Yusuf aleyhisselâm

A -
A +

Yusuf aleyhisselâm tanıtıp kendisini, O gün kardeşlerinin affeyledi hepsini. Ve hemen suâl etti babasını onlardan, Dediler ki: (Çok üzgün senin ayrılığından. Ağlıyor devâm üzre, gece ve gündüzleri Hattâ çok ağlamaktan görmez oldu gözleri.) Yusuf aleyhisselâm, onların sözlerinden, Üzülüp, gömleğini çıkardı üzerinden. Eliyle teslîm edip, onu kardeşlerine, Buyurdu: (Sürün bunu babamın gözlerine. Babam, benim kokumu alınca bu gömlekten, Allah'ın izni ile kurtulur görmemekten. Sonra, anne babamla bütün ailenizi, Alıp bana getirin, beklerim hepinizi.) Ayrıca babasına mektûb yazıp o sıra, Dedi: (Teşrîfinizi bekliyorum Mısır'a.) O "Gömlek"le "Mektûb"u alarak kardeşleri, Tekrâr gelmek üzere döndüler hepsi geri. Vaktâ ki o kafile koyuldular yollara, Yâkub Nebî dedi ki yanında olanlara: (Yaşlılık sebebiyle, hakkımda eğer ki siz, Aklına halel geldi demiyecek iseniz, Size, bir hakîkati diyeyim ki ben bugün, Şu anda kokusunu alıyorum Yûsüf'ün.) O böyle buyurunca, yanında bulunanlar, Onun bu sözlerine hiç inanamadılar. Yehûdâ ismindeki oğlu, o gömlek ile, "Müjde"yi, babasına getirdi öncelikle. Zîrâ kardeşlerine, o dedi ki gelirken: (Yusuf'u yıllar önce ayırmıştık evinden. Sonra "Kurt yedi" deyip ve kanlı gömleğini, Ben götürüp üzmüştüm babamızın kalbini. Şimdiyse bu gömleği, ona ben götüreyim, Hiç olmazsa bu sefer onu sevindireyim.) Velhâsıl çıkageldi Yehûdâ gömlek ile, "Müjde"yi babasına o veri böylelikle. O, alıp gözlerine sürer sürmez gömleği, Bahşetti Hak teâlâ ona tekrâr görmeği. Oğlunun kokusunu, Yâkub aleyhisselâm, O gömlekten alınca, açıldı gözleri tam. Sonra öbürleri de gelip pederlerine, O emânet mektûbu verdiler kendisine. Yâkub aleyhisselâm açılınca gözleri, Hemen oğullarına buyurdu şu sözleri: (Size dememiş miydim hani daha evvelden, Sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim ben.) "Sizin bilmediğiniz şey"den, onun murâdı, Oğlu Yusuf Nebî'nin hayâtta olmasıydı.