Elazığ depreminin sembol ismi Yüsra büyüdü! 24 Ocak depreminin 5. yılı
24 Ocak 2020'te meydana gelen Elazığ depreminde, 28 saat sonra Jandarma Arama ve Kurtarma (JAK) ekipleri tarafından kurtarılan Yüsra bebek akıllara geldi. Depremin sembolü olan Yüsra artık 9 yaşına geldi. Depremin 5. yılında Elazığ valisi Numan Hatipoğlu Yüsra ile bir araya gelerek sohbet ederken, eşini ve oğlunu kaybeden anne Ayşe Yıldız o günleri anlattı.
Elazığ'da 24 Ocak 2020'de meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremde 37 kişi hayatını kaybetmişti.
Merkeze bağlı Mustafa Paşa Mahallesi'nde bulunan Kalay apartmanı da çökmüş, Yıldız ailesinden anne Ayşe (35), baba Hüseyin (36) ile çocukları Onur (12) ve Yüsra (4) enkaz altında kalmıştı.
Anne Yıldız ve o dönem 4 yaşında olan kızı Yüsra, 28 saat sonra JAK ekipleri tarafından enkazdan sağ olarak çıkartılırken eşi ve oğlu ise hayatını kaybetmişti.
"YÜSRA'YI ASLA UNUTMAYACAĞIM"
Kurtarma çalışmalarını anlatan Ali Güneş minik Yüsra’nın kurtarılma anlarını şöyle anlatmıştı:
“Elazığ Mustafapaşa Mahallesi’nde Yüsra bebeğin kurtarılması vakasında yer aldık.
Enkazın altında bir anne ve çocuğunun sesini duymak bizler için çok üzücü bir durumdu. Kurtarma sırasında annenin 'Eşim öldü ama çocuğumu kurtarın' demesi bizlerin çok zoruna gitti.
Ama profesyonelliğimizi bozmadık çünkü oraya vardığımızda bizden başka kimse yoktu. Anne 'Lütfen çocuğumu çıkarın' diye feryat ediyordu. Yüsra bebeği kurtardık.
Yüsra 2,5 yaşında olmasına rağmen çok akıllı bir kız, onu asla unutmayacağım. Ona 'yavrum ağlama benim de senin gibi bir kızım var, o da senin gibi çok akıllı bir kız' dedim.
Elini tuttum, 'Benim annem de tutsun' dedi. 2,5 yaşında bir çocuğun üslubu ve konuşmaları bizim içimizde acılar oluşturuyor ama en azından bir canın hayatta tutunmasına vesile olduk.”
Depremin ardından geçen 5 yılda Yüsra okula başlarken, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu depremin yıldönümü nedeniyle, aileyle bir ara gelerek 24 Ocak Elazığ depreminin sembolü olan Yüsra ile sohbet etti.
''2025'TE TÜM HAK SAHİPLERİNE EVLERİNİ TESLİM EDECEĞİZ''
24 Ocak 2020 Elazığ depreminde Elazığ ve Malatya'da hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyen Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu şunları söyledi:
''Bu süreç içerisinde arama kurtarma faaliyetleri büyük bir önem taşıyordu. Depremin 28'inci saatinde Yüsra ve annesini Jandarma Arama ve Kurtarma ekiplerimiz sağ bir şekilde kurtardılar.
Bu anlamda Yüsra depremin sembollerinden birisi oldu. Bu tür doğal afetler her zaman için ülkemizin gerçeklerinden birisidir.
Biz arama ve kurtarma ekipleri olarak her geçen gün biraz daha iyi noktalara geliyoruz.
Bu anlamda biz deprem ve benzeri hazırlıklarımızı her zaman için yapma gayreti içerisinde olacağız.
Depremzede vatandaşlarımızı sağlıklı bir şekilde gördükçe de mutlu olup seviniyoruz. 24 Ocak Elazığ'da yaşanan depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.
6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş'ta yaşanan deprem ise ülkemizin yaşadığı büyük bir felaket oldu. Rabbim ülkemizi ve milletimizi daha beter acılardan korusun.
Vatandaşlarımızın daha sağlam ve huzurlu evlerde yaşamalarını sağlamak için çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Bu çerçevede 24 Ocak 2020 Elazığ depremi ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin sonrasında ortaya çıkan hasarların giderilmesi ile ilgili olarak da 2025 yılı içerisinde tüm hak sahiplerimize evlerini teslim etmiş olacağız” dedi.
''HER YIL OCAK AYINDA TEKRAR DEPREM OLACAKMIŞ GİBİ YAŞIYORUZ''
Anne Ayşe Yıldız, depremden sonra devletin kendilerini sıcak bir eve yerleştirdiğini belirterek o günleri şu sözlerle anlattı:
“Her zaman bizim yanımızdalar. Depremin yıl dönümü bize zor dönemi hatırlatıyor. Her yıl ocak ayında tekrar deprem olacakmış gibi yaşıyoruz. Zor bir dönemdi, eşimin ve oğlumun kaybı zor bir dönemdi. O acı hiçbir zaman dinmiyor ve o acıyı sürekli yaşıyoruz. Allah herkesten razı olsun. O dönemde herkes bizim yanımızdaydı. Oğlum son nefesinde ‘Anne ben ölüyorum şehit olacağım' dedi.
Ayşe Yıldız oğlu ve eşini Elazığ depreminde kaybetmişti
Yüsra sürekli anne babam kalksın ne zaman kalkacak diyordu, ben ve abisi de babasının yattığını söyledik. İki gün boyunca enkazın altında kalmak çok zordu. Çocuklar yemek ve su istiyorlardı. Çocuklarıma destek vermek için bizi çıkartacaklarını söylüyordum.
Allah razı olsun, bizlere ulaştılar ve ilk önce Yüsra'yı kurtardılar. Yüsra benim kucağımdaydı diğerleri ise taşların altındaydı. Zor bir süreçti. Rabbim kimseye yaşatmasın. Ölümle yaşam arasındaydık. Enkaz altında çocukların yaşamasını ve onların hayatta kalmasını düşünüyorduk. Rabbim bir evladımı aldı, bir diğerini bağışladı''