MURAT BOSTANCI’NIN ANNESİ DE BABASI DA RALLİCİ

A -
A +

'Hedefim Avrupa Şampiyonu Olmak'
RALLLİDE bayrağımızı yurt dışında dalgalandıran nadir isimlerden olan Murat Bostancı’nın sırrı genlerinden geliyor. Çünkü, babası Türkiye ve Balkan Şampiyonu. Annesi ise, Türkiye Kadınlar Copilot Birincisi...

İNGİLTERE’DE Oxford Brookes Üniversitesinde Motor Sporları Mühendisliği okuyan Bostancı,  “Teoride bir mühendis olmak bana uygun bir şey değilmiş, zor geldi. Hatta farklı bölüme geçmeyi de düşündüm ama iyi ki o bölümü bitirmişim” diyor.

MURAT BOSTANCI’NIN ANNESİ DE BABASI DA RALLİCİ

MURAT BOSTANCI’NIN ANNESİ DE BABASI DA RALLİCİ
Bu haftaki pazar röportajım Murat Bostancı ile. Türkiye ve Balkan Şampiyonu bir babayla, Türkiye Kadınlar Copilot Şampiyonu bir annenin oğlu olan Murat, ralli dünyasının parlayan yıldızlarından. Murat ile kariyerini, eğitimini, hayatını ve de gelecek hedeflerini konuştuk. Tabii ki hem babası hem de takım patronu olan Serdar Bostancı’yı ve değerli eşi Yeşim Abla’yı da çekiştirdik. Ben de motor sporları kariyerimin uzun bir dönemini kendisinin takımında geçirmiş birisi olarak damarlarında ralli kanı akan bu aileyi çok yakından tanıyorum. Rallide son zamanlarda bayrağımızı yurt dışında dalgalandıran kişilerin sayısı bir elin parmağını geçmezken, Murat son zamanlarda bunu başarıyla yapan birkaç isimden birisi.

MURAT BOSTANCI’NIN ANNESİ DE BABASI DA RALLİCİ
Murat Bostancı, Türkiye ve Balkan Şampiyonu olan babası Serdar Bostancı’nın profesyonellikten taviz vermese de annesinden daha duygusal olduğunu söylüyor.

Rallici bir ailede doğdun. Rallinin ne olduğunun ne zaman farkına vardın? Hatırlıyor musun?

Hayatta herhangi bir şeyin ne olduğuna dair ilk farkındalığım ralli konusunda oldu zaten. Hepimizin hayatında ilk hatırladığımız bir anımız vardır. Fotoğraf gibi gözümüzde ilk canlanan anıdır o. Benimki de bir ralli etabında, bizim mekanikerlerden birisinin kucağında babamı izlediğim an. O yüzden rallinin çok erken farkına vardım.

Sevdin mi o anda? Yoksa anne ve babanın ralliye ilgisini kıskandın mı?

Hep çok sevdim. Hep babamın bir hayranı oldum. Çok fazla rallilere gidip gelemedim ama çok sevdim. Hatta belki de gidip gelememek daha fazla merak etmeme sebep olmuştur.

MURAT BOSTANCI’NIN ANNESİ DE BABASI DA RALLİCİ
“Sporda daha fazla genç yarışçı ve daha fazla hobi yarışçısının katılımcı olması lazım. Eskiden organizasyon eksik, imkânlar kısıtlıydı ama yarışçılar çoktu. Şimdi organizasyon olarak her şeyimiz var ama yarışçı az” diye de dert yanıyor, Murat Bostancı.

Neden gidip gelemedin?

Babam kendisi yarışırken ne benim, ne de annemin çok fazla orada bulunmamızı istemezdi. Konsantre olamazdı çünkü. O yüzden gitmek istediğimden daha az gidebildim yarış izlemeye.

Peki ya eğitim hayatın? Ne okudun?

İngiltere’de Oxford Brookes Üniversitesinde Motor Sporları Mühendisliği okudum.

Bu senin tercihin miydi, yoksa ailen mi yönlendirdi?

Öncelikle bunu okuyabilmek için böyle bir bölümün olduğunu bilmeniz lazım. Babamın motor sporları sebebiyle çok fazla yurt dışı seyahatleri vardı. Bazen biz de dâhil olurduk. Annem de eğitim hayatım için çok araştırma yapmıştı. Onun araştırmasıyla böyle bir bölümün varlığını keşfettik ve seyahatlerimizden bir tanesinde de üniversiteyi ziyarete gittik. Ben o zaman lise birdeydim. O bölümün farkına vardıktan sonra da hedefim orada okumak oldu zaten.

Hiç zorlandın mı? Yabancılık çektin mi? Motorsporları bıkkınlık verdi mi hiç?

Zorlandığım yerler oldu tabii ki. Motor sporlarını çok sevmeme rağmen, mühendisliği pek sevmedim. Teoride bir mühendis olmak bana uygun bir şey değilmiş, zor geldi. Hatta farklı bölüme geçmeyi de düşündüm ama iyi ki bitirmişim. Çünkü az bulunan bir bölümü bitirmiş oldum ve bana da kariyerimde faydası oluyor.

MURAT BOSTANCI’NIN ANNESİ DE BABASI DA RALLİCİ
MURAT BOSTANCI VE BAŞARILARI

¥ 2016 ERC 3 - Pilotlar üçüncüsü
¥ 2015 Avrupa Ralli Kupası 1.’si
¥ 5 defa Türkiye Genç Pilotlar Şampiyonu
¥ 2014 ve 2015 yılı Türkiye Ralli Şampiyonu
¥ FIA Öncelikli Pilotlar listesindeki tek Türk pilot


Mesela ne gibi faydalar?

İnce detaylara gelindiği zaman faydası var. Özellikle araba ayarları noktasında, doğru ayarları bulmada çok faydası dokunuyor.

İlk yarışını hatırlıyor musun? Nasıldı? Ne zamandı?

2005 yılında rallikros yarışı ile başlamıştım. Ford Ka ile Kazan Rallikrosu ile başladım. İnanılmaz heyecanlıydım, otomobili kapalı parktan starta götürmek için içine oturduğumda, kalbim 180 atıyordu. Marşa bastığımda kalbim fırlamak üzereydi, debriyaja bastığımda ise ayağım zangır zangır titriyordu. Ama otomobilimin küçük olmasına rağmen iyi dereceler yapmıştım.

İlk kazan ne zamandı? Bu iş kazasız olmuyor, limitleri öğrenirken kaza mutlaka oluyor…

Aynı sene içinde, o zaman Beykoz’da yapılan rallikros yarışındaydı. Aslında hiç kaza yapacağım aklıma gelmezdi, hatta sen de yarışıyordun aynı yarışta. Tehlikeli bir kaza değildi ama takla atmıştık. Şaşırdım çok, kaza yapmak aklımın ucumdan geçmezdi. Korkmadım, şaşırdım sadece.

Peki bu yarış stresi içinde insanın anne ve babasıyla bir arada olması ve hatta babanın takımın başında olması nasıl bir duygu, zor değil mi?

Annem tarafından hiçbir zorluğunu hissetmiyorum. O sanki bir takipçimmiş gibi izliyor ve heyecanlandığını görüyorum ama taraftar gibi heyecanlanıyor. Oğlu yarışıyormuş ve endişeleniyormuş hissi vermiyor. Bir anne olarak zor bir şey eminim ama hissettirmiyor. Babam tarafında ise hem iş sorumluluğu hem de oğlunu yarıştırıyor olmak bir arada. O daha fazla duygusal annemden. Her ne kadar profesyonellikten taviz vermese de ben duygularının biraz karıştığını hissediyorum.

Serdar Abi sağ koltuğa binmeye çok korkar bilirim, kendi direksiyonda olmak ister. Senin yan koltuğuna hiç oturdu mu? Nasıl kullandığını tecrübe etmek istemiyor mu?

Ralli otomobilini kullanmayı öğrettiği zamanlarda yanıma oturmuştu, orada da birkaç tur sonra hızlanmaya başlayınca hemen pes etti. O zamandan beri de 10 sene geçti ve hiç yanıma oturmadı.  Artık teknoloji gelişti, araç içi kameralardan, dış görüntülerden nasıl gittiğimi takip edebiliyor. Ama çok da izlemek istemiyor, çünkü izleyince daha da çok heyecanlanıyor. Yol notuyla ilgili bir şeyler paylaşırdık, onun tecrübesini konuştuk. Ama pilotaj anlamında çok yorum yapmıyor.

2016 sezonu nasıl geçti? Avrupa’da ülkemizi temsil ettin. Neler yaşadınız?  

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın yanında, Avrupa Şampiyonası’nda 7 yarışa girdik. İlk kez girdiğim yarışlardı. İlerideki yarışlarda başarılı olabilmek ve tecrübe kazanmak için girdik. ERC 3 sınıfında sezonu pilotlar şampiyonasında, toplam 25’in üzerinde pilot arasında 3. sırada tamamladım. Takımlar şampiyonasında Castrol Ford Team Türkiye olarak şampiyonayı kazandık. Copilotum Onur Vatansever ise rakiplerimiz bir iki yarışa farklı kopilotla girince, benden daha çok puan aldı ve Copilotlar birincisi oldu.  

Ralli ile ilgili hayalin, hedeflerin ne? Gelecekten neler bekliyorsun?

Ben hiçbir şampiyonada unvan meraklısı bir pilot olmadım. Sadece başarılı olmak ve bulunduğum şampiyonada itibarlı bir pilot olmayı hedef seçtim kendime. Türkiye’de Türkiye Ralli Şampiyonu olduktan sonra “bunu Avrupa’da da yapabilir miyim” hedefi doğdu. 2013 yılında Dünya Ralli Şampiyonası’nda yarışırken tecrübesizdik ama hızım iyiydi. Orada dünyanın en itibarlı pilotlarından biri olabileceğimi gördüm. Hedefim kendimi ispat edebilmek. Unvan benim için önemli değil desem de, kendini gösterebilmek için etap kazanmak yetmiyor. Belirgin bir hedeften bahsetmek gerekirse de Avrupa Ralli Şampiyonası’nı bir gün kazanmak diyebilirim hedefime.

Serdar Abi, oğlunuzu yarıştırmak nasıl bir şey? Memnun musunuz bir patron gözüyle Murat’tan?

Çocuk sahibi oldun, sen de artık beni anlıyorsundur. 27 sene aktif sporculuk yapmış birisi olarak potansiyel riskleri görebilidiğim için bütün senaryoları düşünüyorum ve bu da stresli bir durum tabi ki. Bu stres baba oğul ilişkisi ile takım menajeri pilot ilişkisinin arasında sıkışmaktan kaynaklanıyor. Takım pilotundan isteneceklerle, çocuğundan istenecekler birbiriyle örtüşmüyor. Oğlumdan risk almasını istemek gerekiyor bazen, mesela. Ama ben oğlumla çok mutluyum ve onunla çok gurur duyuyorum.

Yeşim Abla, Murat’ı bir anne ve bir takım üyesi olarak takip ederken heyecanlanıyor musunuz?

Yarışlarda annelik vasfımı bir tarafa bırakıyorum. Yarış ve yarışan bir pilot. Alacağı sonuç ve işin gidişine odaklanıyorum. İyi yaptığı şeylerde acayip gurur duyuyorum. Serdar kadar çok telaşlanıp heyecanlanmıyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.