O'na "deli" dediler!

A -
A +

"Hûd aleyhisselâm"ı öldürmek gâyesiyle, Mûcize istediler kâfirler bu hîleyle. Lâkin istedikleri yerine gelince tam, Bu sefer, "Delilik"le ettiler onu ithâm. "Hûd Nebî", bu ithâmla gâyet huzûrsuz oldu, O kâfirlere karşı, o gün meydân okudu. Zîrâ demişlerdi ki kâfirler ona ilkin: (Bizim putlarımıza dil uzattığın için, Putlarımızdan biri, seni çarpmış olacak, Senin deliliğinin sebebi budur ancak.) Hûd Peygamber, onlara buyurdu ki: (Vallahi, Delilik bende değil, sizdedir bizâtihî. Allahü teâlâyı şâhid tutarım ki ben, O putlardan, hiç bana zarar gelmez kat'iyyen. Onlarda böyle te'sîr ve kuvvet varsa eğer, O putlarınızı da alarak hep berâber, Beni öldürmek için, haydi, gelin topunuz, Gücünüz yetiyorsa, kılıma dokununuz. Elinizden geleni, koymayın ardınıza, Haydi, ne durursunuz, bana saldırsanıza. Ama şunu bilin ki, hepiniz de gelseniz, Siz bana, zerre kadar zarar veremezsiniz. Zîrâ ben, Allahıma sığındım tam ihlâsla, Bu yüzden sizin bana gücünüz yetmez aslâ. Benim dediklerime inanmazsanız eğer, Rabbim azâb gönderip, sizleri helâk eder.) "Hûd aleyhisselâm"ın bu cesurca sözleri, Şaşkına çevirmişti o azgın kâfirleri. Saldırmak şöyle dursun, ona, bir kelimeyle, Cevap olacak bir söz diyemediler bile. Birden şaşırmışlardı, hepsi donup kaldılar, Ve ne olduklarını hiç anlıyamadılar. O yine buyurdu ki: (Niye çok şaşırdınız? Yerinizde mıh gibi, niçin kalakaldınız? Ben, sizin karşınızda yalnızım baksanıza, Hep birden üzerime haydi saldırsanıza. "Kalabalığız" diye, iftihâr ederdiniz, "Bizim gibi kuvvetli kimse var mı?" derdiniz Haydi, kuvvetinizi bana gösterseniz ya, Niçin duruyorsunuz, üstüme gelseniz ya.) Kâfirler, put misâli yerlerinde kaldılar, Ona doğru bir adım bile atamadılar. Zîrâ bu cesâretle, bu sözleri, o ara, Bir mûcize eseri söylemişti onlara. Çünki onlar, gerçekten güçlü kuvvetlilerdi, Ayrıca, merhametsiz ve zâlim kimselerdi. Adam öldürürlerdi "Eğlence" olsun diye Bir şey yapamadılar ve lâkin "Hûd Nebî"ye.