İmamoğlu hatasını geç de olsa anladı! "Kazanıyoruz narası atmayacağız"
İBB Başkanı İmamoğlu, partisindeki ön seçim süreci ve sonrasına dair açıklamalarda bulundu. "Kesin seçimi kazanıyoruz narası atmayacağız" diyen İmamoğlu, genel seçimlerin ardından değişimin mutlak olması gerektiğini ifade etti. İBB Başkanı ayrıca Mansur Yavaş'la ilgili tartışmalara da cevap verdi.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP'nin 23 Mart'ta yapılacak cumhurbaşkanı adaylığı ön seçimine girmeye hak kazandı. İmamoğlu, seçimlere tek aday olarak girecek.
Sözcü'ye konuşan İmamoğlu, genel seçimlerde ağzından düşürmediği "Aramızda kalsın kazanıyoruz" ifadelerini terk edeceğini açıkladı.
İBB Başkanı bunun bir hata olduğunu itiraf edip "Geçmişten en üst seviyede ders çıkarmış ve bir hataya, bir sürprize ya da 'Kesin seçimi kazanıyoruz' naraları atarak değil, olgun bir biçimde Türkiye’nin her noktasında, sadece muhalefet partileri değil, aynı zamanda muhalefet bloku içinde olan sivil toplum kuruluşlarından farklı kitlelere varıncaya kadar diyalog kuran bir yöntem ve mekanizma çok kabul göreceğine yürekten inanıyorum" dedi.
İmamoğlu'nun partisindeki cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecine dair açıklamalarda bulunurken "Ben kimseye asfalt yol tarif etmiyorum" ifadeleriyle şunları anlattı:
ÖN SEÇİM EN BAŞTAN BELLİYMİŞ
2023’ün 29 Mayıs sabahı bir değişimi başlatmak zorundaydık. 'Aksi takdirde başarılı olma şansımız yoktu.' diyerek yola çıktığımız, kol kola gönül birliği yaptığımız Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile birlikte hazırladığımız manifestonun en önemli ve ilk şartlarından birisi de 'Cumhurbaşkanı adayımızı ön seçimde belirleyeceğiz' diye o dönem basılmış manifesto kitapçığımızda açıkça ve net bir şekilde yazılıdır.
Ben bu konuda kendime çok güveniyorum. Kararlı bir süreç yönetimiyle beraber bunun bir zafiyete uğramayacağını da inanıyorum. Ama dediğim gibi, yani ben kimseye bir asfalt yol tarif etmiyorum.
YOL HARİTASINI AÇIKLADI
Biz özellikle 2025 yılında çok net bir biçimde Cumhurbaşkanı adayı ve partimizin müşterek çalışmasından çıkacak sonuçları şöyle sıralayabilirim:
Parti programı, hükümet programı, sandıkla ilgili alınacak bütün tedbirler, sandık görevlileri, okul sorumluları, sandık hukuk ve bilişim sorumluları gibi olağanüstü organize bir modelle, biz bütün sistemi, bütün Türkiye’de 2025’te hazırlama yönünde kararlıyız.
NİSANDA MASA KURULACAK
Cumhurbaşkanı adayı kimliği 23 Mart itibarıyla oluştuktan sonra, Nisan başı itibarıyla ilk masa kurup görüşlerini paylaşacağı ve görüşlerini almayı bir mekanizmayı önererek davet edeceği muhalefet bloku ilişkileri başlayacak.
"KESİN SEÇİMİ KAZANIYORUZ" NARASI ATMAYACAĞIZ
Yani aslında geçmişten en üst seviyede ders çıkarmış ve bir hataya, bir sürprize ya da 'Kesin seçimi kazanıyoruz' naraları atarak değil, olgun bir biçimde Türkiye’nin her noktasında, sadece muhalefet partileri değil, aynı zamanda muhalefet bloku içinde olan sivil toplum kuruluşlarından farklı kitlelere varıncaya kadar diyalog kuran bir yöntem ve mekanizma çok kabul göreceğine yürekten inanıyorum.
MANSUR YAVAŞ'IN ÖN SEÇİM AÇIKLAMALARI
Burada tartışılan şöyle konular da var: Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde değerli başkanımız Mansur Bey’in pozisyonu bir tartışma konusu. Çokça konuşuluyor. Bir başka konu da Cumhuriyet Halk Partisi bir siyasi yapımız, bunun Genel Başkanı var ve Cumhurbaşkanı adayı böyle bir ikili yapı ya da ikililik nasıl yürütülebilir?
Açıkçası Cumhuriyet Halk Partisi şu anki Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ile benim aramda olan hukuku burada anlatmama gerek yok.
Her ikisi de aslında Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk koltuk sahibi olarak bize hediye ettiği iki kurum: Biri Cumhuriyet Halk Partisi, diğeri Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Bu manada her iki koltuğun da kutsallığını bilerek birbirine kurumsal saygı ve sevgi ve aynı zamanda ideal birliği, bir dava birliği çerçevesinde bakan iki kişiyiz.
Mansur Bey meselesinde de daha önce medyada ifade ettim. Hem Genel Başkanımızın kendisiyle olan müzakereleri hem benim kendisiyle olan diyalog ve müzakerelerinde, kendisinin ön seçimle ilgili bir eleştirisi olmadığını ama erken olduğunu, dolayısıyla bu sürece katılmayacağı kanaatini dile getirdi.
Bu olduğu an toplantımızda da aynı şekilde oldu. Dolayısıyla son süreçte kendisi, Cumhuriyet Halk Partisi’nde düzeni bozan ya da ikiliğe neden olan bir kişi asla olmayacağını, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kararının çok net olduğunu ve buna uyum sağlama konusunda herkesin gayret göstereceğini bir partili kimliğiyle ifade etmişti. Bu çok değerlidir. Bizim için çok kıymetlidir. Bizdeki konumu, yeri de çok kıymetlidir, çok özeldir.