Buhârâ evliyâları... Ebû Bekr-i Ebherî

A -
A +

"Ebû Bekr-i Ebherî", evliyâ-yı kirâmdan. Şiddetle kaçınırdı, her günâh ve haramdan. Her hâli, şâhid idi "Evliyâ" olduğuna. Cemâlini görenler, âşık olurdu ona. "Ebû Bekr-i Ebherî", çıktı bir gün evinden. Geçiyordu bir bezzâz dükkânının önünden. O dükkân sâhibinin, vardı ki bir evlâdı, Bu zâtı görür görmez, kalbi ona bağlandı. Yok idi babası da o aralık dükkânda. Lâkin çocuk, herşeyi unutmuştu o anda. Dükkânı terk ederek, peşinden gitti o an. Zîrâ hiç görmemişti, böyle "nûrlu" bir insan. Biraz sonra babası, avdet etti dükkâna. Oğlunu görmeyince, sordu komşularına. Dediler: (Gördü oğlun, bir "Mübârek kişi"yi. Çıkıp gitti peşinden, unutarak her şeyi.) O, böyle bir mâlûmât alınca komşulardan, Hakîkatı bilmeyip, gadaba geldi o an. Arkalarından gidip, tuttu hemen oğlunu. İte kaka, dükkâna getirdi tekrar onu. O mübârek "Velî" zât, görünce onu böyle, O çocuğun hâline kederlendi hâliyle. Ertesi gün, adama bir hediye alarak, Doğruca dükkânına vardı mahzûn olarak. Dedi ki: (Dün geceyi, geçirdim çok bî-huzûr. Zîrâ benim yüzümden, bu çocuk oldu mağdûr. Bu işte, evlâdının yoktu hiç kabâhati. Geldim ki, söyliyeyim size bu hakîkati. Ayrıca, sizi dahî üzmüş oldum böylece. Bunun ıstırâbıyla, uyumadım dün gece. Şu nâçiz hediyemi, kabûl et de evlâdım, Helâl eyle hakkını, budur senden murâdım.) O çocuğun babası, duyunca bu sözleri, Duygulandı, üzüldü, yaşla doldu gözleri. Dedi: (Aman efendim, bu, olacak şey değil. "Velî" olduğunuza, bu, en açık bir delîl. Çünkü hatâ işliyen, dün ben iken muhakkak, Siz özür dilersiniz, bu, ne üstün bir ahlâk. Üstelik, hediyeyle gelmişsiniz buraya. Bu hâliniz, kalbimi gafletten etti ihyâ Dünkü hareketimden, oldum çok müteessir. Ve bu davranışınız, bana çok etti tesir.) Buyurdu: (Yapmasa da, bir kul suç ve kabâhat, Yine o, kendisini, suçlu görmeli fakat. İnsan, bunu kendine ederse âdet, şiâr, Dünyâ ve âhirette, muhakkak kârlı çıkar.) Bu sözler de, fethetti o kimsenin gönlünü. Hep Onunla geçirdi, geri kalan ömrünü.