Mahalle baskısıyla tahminini saklayan şirket

A -
A +
Yıllardır seçim sonuçlarını en isabetli tahmin eden Andy-Ar'ın Başkanı Faruk Acar, seçimden bir gün önce, ben dâhil kendisinde mevcut telefon numaralarına en son tahminini göndermiş, AK Parti'nin yüzde 43,7 oy alacağını ve 272 ile 277 arasında milletvekili çıkaracağını yazmıştı.
Doğrusu hepimiz inandık kendisine. Ama 1 Kasım seçim sonuçları malum; tüm şirketler çuvalladı. Faruk Acar bu hata ve yanılgı için önce özür diledi ekranlardan, iki gün sonra da aşağıdaki açıklamayı yaptı:

"Anketlerde yüzde 49.69'u gördük. Açıklamadık. Burada bir mahalle baskısından bahsedebiliriz. 'Yüzde 43,7 ve tek başına iktidar' dediğimde bile bana gelen mesajları göstersem herkes şoka uğrar."

Faruk Acar'ı tanırım ve işini yapmaktaki ciddiyetini de bilirim ama bu açıklaması beni müthiş hayal kırıklığına uğrattı. Böyle bir tavrın mesleki etik ve ciddiyetle bağdaşır bir yanının bulunmadığı açık.

Belki hatırlar, geçen seçimden önce onu TV Net'teki Kum Saati adlı programımıza davet etmek için aramıştım. O gün Markar Esayan ya da Okay Gönensin; ikisinden biri yoktu. Bana "Üstad, şimdi ben gelmeyeyim, çünkü bulduğum sonuçlar sizinkileri hiç memnun etmez, zaten üzerimde baskı var" dedi.

Ama Faruk Acar, AK Parti'lilerin "mahalle baskısı"na rağmen tahminlerini çatır çatır açıkladı.
Oysa şimdi "Yüzde 49,69'u buldum ama mahalle baskısından açıklayamadım" diyor.

Tamam, hakikaten azgın, çığırtkan ve kepazelikte sınır tanımayan bir mahalle bu. Ama yine de bir araştırma şirketi eğer baskı altında kalıp tahminini daha alt seviyede revize ediyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir. Zaten aradaki korkunç yanılma payı ile büyük bir darbe alındı, şimdi bu açıklamayla iyice dibe vuruldu. Yazık.

2011 seçimleri öncesinde mahalle baskısıyla ilgili yaşanmış bir olay geldi aklıma. Hani AK Parti'nin bugünkü gibi patlayıp yüzde 49,7 oy aldığı seçimler.

Seçimden dört ya da beş gün öncesiydi. Cem tv'de Sonar araştırma şirketinin sahibi Hakan Bayrakçı'ya rastladım. Bir moderatör hanımın sorularına cevap veriyordu. Merakla dinlemeye başladım. Ve sıra seçim sonuçlarıyla ilgili tahminlere gelince Hakan Bayrakçı bulduğu sonucun yüzde 49 ile AK Parti iktidarı olduğunu açıkladı. O anda kıyamet koptu. Cem tv izleyicileri neredeyse televizyonu basacaklardı. Moderatör hanım alı al, moru mor, gelen küfür ve hakaret dolu mesajlarla baş etmeye çalışıyor, ne diyeceğini bilemez hâlde "Seyircilerimiz Hakan bey emin mi diye soruyorlar" diyordu. Hakan Bayrakçı ise o sakin ifadesiyle "Ben araştırmacıyım. Emin olmadığım sonucu açıklamam. Bana hakaret edenler seçimden sonra çok utanacaklar" demekteydi. Tehditler devam etmiş ama Bayrakçı geri adım atmamış, bir ara "isterseniz yayını bırakayım" bile demişti. Kendisinin hayal satmadığını, gerçeği söylediğini belirtiyordu sık sık.

İşte böyle sevgili Faruk Acar. Hakan Bayrakçı da bu seçimde fena yanıldı ama ben şuna inanıyorum. Eğer, Hakan Bayrakçı senin bulduğun sonuca ulaşsaydı kendi mahallesinin baskısına hiç aldırmaz açıklardı.

Bu önemli bir fark.

Gülen örgütü MHP'yi parçalayacak mı?

Tuhaf gelişmeler oluyor.

1 Kasım sonuçlarının üzerinden 24 saat geçmeden, partisinden ihraç edilen Sinan Oğan dava açtığı mahkemenin "ani" bir kararıyla MHP'ye geri döndü.

Hayırdır dedik. Nasıl bir zamanlamadır bu, hayret!

Cemaat'in eskiden önde gelen mensuplarından bir dostumuz, Sinan Oğan'ın şakirt olduğunu, verilen yargı kararına da bu gözle bakmam gerektiğini söyledi bana. Yargı deyince akla doğal olarak cemaatçi yargı mensupları geliyor. 

Sinan Oğan'ı kişilik olarak tehlikeli bulurum. Twitter'da, söylediğim bir lafı alıp, çarpıtarak tüm MHP'lileri üzerime kışkırtmıştı. Anladım ki niteliği bu. Derhal hesabı kesip blokladım.

Bu yüzden Sinan Oğan deyince durup düşünürüm. Tabii onun üzerine hesap yapanlar varsa daha şimdiden kolları sıvamışlardır bile, o ayrı. İktidara karşı sokağa dökülmüş ve kışkırtılmış ülkücüler, Cemaat'in ağzının suyunu akıtan bir proje olsa gerek.

Gülen örgütünün ikinci atağı Nazlı Ilıcak mahreçli. Ilıcak, Meral Akşener'e "Bence, hiç tereddüt etmesin çıksın ortaya. Çok büyük bir taraftar kitlesi toplayacağına eminim. Meral Akşener, MHP'yi merkeze taşıyacak bir liderdir" diye çağrıda bulundu.

Bir şeyler dönüyor ama ne? FETÖ MHP'yi ele mi geçirmek istiyor? Ellerinde MHP'li önde gelen isimleri hedef alan pek çok "belge" olduğu söyleniyor misal.

Bu arada Meral Akşener'e bir hatırlatma. Nazlı Ilıcak'ın tarihte destek verdiği liderlerin akıbetine ve kendisinin onlarla ilişkisine bir baksın. Faydası olur diye söylüyorum.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.