Adnan Oktar davasında tanıklardan olay sözler: O hapse girince sistemini avukatlar aracılığıyla yaptı
Adnan Oktar suç örgütünün "güncel yapılanması" davasında sanık olarak dinlenen Fatih Kılıç, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kılıç, Oktar'ın hiçbir kitabını ve makalesini kendisinin yazmadığını söyledi. Tanıklardan Müge Öğütçü ise "32 senedir işlettiği sistemi hapse girince avukatları aracılığıyla yapmaya başladı." dedi.
Adnan Oktar silahlı suç örgütünün, üyelerini diri tutmak ve deşifre olan örgüt üyelerinin yerine yenilerini kazandırmak amacıyla avukatlar ve sosyal medya grubu üzerinden oluşturduğu "güncel yapılanmasına" yönelik 14 sanığın yargılandığı davada, 5 tutuklu sanığın adli kontrolle tahliyesine karar verildi, ancak bu sanıkların ana dava dosyasında haklarında verilen cezalar onandığı için tutukluluk hallerinin süreceği ifade edildi.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Adnan Oktar'ın da aralarında bulunduğu 6 tutuklu sanık Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile bağlandı, 1 tutuksuz sanığın katıldığı duruşmada, sanık avukatları da hazır bulundu.
Ana davada etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan Fatih Kılıç, duruşmada bu dosyada "tanık" sıfatıyla dinlenildi.
Kılıç, örgütün tehlikeli ve sinsi bir yapı olduğunu ifade ederek, "Bu örgüt, insanın tüm hücrelerine zerk ediyor. Adnan Oktar operasyon sürecine gelene kadar zıvanadan çıkmıştı. Adnan Oktar'ın hep operasyon korkusu vardı, tedbirler alıyordu. Sıradan insan görüntüsü vermek için arada bir dışarı çıkar ve silahlı bir koruma ordusuyla alışveriş merkezlerine giderdi. O dönemler çok ciddi korkular yaşıyordu." diye konuştu.
"HİÇBİR KİTAP VE MAKALESİNİ KENDİ YAZMADI"
Oktar'ın sürekli övülmek istediğini, en büyük korkusunun ise yalnız kalmak olduğunu anlatan Kılıç, şöyle devam etti:
"Adnan Oktar, hiçbir kitabını kendi yazmadı, hiçbir makalesini kendi yazmadı, ekibi yazdı ama kendisi yazmış gibi yaptı. Helal yoldan para kazanmayı bilmez, 10 lira para kazanmayı bilmez. Hep başkaları üzerinden geçinir. Sadece çok iyi konuşmayı bilir. Bir sürü aileye akla hayale gelmeyecek çirkeflikler yaptık. Bir sürü dava açtık. Şu anda bütün dertleri mağdurları ve etkin pişmanları manipüle etmek. Adnan Oktar, cezaevine girince ilk yaptığı şey avukatları görevlendirmek oldu. Herkesten kendisini ve örgütü aklayan yazılı beyanlar alınmasını istedi. Bazı kişiler bunu yapmak istemediler, riskli olacağını ve Adnan Oktar'ın kendilerini dosyaya bağlamaya çalıştığını anladı. Ne yaptı ne etti, bütün beyanları aldı. Tabii bu beyanlar kesmedi onu, cezaevindeki herkesin kendisine mektup yazmasını istedi ve aldı. Bütün bu işi organize eden avukatlar. İçerdeki insanları etkin pişman olmamaları için kontrol altında tutmaya çalışıyordu. Sonra herkes birbirine mektup yazmaya başladı."
Kılıç, örgütün hukuk imamı olarak arandığını, teslim olmak istediği için kendini emniyete ihbar ettiğini, 2 yıl önce etkin pişmanlıktan yararlandığını ve tüm dijital materyalleri teslim ederek bildiklerini anlattığını ifade etti.
Oktar'ın cezaevinden de örgütü yönettiğini ve istediklerinin dışarıda yapılmaya devam edildiğini dile getiren Kılıç, "Adnan Oktar, tüm sanıkların savunmalarını avukatları aracılığıyla bize yaptırdı. İfade verenlerin hiçbiri kendi hür iradesiyle ifade vermedi. Namusum ve şerefim üzerine yemin ederim. Tek tek Adnan Oktar, notlar ve talimatlar gönderdi. Cinsel suçlarda 'herkes disiplinli bir şekilde reddedecek' denildi. Adnan Oktar, cinsel içerikli konuşmalar hakkında 'Şaka dersiniz.' dedi. Sonra avukatlarla konuşuldu ve 'şaka' dedikleri zaman görüntülerin gerçek olduğu ortaya çıkacaktı. Herkes cinsel suçlamaları disiplinli bir şekilde reddetti." diye konuştu.
"ÖRGÜTÜN AVUKATI DEĞİL, ADNAN OKTAR'A ULAK OLDULAR"
Duruşmada tanık olarak dinlenen Müge Öğütçü ise iddianameyi okuduğunda örgütün farklı bir yapısı olduğunu anladığını, şaşkına döndüğünü dile getirerek, "Ben örgütten çıktığımı Adnan Oktar'a haber vermedim. Bu dönemde avukatlar aracılığıyla beni tehdit etmeye başladı. Adnan Oktar, nereye gitse istediği sistemi yönetir. 32 senedir işlettiği sistemi hapse girince avukatları aracılığıyla yapmaya başladı. Örgütün avukatları, örgütün avukatı değil, Adnan Oktar'a ulak oldular." ifadesini kullandı.
Avukatların savunmalarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Meltem Daban, Ferhunde Eda Babuna, Elvan Şahin, Aslı Efeoğlu ve Mine Kalça'nın yurt dışına çıkış yasağı şartıyla adli kontrol tedbiriyle tahliyelerine karar verdi.
Duruşma eksik hususların giderilmesi için 11 Ekim'e ertelendi.
Öte yandan, tahliye kararı verilen 5 sanığın ana dava dosyasında haklarında verilen cezalar onandığı için tutukluluk hallerinin devam edeceği belirtildi.
Ayrıca, dün görülen duruşmada, 6 avukat sanığın dosyasının ayrılmasına, yargılamanın durdurulmasına ve Adalet Bakanlığından yargılama izni alınmasına karar verildi. Böylece dosyada sanık sayısı 14'e düştü.