Bir gün Gâziantep Valisi, yardımcısıyla yolda yürürken, cami duvarını tamir eden Şâh Velî hazretleriyle karşılaştı.
Birbirleriyle şöyle konuştular:
Vali sordu:
“Hoca ikiylen nasılsın?”
“Üçlen iyiyim.”
“Niye er kalkmadın?”
“Er kalktım da el aldı”
“Bir kaz yollasam yolar mısın?”
“O işi iyi beceririm”
Böyle konuşup ayrıldılar.
Sonra Vali, yardımcısına;
“Biz ne konuştuk?” diye sordu.
“Hiç anlamadım” deyince;
“Yarına kadar anlamazsan, seni vazifeden alırım” dedi.
Yardımcı korktu!
Oradan geri döndü.
Şâh Velî hazretlerine gidip;
“Efendim, siz az önce birbirinizle ne konuştunuz?” dedi.
O da şöyle izah etti:
O bana sordu ki:
“İkiylen nasılsın?”
Yani kendi işini kendin yapabiliyor musun, demek istedi.
Ben “Üçlen iyiyim” dedim.
Yani o dediklerini, bastonla yapabiliyorum demek istedim.
O bana sordu ki:
“Niye er kalkmadın?”
Yani neden evlenip çocuk sahibi olmadın? demek istedi.
Ben de ona dedim ki:
“Er kalktım da, el aldı”
Yani evlendim, çocuklarım oldu, ama evlenip gittiler.
O bana sordu ki:
“Bir kaz yollasam yolar mısın?”
Yani bana acıyıp, maddi yardımda bulunmak istedi. Bu iş için de seni gönderdi.
Adam işi anladı. Camiyi tamir ettirdi.