Circis aleyhisselâm

A -
A +

"İsa Nebî"den sonra gönderilen Peygamber, Onun nübüvvetine inandı çok kimseler. Ticâretle uğraşır, kazanırdı çok para, Lâkin kazandığını verirdi muhtâçlara. Yaşadığı bölgeye, hâkimdi putperestler, Eziyyet ederledi onlara bâzı beğler. Kurtulmak gâyesiyle bu beğlerin şerrinden, Çıkmayı düşündüler bu "Filistin" şehrinden. Kralın bulunduğu "Musul" vilâyetine, Gelip dâhil oldular onun maiyyetine. Lâkin geldiklerinde, hayret edip şaştılar, Zîrâ o gün, çok garip şeyle karşılaştılar. Kral, adamlarıyla bir meydâna çıkmıştı, Ve kenarda, büyükçe bir "Ateş" yaktırmıştı. Tapmakta oldukları "Put"u da getirterek, Secde ettiriyordu herkesi ona tek tek. Karşı gelen olursa, "Ateş"e atıyordu, Secde eden, kendini bundan kurtarıyordu. "Circis aleyhisselâm" üzüldü buna gâyet Ve hemen o kralı, islâma etti dâvet. Gidip dedi: (Ey melik, sana bir "Hak söz"üm var, İbâdet edilmeye lâyık değil bu putlar. O puttan fayda zarar gelmezken hiç kimseye, Ne için zorluyorsun halkı ona secdeye? "Allah"a îmân et de, o putu terket, bırak, Çünki yalnız "Allah"tır ibâdete müstehak.) Melik, "Circis Nebî"ye kızıp sordu: (Sen kimsin? Bana sen, bu sözleri nasıl diyebilirsin?) Buyurdu ki: (Ey melik, herşeye gücü yeten, "Allah"ın bir kulu ve Resûlüyüm size ben. Adım dahî "Circis"tir, Şam'da yerleşmiş idim, "Emniyet bulmak" için yanınıza gelmiştim. Fakat gelip görünce şu puta taptığını, Söyledim bil-mecbûrî yanlış iş yaptığını Ey melik, beni dinle, var iken cenâbı Hak, Bu put lâyık olur mu ibâdete müstehak?) Melik dedi: (Ey kişi, sen karışma bu işe, Sen de secde etmezsen, atılırsın ateşe. Mâdem tapınıyorsun sen hakîkî mâbuda, Niçin hâkim kılmıyor Rabbin seni bu yurda?) Buyurdu: (Benim Rabbim, dilediğini yapar, Benim, Allah indinde kıymetim, şerefim var. Onun bana verdiği bu "Yakîn" ve "Îmân"ın, Yanında, "Hiç"tir senin mülkün ve saltanatın. Senin taptığın şu put, ne âciz ve zelîldir, Bu, "Ahmak" olduğuna en büyük bir delîldir.) Melik kızıp dedi ki: (Kendine ettin yazık, Sen, en büyük ölüme müstehak oldun artık.)