samdan
camii
hayirli-ramazanlar

Ahit Sandığı bulundu mu? CIA gizli belgeyi yayımladı!

Kaynak: Türkiye Gazetesi
- Güncelleme:
Ahit Sandığı bulundu mu? CIA gizli belgeyi yayımladı!
Dünya Haberleri  / Türkiye Gazetesi

Gizliliği kaldırılan bir CIA belgesinde, içinde On Emir'i barındırdığı söylenen efsanevi altın kaplı sandık olan Ahit Sandığı'nın 1988 yılında bulunduğu iddia edildi. İddiaların ardından Ahit Sandığı nedir, bulundu mu sorularının cevabı merak konusu oldu.

İngiltere basını yayımlanan gizli CIA dosyalarında AhitSandığı'nın bulunduğuna dair bilgilerin olduğunu aktardı. 

CIA gizli belgeyi yayımladı! Ahit Sandığı bulundu mu? - 1. Resim


AHİT SANDIĞI BULUNDU MU?

Daily Mail gazetesi, üzerindeki gizliliğin kaldırıldığı CIA belgelerine dayandırdığı haberinde, Ahit Sandığı'nın 1988'de gizli teşkilat tarafından yapılan testler sonucunda bulunduğu ileri sürüldü.

CIA gizli belgeyi yayımladı! Ahit Sandığı bulundu mu? - 2. Resim


Belgelerde sandığa ilişkin "Ahşap, altın ve gümüşten yapılmış bir sandık gibi gözüküyor. Üstünde 6 kanatlı bir melek var" ifadelerine yer verildi.

CIA gizli belgeyi yayımladı! Ahit Sandığı bulundu mu? - 3. Resim


Raporda, 032 numaralı uzaktan görüntüleyiciye bir hedefin yerini belirlemesi için koordinatların verildiği ve bunun Orta Doğu'da saklanan Ahit Sandığı'nı tarif ettiği belirtildi. 

CIA gizli belgeyi yayımladı! Ahit Sandığı bulundu mu? - 4. Resim

AHİT SANDIĞI NEDİR?

İslam kaynaklarında Hazreti Süleyman peygambere dair bilgiler verilirken Ahid sandığı "tabutu sekine" adıyla geçiyor. Buhtunnasar tarafından Babile'e kaçırıldıgi yönündeki bilgilere şöyle yer veriliyor:

"Süleymân aleyhisselâm, Mescid-i Aksâ'ya (Beyt-ül-Makdis'e), Mûsâ aleyhisselâmdan beri nesilden nesile geçerek gelen Ahid sandığını koydu. Mûsâ aleyhisselâm; ümmetinin âlimlerinden, Tevrât'ın, Ahid sandığına (Tâbût-i Sekîne'ye) konularak muhâfaza edilmesini istemişti. Bu durum, Beyt-ül-Makdis'in Buhtunnasar tarafından yıkılmasına kadar (rivayete göre 453 sene) devam etti. Buhtunnasar, Kudüs'ü alınca, şehri yakıp yıktı. Mescid-i Aksâ'da bulunan altın, gümüş ve diğer mücevherleri alıp, Bâbil'e götürdü. Daha sonra Keyhusrev, Mescid-i Aksâ'yı tâmir etti ise de, 70 senesinde Romalılar yaktı.

Kamus-ül-a'lam da diyor ki: Bu tahrip ile Kudüs'ün müsevîlere âit mâmûriyeti son buldu. Daha sonra 123 yılında Bizanslılar, Mescid-i Aksâ'yı tâmir edip, Kudüs'e İlyâ ismini verdiler. Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), mîrac gecesinde Mescid-i Aksâ'da namaz kılmıştır. Hicretin 16. senesinde Ömer (radıyallahü anh) zamanında, Kudüs, müslümanların eline geçince, binânın arsası yeni bir İslâm mâbedi yapmak için kullanıldı. Altıncı Emevî halîfesi olan Velîd (miladî 666-715) buraya, yine Mescid-i Aksâ denilen câmiyi bu günkü hâline benzeyen şekliyle yeniden yaptırdı." (Bkz. Süleyman aleyhisselam maddesi, Peygamberler Tarihi Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları. Kısas-ı Enbiya, Ahmed Cevdet Paşa, Altıparmak Peygamber Tarihi vd.)

Kaynak: Türkiye Gazetesi
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...