Mısır halkının basireti
17 Şubat 2012 01:00
Ekonomi güçten düştükçe sıradan vatandaşın ve onların peşinden gelecek neslin iş bulma ve iyi bir hayat standardı tutturma ihtimalleri de azalıyor. Mısır'da istikrarsızlık ve şiddet eğilimi güçleniyor.
Mısır'daki olaylar sürecinde protestocular halkı greve davet ettiler ama sonuç alamadılar. Tam tersine bazı vatandaşlar "memlekete faydamız olsun" diyerek fazla mesai yapmayı tercih ettiler.
Mısır'da 6 yıl oturdum. Yaklaşık 20 senedir de sürekli gidip gelirim. Taşra köylerini ve varoş mahallelerini sık sık gezerim. Sıradan Mısırlı için hayatın ne kadar çetin olduğunu bizzat ve son derece yakından müşahede etmişimdir.
Aile geçindiren, sorumluluk sahibi insanlar gelecekten endişe duyuyorlar. Hakları da var. Mısır ekonomisi gittikçe zayıflıyor. Ekonomi güçten düştükçe sıradan vatandaşın ve onların peşinden gelecek neslin iş bulma ve iyi bir hayat standardı tutturma ihtimalleri de azalıyor. Bir yandan da istikrarsızlık ve şiddet eğilimi güçleniyor.
İŞSİZLİK TAVAN YAPMIŞ
Turizm batmış vaziyette, işsizlik ise tavan yapmış.
Mısır'ın yiyecek ithali, borç ödeme, askeri teçhizat alımı ve hükümetin diğer ihtiyaçları için kullandığı döviz rezervleri Ocak 2011 tarihinden bugüne 34 milyar dolardan 18 milyar dolara düştü.
Bunca ekonomik stres ve istikrarsızlık içinde olmasına rağmen Mısır'ın döviz kuru tuhaf bir şekilde dengeli gözüküyor. İyi bir ekonomist döviz rezervlerinin birçoğunun döviz kurunu istikrarlı tutmak amacıyla harcandığı neticesine varabilir. Çoğu kez, özellikle bu gibi vaziyetlerde hükümetler ülke içinde döviz alım satımını ya durdurur ya da sınırlar. Ulaşan bazı bilgilere göre halihazırda bu durum söz konusu.
DIŞ BORÇ ARTIYOR
Neredeyse her gün enflasyonu önlemek için kuru belli bir seviyeye getirmek ve ithalat fiyatlarını düşük tutmak için döviz piyasasına müdahaleler yapılıyor.
Mısır'ın küçülen döviz rezervlerine ve ekonomisinin diğer yönlerine bakıldığı zaman bu durumun daha ne kadar sürebileceğini düşünmemek elde değil.
Mısır'ın dış borcu 2010'dan günümüze 34 milyar dolardan 40 milyar dolara çıkmış vaziyette. Buna rağmen Mısır Hükümeti halkından da gittikçe daha çok borç alıyor. Bunu geri ödemek zorunda kalacak. Mısır'ın toplam iç ve dış borcu ihtilalden öncekine göre bir hayli artmış durumda.
Biz ekonomistlerin tabiriyle dış borç servisi ayda yaklaşık 4 milyar dolar. Bu miktar hükümetin borçlu olduğu kişilere ödemesi gereken miktar. Zayıflayan bir ekonomiye sahip ülke hükümeti için bu hayli yüksek bir meblağ.
DESTEK SÖZÜ TUTULMADI
Ortalama ticaret açığı, yani ithalat ve ihracat arasındaki fark 2011 yılında 25 milyar dolardı. Bu sene bu miktarın aynı kalması ya da artması bekleniyor.
Diğer ülkelerden birçok destek sözü alındı fakat para beklenildiği ya da ümit edildiği kadar gelmiyor. ABD ve Mısır arasında yakın zamanda çıkan siyasi anlaşmazlıklar, ABD Senatosu'nun Mısır'a yardımı kesmesi, azaltması ya da bundan öte yapılacak yardımlara yasaklar koymasına neden olabilir.
Enteresan bir şekilde tüketici fiyatları bu tür bir vaziyetten beklemeyeceğim şekilde dengeli kaldı. Bu beni hükümetin fiyatları kontrol etme hususunda söylediklerinden daha fazla müdahale ettiği kanısına itiyor.
DEVLETİN PARASI AZALIYOR
Kamu açığı gayri safi milli hasılanın %10'una ya da 23 milyar dolara kadar yükseldi. Hükümet bariz bir şekilde gündelik uygulamalara, güvenliğe ve başka şeylere para harcamaya devam ediyor fakat ekonomi gittikçe zayıflıyor. Yani devlete gelen para gittikçe azalıyor.
Hükümetin artan borç ve açıkları bahsi geçen sübvansiyon ve kontrol mekanizmalarından kaynakladığı söylenebilir. Bu borç ve açıklar hükümet etmenin daha masraflı hale gelmiş olmasından kaynaklanıyor. Askerî Konsey birçok kamu çalışanının maaşını daha ihtilalin başlarında arttırdı. Hükümet güvenliği sağlamak, buğday ve diğer başlıca mahsulleri satın almak ve borçları ödemek gibi birçok nedenden dolayı para harcamaya devam ediyor.
Evet, bazen hükümetler borçlarını ödemek için daha fazla borç alır. Eğer ekonomisi tez zamanda toparlanmazsa bu Mısır ekonomisi için çok fena bir fasit daire haline gelebilir.