Uzun vadeli düşünmenin önemi...
27 Ocak 2012 01:00
Acaba kaçınız kendiniz ve çocuklarınızın iyi bir işe ve eve sahip olması, masanızda yemek olması ve yaşayacak iyi bir hayata ve çevreye sahip olma konularında endişe ettiniz? Tahminimce pek çoğunuz etmiştir.
Ekonomistlerin "indirgeme" dedikleri bir kavram vardır. İktisatçı olduğum doğrudur. Lakin geçmişimde New England eyaleti açıklarında ticari balıkçılık yapmış olmak da var. Ayrıca Boston şehrinin "kabadayı" semtlerinde dağıtıma çıkan kamyonlarda yük de çektim.
Birlikte çalıştığım insanlardan hayata dair çok şey öğrendim; çok fikir aldım.. Bu insanların arasında Nobel ödülü sahipleri, bilim insanları ve "fildişi kule" sakinleri olduğu gibi, çalışkan kamyon şoförleri, balıkçılar, çok akıllı avukatlar, iş adamları, diplomatlar, politikacılar ve daha niceleri de vardı.
Doğrudur, dünyanın en elit beyinlerinden bazı şeyler öğrenebilirsiniz. Lakin hayat dersleri konusunda bazen en sağlam kaynak hayatın iniş-çıkışlarını net görebilenlerdir. Çok genç yaşta öğrendiğim bu derslerden birini takma adı 'Temel Reis' olan emekli bir balıkçıdan almıştım. Onun ve oğlunun (tesisatçı, balıkçı ve genel olarak düzgün bir insan) bize öğrettiği en temel derslerden biri şuydu: 'Pusulanıza güvenin ve sisin sizi aldatmasına müsaade etmeyin. Sis sizi aldatıp başınızı belaya sokabilir.'
GELECEK ENDİŞESİ
Peki tüm bunların indirgeme ve uzun vadeli düşünmekle ne ilgisi var?
Acaba kaçınız kendiniz ve çocuklarınızın iyi bir işe ve eve sahip olması, masanızda yemek olması ve yaşayacak iyi bir hayata ve çevreye sahip olma konularında endişe ettiniz? Tahminimce pek çoğunuz etmiştir. Peki kaçınız torunları için endişe etmiştir?
Tahminimce ilk grup kadar olmasa da, yine bir çoğunuz etmiştir. Acaba kaçınız torunlarınızın çocuklarının hayatı nasıl olacak diye endişeleniyordur? Ya da onların çocuklarının? Ya da torunların torunlarının çocukları için endişelenen var mıdır? Tahminimce daha uzak geleceği düşündükçe sizden sonraki nesillerle kurduğunuz irtibatı giderek kaybediyorsunuz. Diğer bir deyişle, ne kadar uzak geleceği düşünürsek, zihnimiz berraklığını o derece yitiriyor.
Birçok insan için günlük hayat bile yeterince zor. Birlikte çalıştığım ve hayatım boyunca tanıştığım bu tarz insanlar var. Bu insanlar çetin bir hayat yaşadılar. Bu insanların o gün kazanacakları para ve bir sonraki öğünde ne yiyecekleri hariç pek başka bir şey düşünme şansı yoktu. Başka bir grup insan ise 3 ayda bir yatırımcılarına verecekleri raporları düşünüyor. Bazıları yıllık olarak düşünüyor. Bazıları daha da uzak geleceği planlıyor. Mesela birçok anne-baba çocuklarının eğitim parasını ve öldükleri zaman arkalarında onlara bir şeyler bırakabilmiş olmayı düşünüyor. Bu ülkedeki birçok siyasetçi sadece bir sonraki seçimi düşünüyor ve seçim biter bitmez bir sonraki için para toplamaya ve bu konuda kararlar almaya başlıyor. Temsilciler Meclisi'nde olanlar için bu süreç her iki yılda birdir. Başkan için her dört yılda bir. Senatörler için her altı yılda bir.
Politikacıların ve liderlerin çoğu önce ülkesini düşünür. Olması gereken budur. Halk tarafından bir başkasını temsil etmeleri için seçilip tayin edilmiş değiller.
Gelecek belirsizdir. Küresel ısınma gibi potansiyel bazı büyük meseleler hakkında yapılan bilimsel ve diğer çalışmalar da belirsizlik içerir. Belirsizlik, Nobel ödüllü insanlardan balıkçılara kadar birçok kişinin kafasının almayacağı zor bir şey.
Bu büyük meseleleri geleceğe indirgemek çok kolay ve biz Amerikalılar'ın dediği gibi: Kutuyu tekmeleye tekmeleye biraz daha oyalanabiliriz.
Küresel ısınmanın etkileri konusunda kısmi belirsizlik var, mesela ne zaman ve nerede olacak. "Nerede" ve "ne zaman" kavramları önemli.
ÇÖZÜMLER KÜRESEL OLMALI
Küresel ısınma aynı zamanda küresel bir problem. Çözümler de tabi olarak küresel olmak durumunda. Eğer Amerikalılar ve Türkler çevreyi kirlettikleri için veya kullandıkları akaryakıt için vergi ödüyorsa ve çevreyi kirleten diğerleri ödemiyorsa, o zaman Türklerin ve Amerikalıların katlandığı bu yüksek maliyet pek bir işe yaramaz. Çünkü diğer ülkeler atmosfere daha fazla miktarda karbondioksit göndermeye devam eder.
Burada kısa vadeli politikalarla, onlarca yıl ileriye indirgemenin birleştiği bir mesele var. Ayrıca genellikle yerel, bölgesel ve milli meselelerle uğraşan politikacıların büyük, küresel bir konuda karar vermeleri gereken bir durum bu. Ayrıca tüm bunları anlamaya çalışırken bir sürü karmaşık bilim de işin içine giriyor.
1980'li yılların başında içerisinde iklim bilim, meteoroloji, antropoloji, fizik, kimya, biyoloji, psikoloji, siyaset bilim, deniz bilim, ekonomi ve diğer sahalardan uzmanların yer aldığı büyük bir grupla küresel ısınmayla ilgili siyasi seçenekleri belirlemek için genel tabloyu ortaya çıkarmaya çalıştık. Bu tür projeler halen devam ediyor.
TORUNLARIMIZIN HAYAT KALİTESİ
Siyaset, karmaşık bilimsel konular, geleceğe indirgeme eğilimi, belirsizlik ve başka faktörleri bir araya getirdiğimizde netice işte bu oluyor: Küresel kifayetsizlik.
Sonra bir de "Ya öyle ise"ler vardır. Ya olmayan bir problemi çözmek için ağır bir bedel ödüyorsak? Bazıları durumun böyle olduğunu düşünüyor. Ancak, ya az bir şey yapmaya karar verirsek ve bütün bunlar gerçekse, o zaman uzun vadede torunlarımızın torunları çok daha riskli ve düşük kalitede bir hayat yaşarlarsa?
Ya geleceği çok fazla dert ediyor ve şimdi yaşayan insanlara yardım etmek için günümüzdeki işsizlik ve ekonomi problemleriyle yeterince ilgilenmiyorsak? Onlarca yıl sonra meydana gelebilecek bir problemi çözmek için şimdi ne kadar harcama yapmak çok fazla harcamak olur?
Bunlar en iyi küresel liderlerin dikkate alması gereken şeyler.
Küresel problemler konusundaki uzun vadeli perspektif tam anlamıyla bir sis perdesi içinde. İşte burada bizim 'Temel Reis'in söylediğini hatırlamalı: 'Pusulanıza güvenin ve sisin sizi aldatmasına müsaade etmeyin. Sis sizi aldatıp başınızı belaya sokabilir.'
Bu konuda hangi yolu seçeceğiz?