İmâm-ı Gazâlî "rahmetullahi aleyh"

A -
A +

O gün "Mîzan" başına bir mü'min getirilir, Amelleri tartılıp, günahı ağır gelir. Cehenneme gitmesi lâzımken onun yine, Rabbimiz ona acır "Îmân"ı hürmetine. Buyurur ki: "Halka git, talep eyle bir ecir, O sevap sebebiyle, sen dahî Cennete gir." O mü'min sevinerek, gider ehl-i mahşere, Söyler bu arzusunu bir hayli kimselere. Fakat kime gidip de, talep etse bir sevap, Maalesef her birinden alır menfî bir cevap. Derler: "Sen o sevabı, başkasından iste git, Zîra ona, biz dahî çok muhtâcız şu vakit." Bu hâle çok üzülüp, beklerken böyle mahzun, Yanına biri gelip, der ki: "Ne istiyorsun?" O buna çok sevinip, der ki: "Ey arkadaşım, Cennete girmek için, bir sevâba muhtâcım. Onu, birçok kimseden eyledimse de talep. Red cevabı verdiler bu hususta bana hep." O der ki: "Benim dahî, şimdi bitti hesâbım, Ve lâkin defterimde çok cüz'iymiş sevâbım. O da kâfi gelmiyor beni Nâr'dan halâsa, Onu sana vereyim, sen kurtul hiç olmazsa." Çok sevinir o kimse, alınca bu cevâbı, Varır tekrar huzûra, alarak o sevâbı. Hak teâlâ, bilse de hâlini o kimsenin, Yine sual eder ki: "Ne ile geri geldin?" O der ki: "Filân kimse, yaptı bana bir hayır" Hak teâlâ o kulu, huzûruna çağırır. Ve ona buyurur ki: "Ey kişi, bu gün benim, Seninkinden fazladır, mü'minlere keremim. Mâdem sen ikram ettin bugün bu kardeşine, Haydi, elinden tut da, girin Cennet içine." Yine bir müslümanın görülür ki hesâbı, Müsâvî, eşit gelir "Günâh"ıyle "Sevâb"ı. Seyyiât kefesine "Üf" yazan bir sahife, Son anda konulur ki, ağır gelir bu kefe. Annesine bir defa "Üf" deyip, etmiş isyan, Bununla "Cehennem"e emr edilir o insan. Melekler Cehenneme götürürken bu defa, O kişi, bir maksatla bakar iki tarafa. Hak teâlâ buyurur: "Ne istersin ey kulum?" O der ki: "Yâ İlâhî, Ateş'e lâyık oldum. Bâri ebeveynimin işlediği seyyiât, Neyse, bana yükle de, onları eyle âzâd." Hak teâlâ buyurur. "Sen onlara dünyada, Âsî oldun ise de, ikram ettin burada. Haydi, anne babanın ellerinden tutarak, Birlikte Cennetime girin sonsuz olarak."