MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den yeni anayasa mesajı: İlk 4 madde tartışılamaz
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yeni anayasa çalışmalarına değindi. Bahçeli yaptığı açıklamada, "İlk 4 madde tartışılamaz" dedi. İsrail'in katliamlarına tepki gösteren Bahçeli, "Bir ölüm mangasına, terör örgütüne dönüşmüştür." şeklinde konuştu. MHP lideri, CHP'nin milli birlik ve beraberlik için Türk milletinin yanında olacağı günü bekleyeceklerini söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
CHP ve DEM Parti'ye önemli mesajlar veren Devlet Bahçeli, PKK elebaşı Öcalan'a da seslendi. Türkiye'nin terör örgütü ile masaya oturmayacağının mesajını veren Bahçeli, yeni anayasa çalışmaları hakkında da Numan Kurtulmuş'un sözlerine sert tepki gösterdi.
Devlet Bahçeli'nin açıklamalarından derlenenler;
İsrail öyle bir aşamaya gelmiştir ki, bir yandan BM Genel Sekreterini istenmeyen adam ilan ederken, BM'nin geçici gücüne periyodik saldırılar yapmaktadır. Kontrolü kaybeden sözde devlet saldırılarını otomatik sürdürmektedir. Bir ölüm mangasına, terör örgütüne dönüşmüştür.
İsrail Maliye Bakanı vaadedilmiş toprak diyerek hedeflerindeki toprakları açıklamıştır. Akan kana seyirci kalınamaz. Birleşmiş Milletler derhal kuvvet kullanmalı, suçular cezalandırılmalıdır. İsrail'in Lübnan'dan sonra Suriye'yi işgal planı Türkiye ve mazlum milletler için güvenlik tehdididir.
ÖZGÜR ÖZEL'E SERT TEPKİ
CHP'nin gelişmeler karşısındaki ikircikli siyaseti dikkat çekicidir. Mahalle yanarken normalleşme çığırtkanlıklarına samimi bir çağrı yapmanın zamanı gelmiştir. Hakiki normalleşme MHP ile Demokratik Sol Parti'nin buluşması milli birlik ve beraberlik hissiyatını perçinledi. Kuzey güney kutbu gibi Türkiye ve Türk milleti olarak paydasında el ele vererek hizmet etmedik mi? Ucuz normalleşme teklif ve temennileri bize kalırsa maksatlıdır. Bu mesele 25 yıl önce yapılmıştır. Normalleşme takıntısı içinde olanlara diyorum ki geçin bunları geçin.
MUHALEFETE İSRAİL'E KARŞI BİRLİK ÇAĞRISI
Geçtiğimiz hafta salı günü İsrail saldırıları için yapılan kapalı oturumdan sonra Özgür Bey'in açıklamaları ileri derecede sorumsuzluk ve savrukluktur. Özgür Bey'in yanından hiç ayırmadığı eski büyükelçinin milli birliklerle çelişen sözleridir.
İsrail ve sırtını dayadığı ülkeler terörizmin ana sponsorudur. CHP'nin durduğu yer Türk milletinin durduğu yer değildir, en temel milli meselelerde uzlaşmaya yanaşmamak, düşmanın emeline ulaşmasına çanak tutmaktır. Huylu huyundan vazgeçmez, biz CHP'den vazgeçmeyeceğiz. Türk milletinin ve Türkiye'nin yanında olacağı günleri bekleyeceğiz. İsrail'e karşı ortak direniş hattı kurulmalıdır.
Sadece Orta Doğu değil, dünyanın geneli bıçak sırtındadır. Çok dikkatli olmamız gerekmektedir. Lübnan'daki vatandaşlarımızın başarılı tahliyesi de milletimizi teselli eden bir gelişmedir.
Kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna savaşı, Güneyimizin tamamen tutuşması, Batımızdaki Yunanistan'ın hamleleri ve doğumuzdaki terör örgütünün girişmeleri Türk milletinin ayakta durması için en önemli gerekçelerdir.
İsrail'in Orta Doğu'da tarihi hezeyana uğraması kaçınılmazdır. 1967 sınırları dahilinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti tanınmalıdır.
"DEVLET, ÜLKESİ VE MİLLETİYLE BİR VE BÜTÜNDÜR"
Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş köprüsü TBMM'dir. Hazırlık ve mayalanma dönemi ise kongreler marifetiyle icra edilmiştir. Silah, siyaset ve stratejiye tutunmuştur. Aşağıdan yukarıya doğru yükselen bir seçim, temsil ve vekalet ağı üzerine kurulu bulunan ve katılım esas alındığı kongre hareketleri, Osmanlı İmparatorluğunu içine düşmüş olduğu derin bunalımların ancak demokrasi ile çözülebileceğini göstermiştir.
Türkiye Cumhuriyeti bir demokrasi zaferidir. Mücadele bereketi, muazzam bir halk hareketidir. Millet devleşmiş, devletleşmiş müsdevli akınlarını devirmiştir.
Anlatmak istediğim şudur; Türk devlet felsefesine hangi açıdan bakarsak bakalım devlet millettir, millet de devlettir. Devlet, ülkesi ve milletiyle bir ve bütündür. İkisini birbirinden ayırmak, ayrı değerlendirmek zaman zaman da çatıştırmak fahiş bir yanlış olmanın yanı sıra devlet umurunu ve onurunu hazmeden nevzuhur demokrat yobazların handikap ve hüsranıdır. Devlet ve milleti ayırmak bölücülüktür.
DEM PARTİ'YE UYARI
Kürt kökenli kardeşlerimin bölücü terör örgütü ile hiçbir ortaklığı, yakınlığı, benzerliği yoktur. DEM Parti'nin aklını başına alması, uzattığım eli sabote etmek amacıyla tahrik ortamını kamçılamaması herkesin hayrınadır. Kaldı ki Kürt kökenli kardeşlerim oyunu görmüştür.
PKK TASFİYE EDİLSİN ÇAĞRISI
Türk-Kürt kardeştir, araya giren kamburdur, kalleştir, kanser hücresidir. DEM Parti'nin iradesini İmralı'ya rehin bırakması siyasetin doğasıyla ve ahlakıyla bağdaşmayan ilkelliktir.
Türkiye'ye getirilirken 'her türlü hizmete hazırım' diyen terörist başı buyursun, terörün bittiğini, örgütün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin. Ama hiç kimse devletin terörle masaya oturacağını hiçbir şartta beklemesin. Hodri meydan, kana değil kardeşliğe susadıklarını göstersinler.
CHP YÖNETİMİNE SESLENDİ; 4 PARÇALI KÜRDİSTAN İSTİYOR MUSUNUZ?
Günlerdir fitne yayan başta CHP olmak üzere ve sözde yorumcu olmak üzere uzman ve akademisyenler suyu bulandırmak için her kılığa girmişlerdir. PKK 1978'de Diyarbakır Lice'nin Fis köyünde 1. sözde kongresinde büyük Kürdistan'ın kurulmasını belirlemişti. CHP yönetimini siyasete, akademik hayata ve medyaya tutunmuş vagonları cevap versin; 4 parçalı büyük Kürdistan'ın kurulmasından yana mısınız, değil misiniz bilelim. Cesaretiniz varsa itiraf edin.
Devlet terör örgütüyle pazarlığa girmez. PKK'nın önünde 3 seçenek vardır. 19 Kasım 2006'daki 8. Olağan Büyük Kurultay'ımızda demiştim ki; terör çıkmazına saplanarak Türkiye'ye ihanet eden her kademedeki PKK militanları için yegane çıkış yolu;
- Terör eylemlerine koşulsuz olarak derhal son vermek,
- Silahlarıyla dağdan inip, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne teslim olmak,
- Türk adaletinin vereceği hükme razı olarak cezalarını çekmek olacaktır.
8 Kasım 2011 tarihinde İzmir'de yaptığım bir konuşmada bunun dışındaki her yöntem, devletin teröristlerin önünde diz çökmek anlamına gelmektir. Makamı ve mevkii ne olursa olsun bunu yapmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.
"ELİMİZİ SAMİMİ UZATTIK"
Siyaset konuşma sahasıdır. Ancak teröristlerle konuşulacak bir şey yoktur. Uzattığım el, hesapsız bir eldir. Samimi ve iyi niyetli bir eldir. Uzattığım elden farklı sonuçlar çıkartanlar elbette yanılgının pençesine düşmüşlerdir. Elimi devlet ve millet için uzattığımı herkesin bilmesinde yarar olacaktır. Biz elimizi bir süreç için değil kardeşlik ve kaderdaşlık için uzatırız. İç cephemiz çökmeyecektir. Başka Türkiye yoktur. Hakkari de bizim İzmir de bizimdir. Trabzon da bizim, Mardin de bizimdir. Millete hürmet var mı ona bakarız. Gün birleşme günüdür, gün dayanışma günüdür. Bizim gönlümüzde herkese yer vardır. Bu topraklara vatanım diyen herkese ocağımız açıktır. Bu bayrak benim diyen herkese kapımız açıktır.
YENİ ANAYASA ÇALIŞMASINA İLK 4 MADDE CEVABI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni anayasa çalışmaları kapsamında gündem olan anayasanın ilk 4 maddesi hakkında konuştu.
Bahçeli önce anayasanın ilk 4 maddesini sıraladı;
- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.
- Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Anayasanın ilk 4 maddesi hakkındaki tartışmalara cevap veren Bahçeli, "Devletin ülkesi milleti yoktur diyenlere sesleniyorum. Devletin ülkesi vardır o da Türk vatanıdır. Devletin milleti vardır o da Türk milletidir. Devlet ülkesel bir birliktir. Mevki ne olursa olsun hiç kimseye eyvallah edemeyiz. İlk 4 madde Anayasa'nın varlık teminatıdır. Anayasanın ilk 4 maddesiyle meselesi olanların Türkiye Cumhuriyeti'yle meselesi vardır. Bizim de onlarla görülecek meselemiz vardır." dedi.
bu adamın kalbinde hastalık var