OECD Eğitim Direktörü Schleicher: Türkiye'deki öğrencilerde kimlik hissi sıkıntısı var

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen İstanbul Eğitim Konferansı, “Eğitimi Yeniden Tasarlamak: 21. Yüzyıl Becerileri” temasıyla 21. yüzyıl becerileri ve yeni müfredat modeli etrafında Türkiye’de eğitimin geleceğini tartışmaya açtı. İLKE Vakfı Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi (EPAM) tarafından organize edilen konferans, Boğaziçi Üniversitesinde yapıldı.
EĞİTİM SERVİSİ İSTANBUL- Prof. Dr. Mehmet Taşpınar, Türkiye’nin 21. yüzyıl becerilerini temel alarak geliştirdiği “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”ni tanıttı. Taşpınar, bu modelin, dünya genelindeki diğer beceri temelli eğitim modellerinden farklarını detaylı bir şekilde açıklarken, Türkiye’nin özgün bir öğretim programı oluşturduğunu vurguladı. Bu yeni modelin, öğrencilerin sosyal-duygusal öğrenme, okuryazarlık ve mesleki becerilerini geliştirerek 21. yüzyılın gereksinimlerine uyum sağlamayı hedeflediğini belirtti.
OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Andreas Schleicher de “Beceri Temelli Öğrenmeye Dair Farklı Modeller ve Dünyadan Örnekler” konuşmasında, gelecekte insanların sadece bilgiye sahip olmasının yetmeyeceğini, asıl önemli olanın bu bilgiyi nasıl uyguladıkları olacağını belirtti. Schleicher “Dünyanın dört bir yanında yapısal dengesizlikler var. Bugün gençler ortada olmayan işleri öğrenmek, bilmedikleri teknolojilerle çalışmak zorunda olacaklar ve bu da dayanıklılık gerektirecek. Rutin işler kaybolurken teknoloji yoğun işler yükseliyor geleceğin gençlerden ne beklediğini göreceğiz” dedi. Türkiye’deki eğitim sistemi üzerine de değerlendirmelerde bulunan Schleicher “Türkiye’de öğrenciler akademik olarak başarılı olabilirler, ancak mutluluk ve kimlik hissi konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Bu, 21. yüzyılın eğitim sistemlerinde temel unsurlar arasında yer almalı” diye konuştu.