"Sabri hasta mısın, neyin var?"

A -
A +
Abdülhakîm Arvâsî hazretlerini seven Sabri Bey anlatıyor:
Bir gün rahatsızlandım birden.
Acele hastaneye gittim.
“Apandisit” teşhisi koydular.
Ve ameliyat için gün verdiler.
O gün hastaneye gitmeden önce Efendi’ye uğradım.
Elini öpüp oturdum yanında.
Bana şöyle bir bakıp sordu:
“Sabri, sen hasta mısın?”
“Biraz efendim” dedim.
“Neyin var?”
Ağrıyan yeri gösterdim.
O yere mübârek elini sürdü.
Ve “Burası mı?” buyurdu.
“Evet efendim” dedim.
O yeri biraz ovdu.
Tamamen iyileşmiştim.
Kırk beş sene oluyor.
Apandisit ağrısı görmedim bir daha.
● ● ●
Bir sohbetinde;
“Düşman karşısında bir farz namazı kılmak mümkün olduğu hâlde terk etmek, yediyüz büyük günah işlemiş gibi günahtır. Velhâsıl Müslüman demek, her gün beş vakit namazını kılan insan demektir” buyurdu.
Dinleyenler:
“Namazı kazâya bırakmak için hiç özür yok mu efendim?” dediler.
Cevâbında;
“İki özür var. Biri uyumak, öbürü unutmaktır” buyurdu.