Yusuf aleyhisselam

A -
A +

Yusuf aleyhisselam, kendisine sorulan, Rüyâlar hususunda buyurdu ki sonradan: (İkinizden biriniz, zindandan kurtulacak, Diğeriniz asılıp, kuşlara yem olacak.) Yusuf aleyhisselam böyle tâbir edince, Onlar, rüyâlarını inkâr etti hemence. Dediler ki: (Ey Yusuf, biz seni denemiştik, Bu hususta ilmini öğrenelim demiştik.) Zîrâ pek hoşlarına gitmemişti tâbirler, Bu yüzden rüyâları, hemen inkâr ettiler. Lâkin Yusuf Peygamber, buyurdu ki cevâben: (Görmemiş olsanız da bunları hakîkaten, Yine o rüyâların tâbiri işte budur, Netîce, söylediğim şekilde vukû bulur.) Yusuf aleyhisselâm, etmeyip şüphe ve zan, Böyle kat'î şekilde onlara etti beyân. Çünkü vahye bağlıydı tâbiri onun esas, Vahiy ise, elbette doğrudur, yanlış olmaz. "Kurtulursun" dediği şerbetçiye hem o an, Dedi ki: (Efendinin huzurunda beni an.) Yâni sen gittiğinde hükümdarın yanına, Bir fırsatını bulup, benden de bahset ona. De ki: (Bir mahpus var ki hapishânede şu an, Onu, birâderleri ayırmış babasından. Sonra da bir kervana satmışlar köle diye, İftirâya uğrayıp, düşmüş hapishâneye. Bu cihetle kendisi, çok mazlum bir kişidir, Hapse, suçu olmadan, haksız yere girmiştir.) Ve lâkin şeytan ona, verip bir vesveseyi, Unutturdu hazreti Yusuf'tan bahsetmeyi. Yusuf aleyhisselâm, şerbetçiye o zaman, Deyince, "Efendinin huzurunda beni an". Ona vahiy geldi ki: (Ey Yusuf, sen ne ettin? Sen, âciz bir mahluku, kendine vekil ettin. Benden başka birinden istedin yardım, medet, Ben de senin hapsini uzatırım bir müddet.) Yusuf aleyhisselâm, bu vahyi aldığında, Ağlamaya başladı üzüntüden ânında. Resûlullah, bununla alâkalı olarak, Buyurdu: (Rahmet etsin Yusuf'a cenâb-ı Hak. Şerbetçiye o sözü demeseydi o anda, Yedi yıl daha hapis kalmazdı o zindanda.) Âlimler buyurdu ki: (Halas için zarardan, Yardım talep eylemek, câizdir bir insandan. Fakat bir peygamberin, zindandan kurtulması, Maksadıyla bir kuldan, yardım, medet umması, Daha uzamasına sebep oldu zindanın, Gayretine dokundu çünkü Hak teâlânın.)