Oval ofis krizinin bedeli ağır oldu! Beyaz Saray’da hangi senaryolar konuşuluyor?

Trump-Zelenskiy görüşmesinin ardından Beyaz Saray’da Ukrayna’ya yönelik politikada köklü değişiklikler tartışılıyor. Askeri yardımlar, stratejik iş birlikleri ve gelecekteki destek mekanizmaları masadaki en kritik başlıklar arasında.
Trump-Zelenskiy görüşmesinin yankıları sürerken, Washington’dan gelen açıklamalar ABD’nin Ukrayna politikasında tarihi bir değişimin sinyallerini veriyor. Trump yönetimi sözcüsü Karoline Leavitt, ABD’nin Ukrayna’ya askeri yardımı durduracağını ve önceliğin barış görüşmeleri olacağını açıkladı.
Beyaz Saray’daki tartışmalı görüşmenin ardından Moskova’dan gelen açıklamalar ise dikkat çekici. Rusya Devlet Duması Milletvekili Mihail Şeremet, yaşanan skandalın Ukrayna’ya tahsis edilen fonların çalınmasıyla ilgili üst düzey bir soruşturmayı tetikleyebileceğini belirtti. Ona göre, bu gelişmeler ABD’nin Ukrayna’ya yönelik yaptırımları artırmasına, Starlink uydu sistemlerinin kapatılmasına ve hava savunma sistemlerinin geri çekilmesine yol açabilir.
Trump yönetiminin Ukrayna’ya yönelik bu sert tutumu, Washington Post tarafından “Trump, Ukrayna’yı Moskova lehine satmaya karar verdi” şeklinde yorumlandı.
"ARTIK UZAK BİR ÜLKEYE BOŞ ÇEK YAZMAYACAĞIZ"
ABD’nin Ukrayna’ya askeri yardımı durdurma kararı, savaşın gidişatını dramatik bir şekilde değiştirebilir. Pentagon’un son 50 gündür Ukrayna’ya yeni bir silah paketi açıklamaması, Trump yönetiminin süreci bilinçli olarak yavaşlattığını gösteriyor. Kongre tarafından onaylanan 67 milyar dolarlık askeri yardım da iptal edilme riskiyle karşı karşıya.
Biden yönetimi, Ukrayna’ya sağlanan silah desteğini “elzem” olarak görüyordu. Ancak Trump, bu yardımları bir koz olarak kullanarak Kiev yönetimini Rusya ile barış görüşmelerine zorlamayı hedefliyor.
Bir Trump yetkilisi, Beyaz Saray’ın Ukrayna’ya sağlanan askeri finansmanı, istihbarat paylaşımını ve eğitim desteğini bile kesmeyi değerlendirdiğini söyledi.
Washington Post’un analizine göre, Trump yönetimi bu kararıyla Ukrayna’nın askeri gücünü ciddi şekilde zayıflatabilir ve Kiev’i Avrupa ülkelerinden daha fazla destek aramaya zorlayabilir.
TRUMP'TAN MİSİLLEME PLANI NE?
Bloomberg’e konuşan kaynaklara göre, Trump yönetimi Ukrayna’ya yönelik askeri yardımı tamamen durdurma da dahil olmak üzere bir dizi misilleme adımını değerlendiriyor. Oval Ofis’te yaşanan gerilim sonrası Washington’da alınacak kararlar, Ukrayna’nın savaş sahasındaki geleceğini doğrudan etkileyebilir.
Beyaz Saray yetkilileri, Ukrayna’ya verilen askeri finansman, istihbarat desteği ve eğitim yardımlarının da kesilebileceğini belirtti.
ZELENSKİY İÇİN DİPLOMATİK ÇIKMAZ: BEYAZ SARAY'DAKİ SKANDALIN YANKILARI
Oval Ofis’teki görüşmenin, Zelenskiy’nin Washington’a güvenlik garantileri almak ve yeni bir iş birliği anlaşması imzalamak için geldiği bir zamanda gerçekleşmesi, krizi daha da büyüttü.
Ancak Zelenskiy, Beyaz Saray’dan ABD’nin Ukrayna’nın doğal kaynaklarına erişimini sağlayacak bir anlaşma imzalamadan ayrılmak zorunda kaldı. Anlaşmanın, Ukrayna için belirsiz güvenlik garantileri içerdiği, ancak Trump’ın bunu bir pazarlık unsuru olarak kullanmaya çalıştığı belirtiliyor.
Zelenskiy’nin bu süreçte karşı karşıya kaldığı baskı, Avrupa başkentlerine büyük bir endişe getirdi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Trump yönetimiyle Avrupa liderlerini bir araya getirecek acil bir zirve düzenlemeyi önerdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Rusya saldırgan, Ukrayna ise kurban. Yardımı sürdürmeliyiz” derken, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ise “Ukrayna, İspanya sizin yanınızda” mesajını paylaştı.
"BEYAZ SARAY'DA PUSU KURULDU!"
Bloomberg’e konuşan üst düzey Avrupalı yetkililer, Oval Ofis’te yaşananları bir "pusu" olarak nitelendirdi ve Avrupa’nın şimdi bu diplomatik felaketin oluşturduğu tahribatı onarmaya çalışacağını belirtti.
Üst düzey bir Avrupalı diplomat, “Görüşmeyi izlerken midem bulandı” diyerek yaşananları sert bir dille eleştirdi. Bir başka Avrupalı yetkili ise “Bu, ABD’nin Ukrayna’yı tamamen terk ettiğinin son teyidiydi” dedi.
Zelenskiy ise Beyaz Saray’daki olayların ardından, “Teşekkür ederim Amerika, desteğiniz için teşekkür ederim. Ukrayna'nın adil ve kalıcı bir barışa ihtiyacı var ve biz de tam olarak bunun için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Ancak Trump yönetimi için bu açıklamalar yeterli değil. Beyaz Saray yetkilileri, Ukrayna’nın geleceği için artık farklı bir yol izleneceğinin sinyallerini verdi.