"Beni ona götürün!"

A -
A +

Hazret-i Sâlim (radıyallahü anh), kâfirlerin en şiddetli kılıç darbeleri altında şehit düşerken;

 

“Vemâ Muhammedün illâ resûl" âyet-i kerîmesini okuyordu.

 

Eshab ona koştular.

 

Gördüler ki, kanlar içinde.

 

Ve bu âyet-i kerîmeyi okuyor.

 

Eshâba Ebû Huzeyfe'yi sordu.

 

Cevâben;

 

“O şehid oldu” dediler.

 

O bunu duydu.

 

"Beni, onun yanına götürün" diye mırıldandı.

 

Vasiyetini yaptı.

 

Ve şehâdete erişti.

 

Eshâb-ı kirâm onu, Ebû Huzeyfe ile beraber, birinin başı diğerinin ayağının yanında olduğu hâlde defnettiler.

 

● ● ●

 

Hazret-i Ömer, onu çok severdi.

 

Ona husûsî muhabbeti vardı.

 

Ayrıca ona hürmet ederdi.

 

Onun hakkında;

 

"Sâlim hayatta olsaydı hilâfeti Şûrâ’ya havâle etmez, hiç düşünmeden yerime onu halîfe seçerdim" buyurmuştur.

 

Güzel Kur’ân okurdu.

 

Resûl aleyhisselâm;

 

"Kur’ân-ı kerîmi şu dört kimseden dinleyiniz; Abdullah İbni Mes'ûd, Sâlim Mevlâ Ebû Huzeyfe, Übey bin Kâ’b ve Muâz bin Cebel" buyurdular.

 

Kendi de zevkle dinlerdi.

 

Zîra sesi çok güzeldi.

 

Hazret-i Ömer der ki:

 

Resûlullahın huzûrunda hazret-i Sâlim zikredildiğinde (Sâlim, Allahü teâlâyı çok severdi. Eğer Allah'tan korkusu olmasaydı, bu sevgisi sebebiyle yine Ona isyân etmezdi) buyururdu.