Cevdet Yılmaz: 2026'da yüksek gelirli ekonomi olacağız

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2002’de 3.600 dolar millî gelirle düşük-orta gelirli ülkeler arasında olan Türkiye’nin, 2023’te 10 bin 640 dolar ile üst-orta sınıfa yükseldiğini, 2026’da ise 16 bin dolarla yüksek gelirli ülkeler arasında olacağını ifade etti.
CANAN ERASLAN'IN HABERİ - Hükûmet, son yıllarda bütün dünyanın derdi olan enflasyonla mücadele ederken, aynı zamanda yatırım öncelikli olarak büyüme hedefine koşacak.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan Orta Vadeli Plan’la ilgili detayları paylaşmak ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri anlatmak üzere düzenlediği basın toplantısında, emekli maaşlarından yatırımlara, tarımdan sosyal güvenliğe, makro ekonomik hedeflere kadar birçok konuda görüşlerini paylaştı, medya mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Türkiye’nin yatırımla, ihracatla büyürken istihdam ve millî geliri de yüksek gelirli ülkeler sıralamasına çıkaracaklarını anlattı.
Türkiye’nin 2002’deki millî gelirinin 3.600 dolarla Pakistan, Nijerya, Kenya, Vietnam gibi ülkelerin bulunduğu düşük-orta gelirli ülkeler kategorisinde olduğunu, 2023’te ise 10 bin 640 dolar ile Meksika, Arjantin, Rusya, Çin gibi ülkelerin bulunduğu orta gelir sınıfına ulaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz “Hedefimiz 2024 yılı itibarıyla 12 bin 400 dolar ve üzerine çıkmak. 2026 beklentimiz ise 16 bin dolarlık millî gelir. Böylece kritik eşiği aşmış, Almanya, Kanada, İngiltere, İspanya, Suudi Arabistan, İtalya gibi ülkelerin bulunduğu ‘Yüksek Gelirli Ekonomiler’ arasına gireceğiz. Bu kategorinin alt sınırı 13 bin 845 dolardan başlıyor” diye konuştu.
GELİŞMELER HEDEFE UYUMLU
Enflasyonda bu yılın ortasından itibaren yıllık oranda düşüşlerin görüleceğini, 2022’de yüzde 4,26 olan aylık ortalama enflasyonun 2023’te yüzde 3,6’ya gerilediğini, aynı zamanda üretici enflasyonunun tüketici enflasyonundan düşük olmasının maliyet enflasyonunu sınırlamasının da olumlu bir gösterge olduğunu dile getiren Yılmaz “Enflasyondaki düşüşle birlikte yüksek büyümeyi gerçekleştirebiliriz. Bunu 2000’li yılların başındaki rakamlarda görebilirsiniz. Küresel büyümeyle de paralel olmak kaydıyla yine aynı başarıyı yakalayabiliriz. Evet, tüketimi de destekleyeceğiz ama önceliğimiz ihracatla, yatırımla büyümek. Bunun için ihracatçının vergi oranını yüzde 20’ye çektik" dedi.
"Dış ticaret şirketleri aracılığıyla dış satım yapan şirketler için de bu teşviki geçerli kıldık" diyen Yılmaz, Bu rakamların yanı sıra turizm gelirinde hedeflerin üzerine çıkıyoruz. Kişi başı harcama artışı hızlanıyor. Birkaç yıl önce gecelik 64 dolar olan harcama 103 dolara çıkmış durumda. Bütçe açığı hedefin altında kalacak. Kamu borcunun millî gelire oranı yüzde 34’le hem hedefin altında kalacak, hem de 2002 öncesindeki yüzde 70’lerin yarısına düşecek. Rezervlerimiz 140 milyar dolar civarı. Artış-düşüş olur ama ivme yukarı doğru” diye konuştu.
SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİSİ TEMMUZDA DAHA İYİ OLACAK
Toplantıda emeklilerin maaş artış farklarıyla ilgili çok sayıda soru alan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Hiç değişmeyen amacımız, çalışanımızı, emeklimizi enflasyona ezdirmemek. Tabii imkânlar dâhilinde. Tarihin en büyük afetini yaşadık. Buna rağmen tüm gayreti sarf ediyoruz. Çalışmamız emeklilerimiz arasında adaleti ve dengeyi sağlayacak düzenlemeyi yapmak için. Yıl bazında aynı seviyeye getirmek istiyoruz. Etkilerine bakacağız ama yaklaşım bu.
Biliyorsunuz memur ve memur emeklisi toplu sözleşme zammına ilave olarak enflasyon farkı, SSK ve Bağ-Kur emeklisi de 6 aylık gerçekleşen enflasyon kadar zam alıyor. Temmuzda SSK ve Bağ-Kur emeklisi daha yüksek alacak. Tabii prim-maaş dengesi olmalı. Kanuni düzenleme yapacağız. Küçük bir paket gibi düşünebilirsiniz. En düşüklere ne yapabiliriz diye çalışıyoruz. Sosyal güvenlik sistemini değerlendiren bir yaklaşımla bakmak gerek. Bu konudaki en başarılı ülkelerden biriyiz.”
SEÇİMDEN SONRA PEŞ PEŞE REFORM
Yerel seçimin, adı üzerinde ‘yerel’ olduğunu, herhangi bir belirsizliğe sebep olmayacağını, ‘belirsizlik’ iddialarının haksız olduğunu söyleyen Cevdet Yılmaz “Politika açısından farklılık beklemek yersiz. Bu hava geçici. Türkiye 31 Mart’dan sonra birkaç yıl seçimsiz döneme giriyor. 2028’e kadar yapısal reform açısından, Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır bir dönem olacak” ifadesini kullandı.
Kredi derecelendirme kuruluşlarının notlarının önemli olduğunu söyleyen Yılmaz “Ancak ülkenin gerçekten yatırım yapılabilir seviyede olması daha önemli. Biz yatırımları artırmak için çalışıyoruz” dedi.
TAAHHÜTLÜ KREDİYLE NİTELİKLİ PROJELER YOLDA
En az 1 milyar liralık yatırıma, düşük faizle desteği içeren Yatırım Taahhütlü Avans Kredisine başvurularda yüksek teknoloji yatırımlarının dikkat çektiğini anlatan Yılmaz “Elektrikli araç dâhil çok nitelikli projeler geliyor. Gerçekleşme olduğunda paylaşılacak. Biz ithalatı körükleyen değil, ihracatı ve yatırım odaklı büyümeyi destekleyen projeleri destekleyeceğiz” diye konuştu.
TOPLUMSAL YATIRIM NOTU VE TROY'LA İLGİLİ TEŞVİK
Kredilerin hangi alanlara gittiği, geri dönüşü gibi kriterlerle hazırlanan bir toplumsal yatırım uygulaması başlayacak. Kadın, genç girişimci gibi kişilere yatırım kredisi verenlere yüksek not, tüketime yönelik kredi verene daha düşük not gelecek. Buna göre teşvik yönlendirilecek. 6 ay ya da 1 yılda güncellenecek. Keyfîlik değil, ödüllendirici bir sistem olacak.
Notu yüksek olan bankalara daha iyi şartlar sağlanacak. Bu da bankanın elini güçlendirecek. Ayrıca Troy kart teşvik edilecek. Yüzde 51’i Merkez Bankasına, kalanı kamu bankalarının da aralarında olduğu 13 bankaya ait olan Troy yaygınlaştırılarak kaynakların ülkede kalması desteklenecek.
GENÇLERİ TARIMA YÖNLENDİRİP ÜRETİM PLANLAMASI YAPIYORUZ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sorumuz üzerine tarımda üretim planlamasının su bazlı olacağını, yöresine göre, bitki desenine göre destekleme yapılacağını anlattı. Uzun zamandır üzerinde durdukları Kent Tarımı uygulamasını başlatmak zorunda olduklarını ifade eden Yılmaz “Gıda ürünlerinde ucuzluk şart. Bunun için tedbirlerimizi artıracağız. Gençleri tarıma yönlendirmek, kent tarımını gerçekleştirmek, gençleri şehrin dinamizminden koparmadan üretime teşvik etmek için çalışma yapıyoruz. Tarım daha fazla gündem olacak, daha fazla gelir sağlayacak. Kentlere yakın yerlerdeki üretimle sevkiyat maliyetleri azalacak, ucuzluk gerçekleşecek” diye konuştu.