Asıl derbi kongrede

A -
A +

Beşiktaş Yönetimi tarihinin en önemli virajlarından birini almaya hazırlanıyor. Yıllardır mali kongrelerde yönetimin ibra edilmesi bir gelenek haline gelmişken, belki de ilk defa bu kongrede ibra edilmeme tehlikesi görünüyor. Hem yönetim kanadı, hem de muhalefet hummalı bir çalışma içinde. Gizli ve açık kulisler, üyeler arasında yaşanan telefon trafiği, perde arkasında yaşanan pazarlıklar en azından bugün için kapıya dayanmış bir derbiyi ikinci plana atıyor. Sonuçta yönetim ibra edilmese bile Yıldırım Demirören iktidarı 2007'ye kadar sürecek. Ancak böyle bir durumda Beşiktaş'ı dünya kulübü yapma iddiasıyla iş başına gelen yönetimin gemisi su almaya başlayacak. Hele hele muhalefetin bir lider arayışına girmesi, efsanevi Başkan Süleyman Seba'ya kadar uzanan kulisler, olası bir olağanüstü kongrenin ayak seslerini barındırıyor. Dahası Seba'nın "Camiayı toplayacak isim" diye TÜSİAD eski Başkanı Tuncay Özilhan'ı işaret ettiği de dillerden dillere dolaşıyor. Sonuçta ibra edeceklerin de etmeyeceklerin de ellerini vicdanına koyması lazım. Kongreden galip çıkması gereken tek şey sağduyu. Derbiye gelince... Bir defa şurası açık ki, bugünkü maçta stressiz olan taraf Beşiktaş. Alınacak bir mağlubiyet Beşiktaş için yolun sonu anlamına gelmiyor ama durum F.Bahçe açısından öyle değil. Sonuçta, "Maç zaten Kadıköy'deydi, bu sene İnegöl'e bile yenilen bir takım Fener'e yenilmiş çok mu" der geçer Beşiktaş tarafı. Kaybedecek daha çok şeyi olan taraf daha çok stres yapacak. Beşiktaş'ın en büyük artısı bu rahatlığı. Son 5 maçtır Kadıköy'de kaybetmemenin verdiği özgüvenin yanı sıra dün gibi hafızalarda olan geçen seneki 4-3'lük zafer, Beşiktaş'ı "Bu maçta asıl favori biziz" psikolojisine sokmuş durumda. Takıma yeni katılmış isimlerin kendilerini ispatlama açısından da bugünkü maç "geçme sınavı" niteliğini taşıyor. Yıllardan bu yana, favori gösterilen takımların kaybetmesinin ardında maçı mutlaka kazanma stresi yatıyor. Bu yüzden de "Derbilerin favorisi olmaz" görüşü hep prim yapmış, "Yine sürpriz çıktı yaa" şaşırmalarına sebep olmuştur. Şimdi açıkça görünen şey, kağıt üstünde F.Bahçe'nin oyuncu ve oyun kalitesi olarak üstün olduğu. Bir tarafta, bu sene bir türlü takım olmayı başaramayan Beşiktaş'ın sürekli değişen kadro yapısının verdiği soru işaretleri, diğer tarafta sokaktaki çocuğun ilkonbirini ezbere saydığı F.Bahçe. Bu hesaba kimsenin itirazı olmaz ama bakalım çarşıya uyacak mı?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.