Behâeddîn Veled hazretlerinin zahiri ve batıni mertebeleri çok yüksek idi.
Başta annesi.
Sonra talebeleri.
Ve akrabaları, kendisine;
"Başımıza padişah ol. Emirlerini yerine getirmek için hazırız" dediler.
● ● ●
Lakin kabul etmedi.
Asla talip olmadı.
Onlara cevaben;
“Efendimiz aleyhisselâm; (Ben, fakirlikle iftihar ederim) buyuruyor. Saltanat tacını giymek bize yakışmaz. Bizim yolumuz, Peygamberimize tabi olmak ve sünnet-i şeriflerine uymaktır” buyurdu.
● ● ●
Bir kimse günah işleyip, tövbe etmeden Sultân-ül-ulemâ'nın huzuruna gelseydi.
O kimseye;
"Günah işleyince, güzel bir tövbe edip gözyaşı akıtın ki, günah kirleri yıkansın, temizlensin!” buyururdu.
● ● ●
Bir gün sohbet ediyordu.
Cemaate buyurdu ki:
“Evliyanın huzuruna, günahlarınıza tövbe ve istiğfar etmiş olarak girip, onların yüzlerine muhabbetle bakınız ki, onların feyz ve bereketlerinden istifade edesiniz.”
● ● ●
Bir gün de bu zata;
“Efendim, Allahü teâlânın bir kulunu sevmediği nasıl anlaşılır?” diye sordular.
Büyük zat cevaben;
“Vaktini malayaniyle, yani boş ve faydasız şeylerle geçirmesinden anlaşılır” buyurdu.