samdan
camii
hayirli-ramazanlar

CHP'DEKİ CEMAAT KÖSTEBEKLERİ VE FUAT AVNİ

A -
A +

Fuat Avni namlı Emre Uslu ile Umut Oran-Akif Hamza Çebi muhabbetlerinin deşifre olması CHP-Cemaat arasındaki kirli ittifakı gözler önüne serdi.

Mesele tek kelimeyle korkunç.

Son olarak Sümeyye Erdoğan'a suikast plânını seri katil soğukkanlılığıyla konuşmaları daha da çarpıcı.

Umut Oran ile Akif Hamza Çebi Cemaatçi mi değil mi bilmeyiz ama CHP'deki cemaatçiler uzun süredir konuşulmakta zaten.

"Mesela Faik Tunay gibi bir yobazı getirdiler. Muhammed Çakmak var. Bunlar Cemaat'in adamları. Erdoğan Toprak vak'ası var. Alevi Tuncelili. Cemaat yayınlarının, Abant toplantılarının baş konuğu. Gürsel Tekin vak'ası var. Yalçın Küçük bunun için cemaatçidir dedi, tekzip etmedi. CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli var. Ben Atatürk ilkelerinin bekçisi olmak zorunda değilim diyebildi. Bir Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu var. Bir taraftan da Sezgin Tanrıkulu. CHP'ye sadece İstanbul'da yüzde 12 oy kaybettirdi. Kendi köyünde oy alamadı."(1)

CHP'nin rotasını Cemaatçi Taha Akyol'lar, Gül'ler, Ekmel'ler belirliyor ise, burada büyük sorun vardır.(2)

Sonuncusu de pek enteresan.

AKP'ye karşı yeni bir strateji geliştiriliyor. Bunun ortasında Abdullah Gül koordinatör olacak, CHP olacak, destekçisi de cemaat olacak.(3)

Du bakali...

KÜBALILAR NASIL TÜRKLERDEN DAHA ZENGİN OLDU?
Bazı solcu ve ulusalcı gazetelerde çıkmıştı haber. Sosyal medyayı etkin olarak kullandıkları için, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Latin Amerika seyahati çerçevesinde Küba'ya da gidince yeniden ısıtıp hızlı biçimde dolaşıma soktular.

Haber şu:
"Küba, Türkiye'den zengin. Küba'nın kişi başına düşen milli geliri 18 bin 800 dolar. Küba böylece Türkiye dâhil birçok gelişmekte olan kapitalist ülkeyi geride bıraktı. AKP hükümetinin çok övündüğü ekonomik başarı, Küba ile karşılaştırıldığında başarısızlığa dönüştü."

Allah Allah dedik.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ekonomist Cemil Ertem de aynı seyahatte olduğu için dönüşte ona Küba izlenimlerini ve bu "kişi başına düşen milli gelir" hikâyesini sordum. Gülerek "Tam üstüne bastın" dedi ve Küba ziyareti sırasında yaşanan ilginç bir anekdotu aktardı. Heyetler arası görüşmeler başlamadan önce Kübalı yetkililerle yapılan bir sohbet esnasında laf Küba'nın kişi başına düşen milli gelirine gelmiş. Onlar da 18 bin 800 dolar demişler. Bizim heyettekiler ister istemez gülümsemişler. Yoksulluk içinde ve virane haldeki bir ülkede "Bu gelirin kaynağı ne olabilir?" diye merak etmişler ve lisan-ı münasiple de sormuşlar hâliyle.

Onlar da anlatmış ciddi ciddi.

Küba'da kişi başına düşen milli gelir şöyle hesaplanıyormuş meğer:

a)Bireyin yıllık kazancı

b)Devletin her aileye verdiği aylık 5 kilo pirinç ve iki kilo etin nakdi karşılığı

c)Ücretsiz sağlık ve eğitim hizmetlerinin nakdi karşılığı

d)Yol, su ve elektrik, çöp toplama, onarım gibi altyapı hizmetlerinin kişi başına düşen nakdi karşılığı

e)Sabit parayla satın alma paritesi

Tüm bu kalemler birleştiriliyor ve böylece Küba'da kişi başına düşen millî gelir bulunmuş oluyor: 18 bin 800 dolar.

Tam bizim Kemalist-Marksist iktisat profesörlerinin ağzına layık, kıyak bir hesaplama biçimi.
Şimdi aynı tarz hesaplamanın Türkiye için de yapıldığını düşünün.

Zaten satın alma paritesine göre kişi başına düşen millî gelirimiz 19 bin doların üstünde. Buna engellilere ve yaşlılara sağlık ve bakım hizmetlerini, bağlanan aylık gelirleri, ücretsiz eğitim ve sağlığı, Küba'nın yatırımlarıyla karşılaştırılamayacak cesametteki otoban, yüzlerce kilometrelik tünel, tüp geçit, köprü, raylı sistem, havalimanları, YHT, Marmaray ve metro gibi yatırımları eklediğinizde ortaya çıkacak sonuç az çok tahmin edilebilir nitelikte.

Bu durumda kişi başına millî gelirde Norveç'in ardından dünya dördüncüsü oluruz herhâlde.
Küba palavrasını yayanların amacı belli.

AK Parti'den nefret ettikleri için Türkiye'nin hayallerinde bile olsa batması en büyük arzuları. Bu sebeple hayran oldukları Küba ile Türkiye karşılaştırması yapmayı çok seviyorlar. Cebi biraz dolu olanları da Küba'ya gidip aylık maaşı 5-20 dolar arasında değişen ve geceleri turistlere hizmet veren doktor ve hemşirelerle âlemlere aktıktan sonra Türkiye'de ballandırarak "Küba'nın sağlık sistemi de müthiş. Ne çok doktor ve hemşire var" diye konuşuyorlar.
Sağlık mühim. Akıl sağlığı da.
.....
(1)Mehmet Faraç
(2)Soner Yalçın
(3)Doğu Perinçek

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.