Hasan-ı Basrî "rahmetullahi aleyh"

A -
A +

Bir gün "Hasan Basrî"ye, "Ömer bin Abdül'aziz", Yazdı ki: (Nedir bana mühim nasihatiniz? Zîra hükümdar oldum bilcümle müslümana, Muvaffak olmam için, tavsiyeniz ne bana?) O da ona yazdı ki: (Yâ Emîr-el mü'minin, Çoktur mes'uliyyeti idare edenlerin. Şunu bil ki bir "Sultan", bedende "Kalp" gibidir, O iyi olur ise, milleti de iyidir. Bozulur milleti de, bozulursa o sultan, O halde sen kendine dikkat eyle her zaman. Gerçi bugün sultansın, teb'ana hükmedersin, Lâkin bir gün sen dahî, ölüp kabre girersin. Şimdi hep sevdiklerin yanındadır bu günde, Lâkin "Yalnız" kalırsın, kabire girdiğinde. Şimdi onlar, sana hep yardım ederler, ancak, Öyle bir gün gelir ki, hepsi senden kaçacak. Her ne iş işledinse, gizli açık dünyada, Hepsi arz edilecek Rabbimize orada. Zîra senin yaptığın en küçük işler bile, Bir bir kayda geçiyor, melek vasıtasiyle. Sana yazdıklarımın "İlâç"tır her birisi, Ve lâkin kullanmazsan, olmaz hiç fâidesi.) "Hasan-ı Basrî" ona, başka bir mektubunda, Buyurdu ki: (Bu dünya, elbet biter sonunda. "Süslenmiş gelin" gibi cezbeder dünya seni, "Ahmak olan" kaptırır, dünyaya kendisini. Evet, gerçi dünyalık lâzımdır her mü'mine, Lâkin onun sevgisi, girmemeli kalbine. Zîra kalp, "Nazargâh-ı ilâhî"dir âşikâr, Dünya muhabbetinin, orada ne işi var? Dünyayı seven kişi, düşer onun ardına, Ve lâkin hiçbir zaman eremez muradına. Her gün ayrı düşünce, her gün ayrı bir keder, Ona kim aldanırsa, ömrünü heder eder. Halbuki dünya benzer, "İnsanın gölgesi"ne, Yakalamak istesen, o kaçar senden yine. Sen dünyadan kaçarsan, o gelir hep ardından, Tecrübe edilmiştir, bu, böyledir her zaman. Yâ Ömer, bu insanlar uyumaktadır, ancak, "Melekül mevt" gelince, âniden uyanacak. Hak teâlâ dünyaya verseydi biraz kıymet, Vermezdi kâfirlere, dünyadan zerre ni'met. Yâ Ömer, Peygamberler, âlimler ve velîler, Ona aldanmamağı nasihat eylediler. Zîra "Âhiret için" yaratıldı bu insan, Ve hesap verecektir dünyada yaptığından. İnsan "Sonsuzluk için" yaratıldı yâ Ömer, Öyleyse buna göre âhirete değer ver.)