samdan
camii
hayirli-ramazanlar

BÜROKRATTAN MİLLETVEKİLİ OLUR MU?

A -
A +
7 Haziran seçimlerinde milletvekili olmak için onlarca ve belki de yüzlerce bürokratın istifa etmesi epey şaşırtıcı oldu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu şimdiden kara kara düşünüyor olmalı.
Parti teşkilatının taleplerini mi kollasın, halkın öne çıkardığı adayları ve beklentilerini mi karşılasın yoksa "devleti emanet ettiği" bürokratların mı gönlünü hoş etsin?
Bürokratların bu denli yoğun biçimde milletvekili adayı olmak istemesi hiç hayra alamet değil aslında.
Bu durum devletin büyüdüğüne işaret eder.
Oysa AK Parti, devleti küçülterek ama güçlendirerek demokrasiyi inşa etmeyi hedeflemiş ve bu yolla başarılı olmuş bir parti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın konuşmalarında sivil milletvekillerine vurgu yapması da boşuna değil.
Nitekim Erdoğan'ın da bu kadar çok bürokratın istifa edip milletvekili adayı olmasından duyduğu rahatsızlık basına yansıdı.
Bunu Süleyman Demirel de yapardı. Başarısında sivillere atfettiği önemin rolü büyüktü.  Vali, emniyet müdürü, müsteşar ya da üst düzey bürokrat aday oluyor ve istifa ediyorsa kalplerini kırmaz ama alt sıralara koyardı. Üst sıralara ise halkın beklentilerini karşılayacağına inandığı, kendine yakın gördüğü sivil eşraf, avukat, esnaf ya da bölgenin yetiştirdiği önemli bir ismi aday olarak ön sıralarda gösterirdi.
Halk bürokrattan çekinir, ona saygı duyar ama aday olduğu andan itibaren yaptığı hataları tek tek hatırlar. Bu yüzden başarılı olma şansları çok azdır. Çünkü gözünde o denenmiş biridir zaten. Dahası millet bilir ki bürokrat Meclis'te de bürokrattır. Bir işin olmasına değil olmamasına kafa yorar.
Demirel, Tansu Çiller'i de sivil olduğu için tercih etmişti. Ama Tansu Çiller DYP Genel Başkanı olarak seçimlere girdiğinde hatırlarsanız "A Takımı" diye bir şey keşfetmiş ve bu takımın içini üst düzey bürokratlarla doldurmuştu.
Sonuç hüsran oldu ve Tansu Çiller ile DYP meclis dışında kaldı.
Böyledir bu işler. Vatandaş bünyeye kimin ve neyin uygun olduğunu bilir. Yabancı maddeye karşı da derhal alerjisini gösterir.
On yıllardır adına devlet denen otorite kurumundan çok çekmiş olan vatandaştan bürokrata karşı daha uzun süre pek sempati beklemeyin.
Biz söyleyelim de...
BHH
Kısa adları bu. Bir sivil toplum hareketi. Aklınızdan çeşitli isimler geçebilir.
Misal Birleşik Hayırseverler Hareketi gibi. Ama değil.
Biraz anlatalım.
Tohuma kaçmış ve darbeden umudunu kesmemiş Marksist cilalı cuntacıların öncülüğünde kurulmuş bir hareket bu. Kurucularına bakıldığında seçimlere girdiklerinde toplam oyları 35 bini bulamayacak olan çeşitli komünist ve sosyalist partileri görüyorsunuz.
Evvelden Kemalist olduklarını söylemekten utanırlardı, şimdi alenen bunun borazanlığını yapıyorlar. Zaten artık yoksul kesimleri ve işçi sınıfını hedef kitle olarak seçmekten vazgeçtiler. Gezi'de gördükleri manzara onlara şöyle bir umut aşıladı:
"Bu genç, ateşli burjuva oğlanlarla kızlar pekâlâ bizim kitlesel tabanımız olabilir. En iyisi bunlara ve laik-kemalist ana-babalarına yönelelim."
Geçtiğimiz hafta "laik eğitim" için boykot çağrısı yapmaktaki çıkış noktası da buydu. CHP'ye oy veren orta ve orta üst sınıf burjuvaların yumuşak karnı haline getirilen laiklik meselesinden yola çıkarak kitlesel taban bulmak.
Ama öte yandan bunların pîri olan ve Hürriyet'in "Marksist iktisat hocası" diye cilaladığı Korkut Boratav ise BHH'nın ana çerçevesini şu cümlelerle anlatıyor.
"Paylaşımcılık, ihtiyaca göre dağıtım, kamuculuk, aydınlanmacılık. Bunların heyet-i umumiyesi komünizmdir. Bunların hepsi Türkiye toplumunun bünyesinde bu değerlerin kendiliğinden yerleşmiş olduğunu gösteriyor."
Demek ki muhtaç olduğumuz kudretin saklı olduğu damarlarımızdaki asil kanda meğer komünizm mevcutmuş. O vakit her şey ortak demektir.
Bu kadar bilgiyi edindikten sonra BHH'nın Birleşik Hıyarlar Hareketi olduğunu düşünmüş olabilirsiniz. Haksız da sayılmazsınız.
Adları Birleşik Haziran Hareketi.
Elhak Haziran ayının sevilen sebzesi ile rabıta kurulabilir aralarında.
Bu birleşik Çengelköy mahsullerinin sosyalizm adı altında vazgeçemedikleri Kemalist Baasçı köhne zihniyetleri tarihin çöplüğüne gitmeden önce bir not düşeyim dedim.
Çıkarmayı planladıkları kaos için de şimdiden geçmiş olsun demeyi vazife bilirim.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.