesi sonrası ortaya çıkan tablo, atılan slogan ve tehditlerin boş olduğunu gösterdi. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın açıklamaları bu noktada en önemli acziyet ifadesi. Bunca yıldır ‘yok edeceğiz’ dediği düşmanın sözü ile ‘misillemeden vazgeçtik’ ifadesi 45 yıllık iddianın da boş olduğunu gösterdi. Diğer yandan İran bugüne kadar hep İslam ülkelerinde siyasi, kültürel ve askerî etkinlik gösterdi. Ancak girdiği her ülkeye ABD, İngiltere, Rusya ve İsrail’i de taşıdı. Bununla birlikte o ülkelerde istikrarsızlığı derinleştirdi. Büyük çaplı sürgünlere sebep olurken Türkiye gibi bölgenin istikrarını isteyen aktörleri de kovmaya çalıştı. Bunun bir rol dağılımı olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.
KORUMA KALKANI CİDDİ ŞEKİLDE SARSILIYOR
İranlı araştırmacı Ali Rıza Erdebili, Hizbullah lideri Nasrallah’ın öldürülmesi ile bir dönemin kapandığını söyledi. İran’a taktik saldırılar beklediğini kaydeden Erdebili “Bugüne dek vesayet güçleri ile kendi sınırlarını güvence altına alan İran, mevcut konjoktürde bu kalkanı feda etmeye başladı. Çok sayıda önemli ismin öldürülmesine rağmen kayda değer tepki verilmemesi, bazı şeylerden vazgeçtiğinin göstergesi. Geçtiğimiz günlerde Hamaney’in ‘İran dışındaki Şii gruplar tehlikeyi İran’dan uzak tuttu’ açıklaması her şeyi açıklıyor. Çünkü kendilerini Ummul Kur’a; yani son ve kutsal kale olarak görüyor. Ancak ördüğü o duvar çok ciddi bir biçimde sarsılıyor. İsrail ve müttefikleri önümüzdeki dönem İran’ın nükleer tesisleri, liman ve havaalanları ile enerji merkezlerine taktik saldırılar düzenleyebilir” dedi. Ali Rıza Erdebili, sıranın Husiler ve Hizbullah’ta olduğunu ve Lübnan ile Suriye’nin de İran’la olan ilişkilerden kaynaklı önümüzdeki dönem ağır bedeller ödeyeceği öngörüsünde bulundu. Erdebili ayrıca Türkiye’de İran sevdalısı kişi ve kurumların yanıldığını, Tahran yönetiminin İsrail ya da ABD ile herhangi bir cephe savaşına girmeyeceğini ifade etti. Uzmanlar ayrıca Reisi ve Heniyye suikastlarının sahiplenilmemesini de karşılıklı örtülü jest kapsamında nitelendiriyor. Bu ilişki biçimini de birbirini var etme denklemi olarak görüyor.