Habîb-i Acemî "kuddise sirruh"

A -
A +

Büyük islâm âlimi, devrinin bir tanesi, İnsanları "Ateş"ten kurtarmaktı gâyesi. Resul'ün kalbindeki ilim, feyiz ve nûrlar, Bu büyük evliyânın kalbini doldurdular. Birisine yazdığı mektupta buyurdu ki: (Gafletle yaşıyoruz, öleceğiz halbuki. Hep günah işlemekle geçiyor günlerimiz, Karardı isyan ile, "Amel defterleri"miz. Dedikodu, iftirâ, yalan, gıybet, sû-i zan, Gece gün Rabbimize eyledik günah, isyan. Hep noksan ve kusurlu, her ibâdetimiz de, Bu bozuk hâlimizi görüyor Rabbimiz de. Gerçi her gün, beş vakit "Namaz"ı kılıyoruz, Lâkin her edebine, dikkat edemiyoruz. "Oruç" da tutuyoruz her sene Ramazanda, Ve lâkin karşımıza çıkar mı ki "Mîzan"da? Mü'minin, kıymetlidir ömründeki her ânı, Mâlâyanî şeylere harcıyoruz zamanı. Hep gafletle geçiyor bu sayılı nefesler, Ve lâkin bunun sonu, pişmanlıktır ve keder. Binlerce teessüfler olsun ki hâlimize, Ne yüzle gideceğiz ölünce Rabbimize? Bu cihan bahçesine, "Gül" için geldik, fakat, Hep "Diken" toplamakla ömrümüz geçti heyhât. İki büyük ni'met ki, "Resulullah" ve "Kur'ân", Bunların da şükrünü, âciz olduk îfâdan. Her türlü ni'metleri verdi de Hak teâlâ, Yine gaflet içinde yaşıyoruz biz hâlâ. Böyle günah içinde bitince bu ömrümüz, Yârın kabul görür mü, bahane ve özrümüz? Sırf O'nun ihsanına güveniyoruz ancak, Zîra yoktur yüzümüz, huzuruna varacak. "Ölüm" baş ucumuzda, yaklaştı hem de "Ecel", Lâkin işleyemedik işe yarar bir amel. Allah'ın dîdârına kavuşurken "İyiler", "Hesap"tan kurtulamaz o gün bizim gibiler. "Elli bin sene" süren, müthiş "Hesap günü"nde, Bekleriz çok mahcub ve başlarımız önünde. İyi düşünelim ki, olacak hepsi bunlar, Kurtulur o gün ancak, aklını kullananlar. Pişman olmamak için yârın rûz-i mahşerde, Dinde, kılı kırk yarmak îcab eder bu yerde. Allah'ın rızasına muhalif iş yapanlar, Yârın "Hesap günü"nde çok pişman olacaklar. Lâkin Resulullah'ın yoluna tâbi olan, Dünya ve âhirette, görmez hiç zarar, ziyan. Allah'a, ihlâs ile yapmalı ki ibadet, Huzuruna çıkınca, olmasın hiç nedâmet.