Numan Kurtulmuş'tan yeni anayasa mesajı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, gazetecilerin yeni anayasa görüşmeleriyle ilgili sorularını cevapladı. Kurtulmuş, "Şimdiye kadar ziyaret ettiğim partiler, anayasa çalışmaları için kapıyı açık tutmuştur. Yöntemi bulunduktan sonra esas tartışma, konulara girildikçe ortaya çıkacaktır" dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meksika ve Küba programları dönüşünde uçakta gazetecilerle söyleşi yaptı ve soruları cevapladı. Yeni anayasa konusundaki tartışmalar ve bu konudaki görüşmeler anımsatılarak, "Yeni anayasa çalışmaları için bir takvim var mı? Yeni siyasi iklim, yeni anayasaya yakınlaşmamızı daha çok sağlar mı?" sorusunu da TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle cevapladı:
"İNSANLARIN BİRBİRİYLE EL SIKIŞMASI LAZIM"
"Sadece anayasa çalışmalarının başarılı bir şekilde yürütülmesi değil, aynı zamanda siyaset kurumunun güçlenmesi için de partiler arasında diyaloğun önemli olduğuna inanıyorum. Yıllardır söylediğim, şimdi Meclis Başkanı olduktan sonra da yapmaya gayret ettiğim şey, bu iklimin oluşturulmasıdır. İklimin oluşması için de insanların birbirlerine karşı yumruk sallaması değil, insanların birbirleriyle el sıkışması lazım. Fikirler farklı olabilir, görüşler farklı olabilir, hedefler farklı olabilir ama hepimizin, Türkiye'nin geleceğini daha iyi yapabilmek, daha olumlu işler yapabilmek için müşterek çalışabilme zeminini kurmamız gerekiyor.
"DEMOKRASİMİZ ADINA KAZANÇTIR"
Bu anayasa çalışmaları, aslında hem Türkiye'de siyasetin normalleşmesi bakımından önemli bir fırsat olur hem de bu karşılıklı normalleşme sürecinin anayasa başta olmak üzere yasama faaliyetlerinin kalitesinin arttırılması bakımından katkısı olur. Siyasi partiler arasında görüşmelerin yapılmış olması, Sayın Cumhurbaşkanımızın ana muhalefet partisinin liderini kabul etmesi ve bu görüşmenin oldukça sıcak, dostane bir ortamda geçmesi Türkiye demokrasisi adına kazançtır."
Kurtulmuş, TBMM'nin 28. Dönemi'nde halkın oylarının yüzde 95'inin temsil edildiğine; 14 siyasi parti ve 6 siyasi parti grubunun bulunduğuna işaret ederek, "Çok sesliliğe açık bir parlamentomuz var. Eğer burada partiler bir uzlaşma zemini geliştirebilirlerse bu parlamentoda istenilen bir anayasa gerçekleşebilir." diye konuştu.
"İSTEYEN İSTEDİĞİ MADDELERLE İLGİLİ TEKLİFLER YAPABİLİR"
Yeni anayasa için doğru zemin ve doğru yöntemin bulunması gerektiğine dikkati çeken Kurtulmuş, bu çalışmaların doğru zemininin TBMM olduğunu söyledi. Herkesin bu konuda fikrini söyleyeceği, toplumun bütün kesimlerinin anayasayla ilgili külli bir fikri de dile getirebileceğini anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"İsteyen istediği maddelerle ilgili teklifler de yapılabilir. Bunun için parti ziyaretlerinden sonra sivil toplum kuruluşlarının, hukuk camiasının, üniversitelerin, kanaati olan grupların da fikirlerinin alınması için zemini düzgün bir şekilde oluşturmaya gayret edeceğiz. Ayrıca bu tartışmalar yapılırken doğru bir yöntemin tespit edilmesi lazım. Açıkçası şuna başından itibaren özen gösteriyorum. Doğru zemini, doğru yöntemi söylüyorum ama 'Şu yöntemle yapacağız.' ya da 'Şöyle olması gerekir.' diye bir dayatmayı ortaya koymanın doğru olmadığına inanıyorum. Partilerle görüşmelerimizi tamamladıktan sonra yönteme ilişkin belki teklifler talep edeceğim."
"İLK TURDAKİ GÖRÜŞMELERİMİZİ ÇOK SICAK, ÇOK OLUMLU GÖRDÜM"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni anayasa konusunda yaptığı görüşmeler anımsatılarak, yapıcı görüşmeler olup olmadığı sorusunu, "Şimdiye kadar ziyaret ettiğim partiler, anayasa çalışmaları için kapıyı açık tutmuştur. Yani iyi karşıladılar, çok olumlu görüşmeler oldu. Ama tabii ki anayasa görüşmelerinde yöntemi bulunduktan sonra esas tartışma, konulara girildikçe ortaya çıkacaktır." diye cevapladı.
Kurtulmuş, "Anayasa'nın değişmesi gerektiğini düşünüyorlar mı?" sorusuna karşılık, "Tabii ki. Zaten bu siyasi partilerin tamamı kendi programlarında da anayasa değişikliklerinden bahsetmişlerdir. Dolayısıyla bu bir fantezi değil, bu bir hayal değil. Olabilir. İlk turdaki görüşmelerimizi çok sıcak, çok olumlu gördüm. Ümit ediyorum ki sonuç alırız." ifadelerini kullandı.
TBMM'DE TASARRUF HAMLELERİ...
Kurtulmuş, tasarruf tedbirlerine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıklamaları ve kendisinin uygulamaları anımsatılarak, "Meclis'in bir tasarruf tedbiri olacak mı?" sorusunun yöneltilmesi üzerine, Meclis Başkanlığı görevine gelir gelmez koruma ve araç sayısı ile protokolü asgari düzeye indirdiklerini söyledi.
Bu konuda Genel Sekreter Yardımcısını görevlendirdiğini belirten Kurtulmuş, "Meclis'te yapılabilecek bütün tasarruf tedbirleri masaya yatırıldı. Bunlarla ilgili çalışmalar yapılıyor. Meclis'te en çok harcama kalemlerinden birisi, basılı malzeme. Meclis'te basılı olan malzemeleri ciddi oranda azalttık. Meclis tutanakları dahil. Buradan çok büyük bir tasarrufun olduğunu biliyoruz. Geri dönüşümle ilgili de çalışmalarımız var. Ayrıca Meclis'teki araçlarla ilgili yapılan ihalede hemen hemen yarı yarıya bir tasarruf sağlandı. Meclis'teki idari kısmın makam araçlarını Togg ile değiştirdik. Meclis'te elektrikli araç şarj istasyonlarını da kurduk." diye konuştu.
"MECLİS YAPARSA ÖRNEK OLUR"
23 Nisan'da makam aracı yerine otobüs kullanılması yönündeki uygulamanın tasarrufu teşvik etmek için yapıldığını söyleyen Kurtulmuş, "Tabii ki tek başına o uygulamayla Meclis'in büyük bir tasarruf yapmayacağını biz de biliyoruz. Bu durum karşısında bazı kötü niyetli zihinlerin ortaya döküldüğünü görmek gerçekten üzüntü verici. 'Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Partilileri aldı gitti.' diyenler bile oldu. Bunu diyen kişinin yayımladığı haberin fotoğrafında CHP'li arkadaşımız da var." dedi.
Kurtulmuş, 23 Nisan'da Meclis'ten Anıtkabir'e oradan da Birinci Meclis'e ve tekrar TBMM'ye geçtiklerini belirterek, toplu bir şekilde hareket etmenin büyük bir zaman tasarrufu sağladığını da gördüklerini söyledi. Kurtulmuş, "Meclis kuvvetli bir tasarruf yaparsa, bunu da gösterirse, bu diğer bakanlıklara ve kamu kurumlarına da örnek olur." ifadesini kullandı.
"SON DERECE MAKSATLI VE HAKSIZ BİR ELEŞTİRİ"
Kurtulmuş, "Tasarruftan bahsettiğiniz bir yerde 'Neden özel uçakla Meksika'ya gittiniz' diye eleştiriler oldu. Burada CHP, MHP, AK Parti'den milletvekilleri var. Buna dair değerlendirmeniz ne olur?" sorusuna şöyle cevap verdi:
"Bu, resmi bir ziyaret. Göreve geldiğimiz günden bu yana tarifeli uçakla gitmemiz mümkün olan her yere tarifeli uçakla gittim. Milletimizin emanetine halel getirecek hiçbir adımı atmadığım gibi bu yöndeki haksız eleştirileri yapanlardan çok daha ciddi bir şekilde kamu malının nasıl korunması gerektiğini biliyorum. Mesela aynı gün içerisinde sabah Antalya'da, öğle vakti ise Denizli'de bir programımız vardı. Bu iki programı Meclis Başkanı olarak nasıl yapacağım? Geçenlerde çok haksız bir şekilde dile doladıkları, iftira attıkları, 'Aile ziyareti için gitti' dedikleri Mardin'e, 'Akademi ve Siyonizm: Baskılar, Korkular ve İtirazlar' ana temasıyla düzenlenen Uluslararası Beytülmakdis Akademik Sempozyumu'nun açılış konuşmasını yapmak üzere gittim. Gittiğimiz uçakta 5 milletvekili arkadaşımız da vardı. Uçakla gitmemizin bir diğer nedeni, aynı gün Ankara'daki programlarımızın yoğunluğu. O gün Irak Temsilciler Meclisi Başkanvekili ile görüştük, programa yetişmek için de uçağı kullandık. Bütün bu ziyaretleri, şahsi gezim olarak yapmıyorum. Hiçbir ziyarete de tek başıma gitmiyorum. Gerçekleştirdiğim bütün ziyaretler resmidir ve hepsi de Türkiye Büyük Millet Meclisindeki milletvekili arkadaşlarımızla beraber gerçekleştirilmiştir. Bu son derece maksatlı ve haksız bir eleştiridir."