Zulmün adı İsrail! 250 günlük insanlık utancı

Kaynak: Türkiye Gazetesi
- Güncelleme:
Dünya Haberleri  / Türkiye Gazetesi

İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırıları hız kesmeden sürüyor. 7 Ekim'de başlayan vahşette 250 gün geride kaldı. Can kaybı 37 bini aştı. Bir yandan Filistinliler hayat mücadelesi verirken diplomatik arenada da ateşkes görüşmeleri devam ediyor. İşte 250 günü aşan İsrail vahşetinin sebep oldukları...

Tarihler 7 Ekim 2023'ü gösterdiğinde dünya büyük bir insanlık dramının başlangıcında olduğunu henüz bilmiyordu. Hamas'ın Aksa Tufanı hareketiyle başlayan ve İsrail'in saldırılarıyla devam eden savaş 250 günü geride bıraktı. Bu sürede geriden kalan yalnızla günler değil insanlık oldu.

Tüm dünyanın gözü önünde Filistinliler açık açık bir soykırıma maruz bırakılmaya devam ediyor. Katliamcı İsrail'in yanında sıralanan pek çok ülke -başta ABD olmak üzere- hiçbir diplomatik uyarıyı dikkate almadı, almıyor.

CAN KAYBI 37 BİNİ AŞTI

7 Ekim'den beri 88 bin 300 ev, 604 cami, 108 okul ve üniversite yerle bir oldu. İsrail'in katlettiği Filistinli sayısı dün itibarıyla 37 bin 202'ye, yaralı sayısı da 84 bin 932'ye yükseldi. Hayatını kaybedenlerin 16 bine yakını çocuk, 10 binden fazlası da kadın.

Zulmün adı İsrail! 250 günlük insanlık utancı - 1. Resim

Saldırıların Gazze'ye maliyeti ise 33 milyar dolar olarak hesaplanıyor.

İsrail, saldırılarında sınır tanımadığını her fırsatta kanıtlıyor. Gazze'ye saldırılar nedeniyle yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı son kale olarak Refah'a saldırılar da bunun bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.

150 GAZETECİ ÖLDÜRÜLDÜ

Öte yandan İsrail'in saldırılarının odağında olanlar sadece Filistinliler değil. Tüm gücüyle uyguladığı soykırımı dünya duymasın diye hedefine gazetecileri de oturtan İsrail'in saldırılarında 150 gazetecinin hayatını kaybettiği biliniyor.

İsrail'in Gazze'ye saldırılarında 99 gazeteci öldü - Son Dakika Haberleri

Savaşın bilançosuna bakıldığında ise İsrail'in Filistinlilerin üzerine yağdırdığı bombaların ağırlığının 77 bin tonu geçtiği biliniyor.

İSRAİL'İ 'KARA LİSTE'YE ALAN BM'DEN DİKKAT ÇEKEN RAPOR

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in 2023 yılı verilerini içeren "Çocuklar ve Silahlı Çatışmalar Raporu" da İsrail'in vahşetini gözler önüne sermeye yetiyor.

Raporda, 2023'te çatışmalarda çocuklara yönelik şiddettin korkunç boyutlara ulaştığı belirtilerek, "2023'te çatışmalarda çocuklara yönelik ağır ihlaller yüzde 21 artış gösterdi" denildi.

BM'de 'en fazla kınanan' ülke İsrail oldu

Çocukların ölüm ve yaralanmasına yol açan olayların bir önceki yıla göre yüzde 35 artış gösterdiği vurgulanan raporda, "2023 yılında çocuklara yönelik 32 bin 990 ağır ihlal kayda geçti" ifadesine yer verildi.

Raporda, kayıtlara göre 2023 yılında 5 bin 301 çocuğun öldürüldüğü, 6 bin 348 çocuğun yaralandığı, 8 bin 655 çocuğun silahlı grupların kadrolarına alındığı, 5 bin 205 çocuğun insani yardıma erişiminin engellendiği, silahlı gruplarla bağlantı nedeniyle 2 bin 491 çocuğun tutuklandığı ve 4 bin 356 çocuğun kaçırıldığı bilgisi verildi.

ÇOCUKLARA KARŞI İHLALLER YÜZDE 155 ARTTI

Gazze'deki son gelişmeler uyarınca İsrail ve işgal altındaki Filistin topraklarında çocuklara karşı ağır ihlallerin yüzde 155 arttığı kaydedilen raporda, bu çerçevede 8 bin 9 ağır ihlal vakasının kayda geçtiği aktarıldı. Bu ihlaller 4 bin 360 çocuğa yönelik gerçekleşirken, bunların 113'ünün İsrailli, 4 bin 247'sinin ise Filistinli çocuklar olduğuna dikkati çekildi.

İNSANİ YARDIMA ENGEL

Gazze, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki 4 bin 247 Filistinli çocuğa yönelik 7 bin 837 ihlal gerçekleştiği aktarılan rapora göre, ihlaller, İsrail ordusu ve İsrailli yerleşimciler tarafından yapıldı.

Raporda, İsrail ordusu ve güvenlik güçlerinin, ihlallerin 5 bin 698'ine sebep olduğunun altı çizildi.

İsrailliler, insani yardımların Gazze'ye girişine engel olmaya çalışıyor

İsrail'in 906 Filistinli çocuğu gözaltına aldığı aktarıldı. Rapora göre, İsrail ordusu Gazze, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te çocukların insani yardıma erişimini engelledi.

İSRAİL YARGILANIYOR

Birleşmiş Milletler'in en üst mahkemesindeki yargıçlar, 24 Mayıs'ta İsrail'in Gazze'nin güneyindeki Refah kentine yönelik askeri saldırısını durdurmasını emretti.

Hollanda'nın Lahey kentindeki mahkemede, karar, dünyanın dört bir yanından gelen 15 yargıçtan oluşan heyet tarafından 2'ye karşı 13 oyla kabul edildi. Sadece Uganda ve İsrail'den yargıçlar karara karşı çıktı.

Mahkeme, davayı açan Güney Afrika'nın talep ettiği üzere Gazze genelinde tam bir ateşkes çağrısında bulunmadı.

Uluslararası Adalet Divanı'ndaki 17 yargıç İsrail aleyhindeki davaya karar  veriyor. Peki, bu 17 yargıç kimdir?

Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) kararını okuyan mahkeme başkanı Nawaf Salam, Filistin bölgesindeki durumun, mahkemenin İsrail'e durumu iyileştirmek için adımlar atması yönünde verdiği son karardan bu yana kötüleştiğini söyledi.

Salam, "İsrail devleti askeri saldırılarını ve Refah vilayetinde Gazze'deki Filistinli gruba tamamen ya da kısmen fiziksel yıkım getirebilecek yaşam koşullarına neden olabilecek diğer tüm eylemlerini derhal durduracaktır" dedi.

Mahkeme ayrıca İsrail'in Mısır ile Gazze arasındaki Refah sınır kapısını açarak insani yardımların girişine izin vermesini ve kuşatma altındaki bölgeye müfettişlerin erişimini sağlayarak bir ay içinde ilerleme hakkında rapor vermesini istedi.

ATEŞKES GÖRÜŞMELERİ

İsrail-Hamas arasındaki savaşı durdurmak için sürdürülen ateşkes görüşmeleri hala çıkmazda. En son dün ABD dışişleri Bakanı Antony Blinken, 8. kez gerçekleştirdiği Orta Doğu turu kapsamında kilit arabulucu rolündeki Katar'da ateşkese dair önemli açıklamalarda bulundu. Blinken, Hamas'ın ateşkes teklifinde değişiklik talep ettiğini duyurdu.

3 AŞAMADAN OLUŞUYOR

Ateşkes planında üç aşama öngörülüyor.

  1. İlkinde rehine ve mahkum takası ile kısa süreli ateşkes uygulanması planlanıyor.
  2. İkinci aşamada kalıcı olarak düşmanlıkların sona erdirilmesi ve İsrail güçlerinin Gazze’den çekilmesi var.
  3. Üçüncü aşamada ise savaş boyunca neredeyse tamamen yok olan Gazze’nin yeniden inşası yer alıyor.

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in kabul ettiğini belirttiği ateşkes planını 31 Mayıs'ta kamuoyuna açıklamıştı. Netanyahu, savaş kabinesinin plana onay verdiğini söylemiş ancak plana açık bir şekilde desteğini açıklamamıştı.

Hükümetindeki aşırı sağ üyeler ise planın onaylanmasının Hamas’a teslim olmak anlamına geleceğini söyleyerek koalisyondan çekilmekle tehdit ediyor.

Kaynak: Türkiye Gazetesi

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...