Hani kolunda bir dövme var ya, "Beni sadece Allah yargılar" diye. Kendini öyle kaptırmış ki, Tigana'nın "ortaya" yaptığı konuşmayı bile üstüne alınıp tepki gösterme hakkını kendinde buluyor. Bir bakıyorsunuz oyuna girmek için nazlanan Tümer, bir hafta önce Samsun'da kendine karşı oluşabilecek tepkilerden kaçmak için Ankara maçında 4. sarısını görüp oynayıp oynamayacağı maçları kendisi belirleyebiliyor. Ve hiç gereği yokken, takım tam da havaya girmişken, "Beşiktaş defterini kapattım. Seneye Avrupa'dayım hadi bana eyvallah" açıklamasını yapabiliyor. Zaten bir oyuncu sahada değil, saha dışında konuşmaya başlamışsa olay bitmiştir... *** F.Bahçe derbisinden bu yana iyi bir çıkış yakalayan Beşiktaş, havaya girdi derken, gerçekten "havaya girmiş" belli!.. Üst üste kazanılan maçlardan sonra oyuncularda sanki her maçı artık oynamadan alacakları zannı uyanmış zahir. Adem Dursun, Mustafa Doğan'dan sonra İbrahim Toraman da kendi kalesini vurdu. Hayli golcü bir defansı var Kartal'ın. Anelka seyretsin de gol nasıl atılır öğrensin! Beşiktaş'ın yakaladığı çıkışın en büyük sebebi Kayseri'yle yapılan ilk kupa maçından bu yana defans göbeğinde görev alan İbrahim Toraman-Koray ikilisinin müthiş formuydu. Bir de bunlara Cordoba'nın kalesinde devleşmesi eklenince yemediği maçları rahatlıkla kazanıyordu Beşiktaş. Ama dün gece bu ikiliye nazar değildi. Biraz da ortaklaşa ürettikleri pozisyonda Toraman'ın son dokunuşu Kartal'ı krize sokuyordu. Bu golü çıkarmak için çok uğraştı Beşiktaş. Ama bir takımın üst üste bu kadar pas hatası yapması görülmüş şey değildi. Dün geceki Beşiktaş'ın, F.Bahçe maçı öncesindeki savruk, kopuk, takım olamamış, kimin ne yaptığı belli olmayan Beşiktaş'tan farkı yoktu. Soğuk havaya inat bir de bu takımı seyretmek (!) vardı. Daha düne kadar kendi taraftarıyla kavgalı Beşiktaş'ta Tümer-Tigana gerginliği, Çağdaş-İbrahim Toraman kavgası şu birkaç maçlık yüksek maç temposunun Beşiktaş'ı nasıl yıprattığının göstergesi oldu. Oysa uzun lig maratonunda, fiziği olduğu kadar sinirleri de sağlam takımlar zirvede barınabilir, bunu unutmamak lazım...