Nereden alırızdan nereye satarıza... Savunma sanayimiz dünyanın gıpta ettiği noktada!

Millîlik oranı yüzde 20’den 80’lere çıkan, “Nereden alırız?” diye düşünürken bugün “Nereye ihracat yapsak?” pozisyonuna gelen savunma sanayimiz, artık 170 ülkeye satış yapıyor.
EMRAH ÖZCAN ANKARA - Türk savunma sanayii, kısa zamanda dünyanın gıpta ettiği bir konuma ulaştı. Artık Türkiye, kendi ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde İHA’lar, SİHA’lar, kara araçları ve deniz platformları başta olmak üzere yüzlerce ürünü, 170’den fazla ülkeye ihraç edebilen bir ülke olarak bu alanda zirveye doğru ilerliyor. Atılan bu adımlar sayesinde 40 yılı aşkın süredir devam eden terörle mücadelede, cumhuriyet tarihinin en kapsamlı harekâtları gerçekleştirildi ve ülkenin hak ve menfaatleri doğrultusunda büyük başarılar elde edildi.
AMBARGOLAR ENGEL OLAMADI
AK Parti, 23 yıllık iktidarı boyunca attığı adımlarla savunma sanayiini küresel bir ilgi odağı hâline getirdi. Millîlik oranı yüzde 20’lerden yüzde 80’ler seviyesine ulaştırıldı. 2002’de 56 firma faaliyet gösterirken bugün bu sayı 3 bine yükseldi. Geçmişte piyade tüfeği dahi yurt dışından tedarik edilirken, bugün Türkiye; modern piyade tüfeklerini, zırhlı araçları, fırtına obüslerini, İHA/SİHA/TİHA sistemlerini, taarruz ve genel maksat helikopterlerini, eğitim uçaklarını, MEBS ve elektronik harp sistemlerini, akıllı mühimmatları, füzeleri, hava savunma sistemlerini, savaş gemilerini, millî muharip uçağını ve daha birçok ürünü tasarlayıp inşa, imal ve ihraç seviyesine geldi. Sağlanan bu ilerlemeler adı konmuş veya konmamış ambargolara ve engelleme çabalarına rağmen başarıldı. Bütün bu gelişmeler sayesinde ihracatta ciddi bir artış sağlanarak 2002 yılında 0,2 milyar dolar olan savunma sanayii ihracatı 2022 yılında 4,4 milyar, 2023 yılında ise 5,5 milyar dolar seviyelerini yükseldi.
SİVİL ALANA AKTARILACAK
Hükûmet, daha önce olduğu gibi bundan sonra da tehditleri sınırların ötesinde, kaynağında bertaraf etme politikasına devam edecek. Hiçbir saldırı bu politikaların uygulanmasına engel olamayacak. Ülkenin güvenliği ve çıkarlarını koruyacak teknolojiler geliştirmeye devam edilecek. Dışa bağımlılık azaltılarak yerlileşme oranını daha da artırılacak. Savunmada yıllar içerisinde, “Nereden ithal edebiliriz”den “Nereye ihraç etmeyi tercih ederiz”e gelen Türkiye, kazanımlarını geriye götürecek hiçbir müdahaleye izin vermeyecek.
Savunma sanayiinde elde edilen teknolojik kabiliyetler sivil sanayi alanlarında da kullanılacak. Böylece, katma değeri yüksek üretim ve ihracat ile cari açığı fazlaya dönüştürme politikasına güçlü bir katkı sağlanacak.