Hazret-i Safiyye Uhud yolunda...

A -
A +

(Dünden devâm)

 

Hazret-i Safiyye eline bir kılıç aldı.

 

Ve Uhud'un yolunu tuttu.

 

Bu esnâda Uhud'daki Eshâb-ı kirâm, kâfirlerin kalabalık oluşu ve Müslümanların dağılması üzerine, geri çekilmeyi düşündüler.

 

Bu, bir mağlûbiyetti.

 

Ve hezîmet demekti.

 

Hazret-i Safiyye, kılıcını çekti.

 

Ve küffâra saldırıya geçti.

 

Bir yandan küffâra saldırıyor, bir yandan da Eshâba seslenip;

 

“Resûlullahı bırakıp nereye gidiyorsunuz?" diyordu.

 

Efendimiz onu gördü.

 

Ve oğlu hazret-i Zübeyr'e;

 

"Annen Hamza'nın cesedini görmesin. Bir kadın bu cesedi böyle görürse, aklını kaçırır" buyurdu.

 

O, bu emri aldı.

 

Annesine vardı.

 

Ve kendisine;

 

“Anneciğim, Resûlullah Efendimiz senin geri çekilmeni emir buyuruyor" dedi.

 

Hazret-i Safiyye;

 

“Efendimizin emri başım gözüm üstüne. Ama ben kardeşime ne yaptıklarını öğrendim" dedi.

 

Efendimiz bunu dinledi.

 

Ve ona izin verdi.

 

O da cesedin yanına geldi.

 

Parçalandığını gördü.

 

Pek çok üzüldü!

 

Zîra Hamza’nın kız kardeşiydi.

 

Kendini zaptedip;

 

"İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn" dedi.

 

Ellerini açıp duâ etti.

 

Ve oradan ayrıldı...