Pardon yanlış geldim!

A -
A +

Son 3 gündür şaşkınlık içindeyim. Sahada futbol resitali sunan, rakibi bitmek tükenmek bilmeyen enerjiyle sahada boğan takım, ilk yarıda büyük bir bıkkınlıkla izlediğim Beşiktaş mı gerçekten? Ben bir ara yanlış geldiğimi zannedip gidiyordum az kalsın! Bu Beşiktaş'a ne oldu böyle? Sihirli bir değnek mi değdi, yoksa kafalarına yeni mi dank etti. Böyle futbol oynuyordunuz, koca bir ilk yarıda neredeydiniz? Vestel'le oynanan iki maçta da Beşiktaş'ın seyrine doyum olmadı. Tabii ki bunun birçok sebebi var. Birincisi Tigana'nın inadından vazgeçmiş olması. Fransız haftalar sonra çift forvete dönünce takımın hücum gücü gözle görülür bir şekilde arttı. Tigana ayrıca müthiş yetenekleri olan Delgado-Ricardinho ikilisinin gayet güzel bir şekilde bir arada oynayabileceğini nihayet keşfetti! Ve bence olayın asıl "gizli öznesi" Kleberson. Beşiktaş onsuz çok daha güzel. Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiyle rakip kaleye akan Beşiktaş'ın, bunu önceki maçlarda niye yapmadığının sırrı Kleberson'da gizli. Brezilyalı oyuncunun nasıl bir el freni olduğu bu iki maçta açıkça ortaya çıktı. 3 gün önce ligdeki maçta farklı mağlup olan Vestel, Beşiktaş'ın üstüne yüklenmemesi için savunmayı önde kuruyordu, ancak bu defa da arkaya adam kaçırıp golle defalarca burun buruna kaldılar. Beşiktaş'ın süratli oyuncuları, her defasında arkaya atılan bu toplarla buluşup soluğu ceza sahasında aldı. Öyle ki, ilk Vestel maçının kahramanı Nobre'nin sakatlanıp çıkması bile Beşiktaş'ın hücum gücünü azaltmadı. Bu defa da Bobo sahne alıp Beşiktaş'ın gol şovunda başrolü oynadı. Orta sahada müthiş bir pres yapan Beşiktaş, hemen her topu kazandı. Siyah-beyazlıların sadece ilk yarıda 25 top kazandığını söylersek nasıl bir mücadele yaptığı ortaya çıkar. Asıl acı olan; bu ülke Milli Takımı'nı çalıştıran Ersun Yanal'ın 90 dakikada değil, bir önceki maçı da sayarsak 180 dakikada Beşiktaş'a karşı koyabilmek adına tek bir çözüm üretememesiydi. Ersun Hoca büyük bir acizlik içinde takımının sahada silinip gitmesini kenardan izledi. Beşiktaşlı oyuncular oynadıkları futbolla hem zevk verdi, hem de kendileri zevk aldı. Demek ki rakiple, hakemle, tribünle uğraşmayıp sadece futbol oynamaya çalışınca oluyormuş işte...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.