Yemen, bir zamanlar [Latincesiyle] Arabia Felix denilen mutlu ve kısmetli Arabistan ülkesinin büyük bir parçasıydı. Zengin baharat çeşitlerine, ticaret yollarına ve daha nice nimetlere sahip, verimli, yemyeşil bir yer olarak biliniyordu. Roma, Mısır ve diğer medeniyetler Yemen'i bir ganimet olarak görmüşlerdi. Bu denli kıymet atfedilen Yemen, nice imparatorluğun idaresi altına girdi. Osmanlı'nın da "Yemen Vilayeti" idi. Osmanlı hakimiyetinin son bulduğu 1918 yılında "bağımsız" oldu. Sonrasında ülke Kuzey Yemen ve Güney Yemen olarak ikiye bölündü. Aden 1960'ların sonuna kadar İngiliz mandasında kaldı. İngilizler Güney Yemen'i terk ettikten kısa bir süre sonra ülke komünizme geçti. Kuzey ve Güney arasında birçok savaş yapıldı. Daha da kötüsü 1960'larda kuzeyde iç savaş yaşandı. Kuzeyde "asiler" diye tanımlanan grup Nasır yönetimdeki Mısır tarafından destekleniyordu ve önemli miktarda Rus yapımı silahları vardı. "Kralcılar" da Suudiler, Ürdünlüler ve az da olsa diğer Sünni monarşiler tarafından desteklendi. Yemen'de 1990'larda da bir iç savaş oldu ve günümüze kadar birçok ayaklanma yaşandı. Bu savaşlar ve isyanlardan kaynaklanan husumetler hâlâ sürüyor. Yemen'in yaklaşık yüzde 47'si Şii, geri kalanı Sünni'dir. Kuzeyde son dönemde yaşanan Şii Husi isyanları ülkede uzun süredir baş gösteren istikrarsızlığın bir başka misali oldu. Bazıları uzun zaman önce başlayan şiddetli isyanın, uzun yıllardır devam eden adaletsizlik, fakirlik, yolsuzluk, ümitsizlik ve 'Arap Bahar'ını tetikleyen diğer birçok ekonomik ve politik unsurdan kaynaklandığını sanabilir. Ama iş bundan ibaret değil. İran, Yemen'deki Şiiler ile yakından ilgilenmekte. El Kaide'nin mahalli şubesi olan AQAP örgütü Yemen'de gayet güçlü. Kabilecilik insanlar arasındaki farkları keskinleştiriyor. Geçen yılın en kanlı bazı çatışmaları kabileler arasında yaşandı. Yemen büyük ihtimalle dünyada kişi başına en çok hafif silah düşen ülke. Her yer Kalaşnikov, hançer, tabanca, roketatar ve daha ağır silah ve teçhizat kaynıyor. Dahası, aşiretler arasında kan davası meseleleri de var. Dağlık bölge insanının davranışları yüzyıllar öncesinin geleneklerine dayanır. Haysiyet ve şereflerine yönelecek en küçük saldırıyı dahi karşılıksız bırakamazlar. Yemen bu konuda Sicilya ve Afganistan'a benzer. El-Kaide ve kabile çatışmaları bir yana, Yemen için en büyük tehditler, su, gıda, kaçakçılık ve felçli bir devlet olma yoluna sürükleniyor olmasıdır. 1950'lerin başlarında Yemen'in nüfusu 4-5 milyon kadardı. Şimdi 24 milyonun üzerindedir. Son dönemde nüfus her 17 yılda bir katlanıyor. Ülkede akarsu yok. Sadece yağmur yağdığında taşan vadiler var. Yağmur suyu genellikle depolanamıyor ve ziyan ediliyor. Yeraltı suyu sıfırı tüketmiş durumda. Yemen'de suyun başlıca kaynağı yeraltı sularıdır. Suyun yüzde 90'ı tarımda kullanılır, ama bunun da çoğu yiyecek değil, koka gibi uyarıcı bir bitki olan gat yetiştirmek için kullanılır. Su Yemen'de giderek daha pahalı bir hale geliyor, çünkü ülkede birçok bölgeye kamyonla taşınması gerekiyor ve giderek daha derin, bazıları 2000 metreden de fazla, kuyular açılması gerekiyor. Başkent Sana'yı taşımak gerekebilir, zira bölgedeki su tablası her yıl 4-6 metre düşüyor. Yemen'de bazı bölgeler tamamen kurudu ve insanlar buralardan göç etmek zorunda kaldı. Su daha pahalı ve kıt hale geldikçe çiftçiler yiyecekten ziyade daha karlı bitkiler yetiştirmeye çalışıyor ki şimdilik en kârlısı da gat. Arkasından daha kuvvetli uyuşturucular yetiştirilmesi şaşırtıcı olmaz. Arap dünyasındaki en fakir ve dünyadaki en az gelişmiş ülkelerden biri olan Yemen'de yiyecek üretimi azaldıkça, ithalat ihtiyacı artıyor. Ama bunun için para yok. Ülkede gıda fiyatları, özellikle de son isyan sırasında, hızla arttı. Jamaika'nın ünlü bir şarkısı "Aç adam, öfkeli adamdır" der. Gerçekten de, açlık insanlara normalde akla gelmeyecek şeyler yaptırır. Dünya ticaretinin en önemli geçitlerinden biri olan Babü'l Mendep, Yemen kıyıları boyunca uzanır. Somali, Cibuti ve Eritre de karşı kıyıdadır. Babü'l Mendep, ya da "Gözyaşı Kapısı", dünya kargo trafiğinin yüzde 8'inin ve günlük yaklaşık 2-3 milyon varil petrolün geçtiği bir yer. Büyük gemiler ve tankerler için zor bir geçiş noktası. Eğer Hürmüz Boğazı'nda bir problem yaşanırsa ve Suudi Arabistan'ın batısından Babü'l Mendep'ten geçerek Asya'ya petrol sevk etmeyi düşünenler varsa, bir daha düşünsünler. Yemen ve komşuları, özellikle tamamen felçli bir devlet olan Somali arasında, silah, insan, gat dahil çeşitli şeylerin kaçakçılığı yapılıyor. Yemen de felçli bir devlet olabilir. Yemen'i kurtaran çıkar mı? Çıkar ama ülkeyi ancak Yemenliler kurtarabilir. Dağlık bölgeleri, ücra köşeleri ve adaları dahil bu ülkeyi yabancıların idrak dahi etmesi zor. Yabancılar, olumlu katkı yapmak bir yana, kendi menfaatleri ile "yardım" heveslerini karıştırıp, olsa olsa zarar verebilirler.