Şşt şşşt uyuma!

A -
A +

Memlekete bahar geldi ama Beşiktaş'a yalancı bahar. Arka arkaya 3 maç kazandılar arkasından bir çuval inciri berbat ettiler... Bu sene de dikiş tutmadı Beşiktaş'ta. Bir takım sezon başından beri ortalama her maça 4 sakatla çıkar mı? Bence sakatlık bedenlerinde değil, kafalarında futbolcuların. Hazır Kayseri de puan kaybetmişken, yani yeniden üçüncülük için büyük bir umut ışığı belirmişken zannediyorsunuz ki maç başlar başlamaz saldıracak Beşiktaş. Ne gezeeer!.. Hakem Selçuk Dereli başlama düdüğünü çaldı, bunlar santrada kaldı. Daha yarım dakika dolmadan Oliveria dürttü Kartal'ı uyandırmak için. Ama bu gol bile derin uykudan uyandırmadı oyuncuları. Denizli'de daha 2. dakikada Oliveria, 3. dakikada Mehmet biraz dikkatli olsalar Beşiktaş 3 dakikada 3 gol yiyip tarih yazacaktı!.. Tigana elindeki eksiklerden yakınırken, bir taraftan Okan gibi çıktığı her maçta büyük bir enerjiyle oynayan, takıma güç veren Okan'ı yine kenara çekti, kendine rest çeken Tümer'i yine onbirde sahaya sürdü. Haftalarca kulübede pas tutan İbrahim Akın'ın futbolu her geçen gün geriye gidiyor. Görüntüde forvette Jun'la yan yana oynuyorlar ama aralarında sanki dağlar var. Birbirlerinden öyle uzak, öyle kopuklar ki rakip defansı dağıtmak için tek çapraz koşu yapmadılar. Ayrıca anlamadığım bir şey var... Hani bundan iki sene önce olaylı Ç.Rize-F.Bahçe maçı vardı. Ali Aydın, Victoria'ya ikinci sarıyı gösterip oyundan ihraç etmemişti... Gürültü patırtı arasında maç tekrar edilmişti de F.Bahçe üç puanı cebine koymuştu ya. İşte o tekrar maçında F.Bahçe yeni transfer ettiği Nobre'yi bal gibi oynatmıştı da şimdi niye Beşiktaş Gökhan ve Bobo'yu (Bu durum diğer takımlar için de geçerli) oynatamıyor? Üstelik o maçın 80 küsur dakikası oynanmış, bu maçın ise daha başlama düdüğü bile ötmemiş. Valla bi bilen varsa beni de bilgilendirsin bi zahmet. Gerçi futbolun başındaki büyüklerimizin yaptıklarının hikmetinden sual olunmaz ya... Benimkisi de iş işte... Kafama takıldı öylesine... İkinci yarı başlar başlamaz bu defa Denizli defansı uykuya dalmasa Beşiktaş'ın beraberliği de kurtaracağı yoktu. Bu gol Beşiktaş'ı biraz olsun kendine getirdi de bastırmaya başladı. Denizli 55'ten itibaren bu kadar geriye çekilmese Koray onlara bir gol daha hediye etmeye hazırdı. Beşiktaş'tan bu kadro yapısıyla iyi bir yemek çıkmayacağı ortadaydı zaten. Üst üste iki yılda yapılan transfer yanlışlarından ancak iyi bir çorba olurdu. Her gelen teknik direktör "Biraz da benim tuzum olsun" deyince de "tadından yenmez" oldu...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.