İstanbulkart reklamında skandal! Tarihi kapıdan tuğra ve ayetler silindi
Tarihi İstanbul Üniversitesi kapısının girişinde yer alan Osmanlı tuğrası ve ayeti kerimeler silindi. Sosyal medyadan gelen tepkiler üzerine reklam kaldırıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı olarak çalışan İETT İstanbulkart'ın öğrencilere yönelik reklamında bir skandala imza atıldı.
İstanbul tarihinin sembollerinden olan İstanbul Üniversitesi'nin tarihi kapısında yer alan Osmanlı tuğrası ve ayeti kerimeler montajla silindi.
Sosyal medyada paylaşılan videoya vatandaşlar İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve İETT'yi de etiketleyerek tepki gösterdi.
İstanbulluların tepkisinin ardından İstanbulkart reklam videosu kaldırıldı.
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KAPISINDA NE YAZIYOR
İstanbul Üniversitesi'nin tarihi Fatih Sultan Mehmed dönemine kadar götürülse de binası ve meşhur kapısı zaman içinde pek çok değişime uğramıştı.
İstanbulkart reklamında silinen yerlerde kapının üzerinde Sultan Abdülaziz'e ait tuğra yer alıyor.
Orta kısmındaki büyük kitabede ''Daire-i Umur-ı Askeriyye'', bunun sağ ve solunda askeri bir tesisin gayesine uygun olan ayet-i kerimeler seçilmiştir.
Sağ tarafta Fetih Suresi'nin birinci ayeti olan ''Biz sana apaçık bir fetih yolu açtık.'' ibaresi vardır.
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KAPISI KAÇ YILINDA YAPILDI?
İstanbul Üniversitesi'nin meşhur kapısı rektörlüğün bulunduğu Beyazıt Kampüsü'nün ana kapısıdır.
Tarihçiler Osmanlı döneminde Eski Saray adı ile bilinen bu yerde Fatih Sultan Mehmed'in fetihten sonraki ilk sarayı buraya yaptığını bildiriyor. Ancak Topkapı Sarayı'ndan sonra burasının kullanımı bırakıldı.
Sultan II. Mahmud yeni bir ordu kurunca burayı karargah olarak ihdas etti. Bu kuruma önce Seraskerlik daha sonra ise Harbiye Nezareti adı verildi.
Ana kapısı ve iki yanını çevreleyen İkiz Köşkler, Fransız Mimar Borgues tarafından İstanbul surlarının ana kapısı olan altın kapı için tasarlanmıştı. Ancak bunun yerine dönemin Harbiye Nezareti kapısı olarak kullanılmış ve tarihteki yerini Bab-ı Seraskeri (Serasker Kapısı) olarak almıştır.
TUĞRA 87 YIL KAPALI KALDI
Sultan Abdülaziz Han döneminde taştan büyük bir bina ve bir kapı inşa edildi. 1922'ye kadar Harbiye Nezareti tarafından kullanıldı.
Cumhuriyetin ilanı ile hükûmet kurumları Ankara'ya taşınınca bu yapı İstanbul Üniversitesi'ne devredildi.
İşgal yıllarında İngilizler tarafından kullanılan Harbiye Nezareti binası, Lozan Antlaşması'ndan sonra boşaltılınca Darülfünun'a tahsis edilmişti.
1927 yılında ise, daha önce İngilizlerin dahi dokunmadığı kitabe ve hat sanatlarını yok etmek amacıyla kanun çıkarıldı. "Türkiye Cumhuriyeti dahilinde bulunan bütün mebani-i resmiyye ve milliyye üzerindeki tuğra ve methiyelerin kaldırılması hakkında kanun" çıkınca, Darülfünundaki bu hat yazıları da kapatıldı.
Kanunla sökülmesi emredilmişti ancak, Darülfünun emini İsmail Hakkı Bey, kendisi bir hat sanatçısı olduğu için Hattat Mehmed Şefik Bey'in elinden çıkan kitabenin ne kadar değerli bir sanat eseri olduğunu bildiğinden mermerlerle kapatmıştı.
1933 yılında da üzerine "T.C" yazılmıştı. 87 yıl mermerle kapalı kalan tuğra, yapılan restorasyonun ardından 2014 yılında tekrar gün yüzüne çıkarıldı.