Evyap’a yine FETÖ kumpası mı?

A -
A +
Cuma akşamı saat 20.00 civarında komşularımızdan bir hanımefendinin evimize gelmesiyle haberdar olduk. Neredeyse ağlamaklıydı ve biz “Eyvah ne oldu acaba” endişesiyle bakarken “Fuat abi Evyap okullarına FETÖ’den el konulmuş. Kızım ağlıyor öğrencileri çeşitli okullara dağıtacaklarmış” dedi.
Korkmamasını, okulun el konulursa devlete geçeceğini ve hiçbir çocuğun sokak ortasında bırakılmasının mümkün olmadığını söyleyip komşumuzu eşimle birlikte teselli etmeye çalıştık. Tam o sırada aynı şirkette çalıştığım bir dostum aradı. Olayı duymuş, “Okula gidiyorum, bir sürü polis, maliyeci ve millî eğitim yetkilisi gelmiş. Veliler toplanmış” diye haber verdi. Onun da çocukları aynı okulda öğrenim görüyordu.
Bu arada Anadolu Ajansı’nın geçtiği haber pek çok internet sitesinde yayınlanmıştı.
Haberde “Millî Eğitim Bakanlığınca, Fetullahçı Terör  Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında İstanbul'da Özel Mürüvvet Evyap okullarına bağlı 5 okulun kapatıldığı” belirtiliyordu.
Sonunda dayanamadım Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin’i aradım. Komşularımın ve dostlarımın endişelerini aktardım. Kendisi bana “Kimsenin korkmasına ve endişelenmesine gerek yok. Bu kuruma bağlı 5 okula FETÖ/PDY kapsamında el konuldu. Okullar devlete geçecek ve öğrenim pazartesi gününden itibaren olduğu gibi devam edecek” dedi.
Onun söylediklerini aktardım. En azından rahatlamaları ve diğer velileri de panikten kurtarmaları için.
Ama ilginçtir bu sırada velilerin telefonlarındaki WhatsApp mesajlarına okul yönetiminin avukatı Ayfer Bayer’in sözleri düşmüştü. Bayer endişelenecek bir şey olmadığını, meselenin bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını söylüyordu.
Dediği gibi de çıktı. Okula saat 19.00 itibariyle gelen görevliler iki saati aşkın bir süre sonra, 21.15’te gittiler. Giderken de bir tutanak bıraktılar.
Tutanakta “Görevlendirme makamının bildirmesi üzerine” Maliye Bakanlığı, Millî Eğitim Müdürlüğü, Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü, Millî Emlak ve Mal Müdürlüğü personelleriyle birlikte saat 19.00 civarında Sarıyer Maden Mahallesindeki Evyap Okulları merkezine gidildiği belirtiliyor ve aynen şöyle deniyordu:
“Merkeze bağlı beş okul, bu personel ve okul genel müdürü ile birlikte gezilmiş ve beraberinde tekrar görevlendirme makamının ilettiği bilgi dâhilinde belirtilen adreste hiçbir zarar ve ziyana neden olunmadan ve herhangi bir taşınır taşınmaz, evrak, bilgisayar vb. eşyaya el konulmadan ve dokunulmadan ilk gidildiği şekliyle olduğu gibi bırakılarak saat 21.15’te adres terk edilmiştir.”
Evet, bunca gürültü ve yaşanan gerginlik yüzünden aileler perişan olmuş, ne yapacaklarını şaşırmış ama “Görevlendirme makamı”nın verdiği bilgi dâhilinde FETÖ soruşturması kapsamında gidilen yerden yine “Görevlendirme makamı”nın bilgisi dâhilinde çıkılmıştı.
Ardından okul yönetiminin avukatı Ayfer Bayer yazılı bir açıklama yayınlayarak kurumlarının birtakım illegal oluşumlarla irtibatlı olmadığını, söz konusu durumun bir maddi hatadan kaynaklandığını ve gelenlerin yine “Görevlendirme makamı”nın talimatı ile okuldan ayrıldıklarını bildirdi. Bu açıklamanın ardından aileler rahatladılar ve evlerine döndüler.
İyi güzel de tüm bunlar neden oldu? Tuhaf ve şüpheli bir durum yok mu ortada?
Sonunda gecenin bir saatinde rahatsız etmemek için  “Tespit tutanağı” ile Okulun açıklamasını Müsteşar Yusuf Tekin’e mesaj olarak gönderdim. Bir cevap gelmedi kendisinden.
İnsanın aklına tek ihtimal geliyor?
FETÖ!
Nedenini Evyap’ın geçmişinde aramak gerek. FETÖ’nün bu kurumun üzerine nasıl bir kâbus gibi çöktüğünü ve ne tür kumpaslar kurduğunu bilmezseniz işin gerçek rengi anlaşılmıyor.
Ailenin içine girerek damat olan ve FETÖ’den tutuklanan eski AK Parti milletvekili İlhan İşbilen sizlere bir şeyler hatırlatıyor olmalı.
İlhan İşbilen, Evyap grubunun servetine göz diken örgüt tarafından ailenin 60 yaşında ve bekâr olan kızı Nebahat Evyap ile evlendirilmişti. Şirketler 80 yaşındaki ağabey Ahmet Fehmi Evyap tarafından yönetilmekteydi. Geneleksel değerlere bağlı dindar, muhafazakâr bir aileydi ve kendilerini hayır işlerine adamışlardı.
İlhan İşbilen aileye damat girdikten sonra tezgâhlar, komplolar birbirini kovaladı. Her yol denendi ama bir tesadüf eseri “normal” ve FETÖ’cü olmayan bir vergi müfettişinin sayesinde başaramadılar. Bu olayı, tüm yönleriyle Akit gazetesi yazarı rahmetli Hasan Karakaya yazmıştı. Herkesin okumasını tavsiye ederim. (*)
Evet, İlhan İşbilen ile birlikte Evyap ailesi de bir damat sendromu yaşamıştı. Tıpkı Kadir Topbaş ve Bülent Arınç gibi. Ama Evyap ailesi darbe girişiminden çok önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a gidip başlarına gelenleri anlatmışlardı.
Peki, her şey yolundayken ne olmuştu? İşte akla gelen ihtimal, bunun yine bir FETÖ kumpası olduğu yolunda. Çünkü FETÖ öyle tezgâhlar düzenliyor ki hakkında geçmişe dayalı bu şekilde izler olan ama kendilerine ram olmayan kişi ya da kurumları zan altında bırakacak yeni operasyonlar düzenleyebiliyor.
İşte bu yüzden bu “görevlendirme”nin iyice sorgulanması gerektiği kanısındayım. Hem de dibine kadar.
.....
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.