Gazetemizin 2 Ocak 2018 tarihli nüshasında yayınlanan yazımda “Kur’ân-ı kerimi değiştiren dinini değiştirmez mi?” başlığı vardı. Fetullahçıların, Timaş yayınlarından çıkardığı ve dağıtımı yine aynı firma tarafından hem Türkiye hem de tüm Müslüman ülkelere yapılan Kur’ân-ı kerimde ne tür oynamalar yaptıklarına dair veriler madde madde sıralanmıştı. Bu bilgileri bana aktaran da İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. Mehmet Hakan Sağlam’dı.
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/599967.aspx Bu yazıya Timaş yayınlarından bir yanıt geldi. Kendileri gerçi tekzip diyor ve yayınlamadığımız takdirde maddi ve manevi hakları için hukuk yoluna başvuracaklarını belirtiyor ama bu açıklamayı sadece cevap hakkına duyduğumuz saygı nedeniyle yayınladığımızı belirtelim.
Açıklamada öncelikle 2000-2006 yılları arasında yayınlanan ve Hattat Hasan Alioğlu tarafından hazırlanan Kur’ân-ı kerim nüshalarında kesinlikle belirtilen tahrifat ve değişikliklerin olmadığı belirtildikten sonra şöyle deniyor:
“Açıklama yazımıza ek olarak ileteceğimiz fotoğraflardan görüleceği üzere, yaptığımız baskılarda surelerin sıralamasında veya ayetlerin yerlerinde bir değişiklik yoktur. Görünen o ki baskı cilt üretimi esnasında bir nüshanın iki formasında katlama ve harman işlemi sırasında matbaadan kaynaklanan bir hata olmuştur. 2000 yılından 2006 yılına kadar piyasaya dağılan Kur’ân-ı kerim nüshaları hakkında şimdiye kadar böyle bir sorun sebebiyle kurumumuza başvuran bir okur olmadığı gibi sunacağımız görseller bahsedilen hatanın sadece fire olarak anılan hatalı üretilmiş nüshalara mahsus olduğunu açıkça göstermektedir.”
Kısaca bu durumu baskıda yapılan bir HATA olarak niteleyen yayınevi, ellerindeki “sağlam” nüshaların görselleriyle açıklamalarını yan yana koyarak bu yanıtı göndermiş:
1-Hud Suresi, zaten Kur’ân-ı kerimin tertip edildiği günden bu yana Yusuf Suresi’nden önce gelmektedir. Söz konusu baskıda bu açıdan bir hata yoktur. Nahl Suresi ise 42. ayete kadar değil suresinin tamamını kapsar şekilde 168. ayete kadar yazılmıştır ve 270. sayfada değil 280. sayfada sonlanmaktadır.
2-223. sayfa zaten tüm nüshalarda Hud Suresi’nin 20-28. ayetlerini kapsar. Yazıda kasıtlı bir durum varmış gibi yansıtılmaya çalışılan sayfa diğer Kur’ân-ı kerim nüshalarıyla aynı ayetleri kapsamaktadır.
223. sayfa Hud suresi 28. ayet sonu
3-26. sayfadan 234. sayfaya kadar olan kısımda tekrar devreye girdiği ifade edilen Hud Suresi’nin tertipteki yeri zaten burasıdır. Diğer nüshalardan da görüleceği üzere bu sayfalarda Hud Suresi’nin devam etmesinde bir problem yoktur.
4-Elimizdeki nüshalarda Yusuf Suresi’nin de İsra Suresi’nin de tamamı olması gereken yerlerdedir. Eğer hatayı fark eden kişi olarak ifade edilen Dr. Mehmet Hakan Sağlam’ın elindeki nüshada surenin yarım kalması ve başka bir sayfada yeniden başlaması gibi bir durum söz konusu ise bu sadece ve sadece yukarıda bahsettiğimiz ters forma katlama problemiyle ilgilidir.
5-Elimizdeki nüshaların hiçbirinde İsra Suresi’nin başlığı yazılmadan surenin bir kısmının verilmesi gibi bir durum söz konusu değildir.
6-İsra Suresi’nin tamamı yapılan baskıda mevcuttur.
7-Nahl Suresi, son ayeti olan 168. ayete kadar tüm metin olarak mevcuttur.
Nahl suresi 168. ayet sure sonu - 280. sayfa
Bu cevabın devamında yine aynı şekilde bunun münferit bir üretim hatası olabileceğini belirterek tarafımızdan kasıtlı bir tahrifat olarak gösterildiğini ileri sürüyor Timaş yetkilileri.
“İlgili kişiler ellerindeki nüshalarda böyle bir hata olduğunu fark ettiklerinde kurumumuzla irtibata geçmiş olsalardı kendilerine gerekli açıklama yapılabilirdi. Yayınevimize izafe edilmeye çalışılan Kur’ân-ı kerimde tahrifat yapma düşüncesi, akıl ve izan çerçevesinde izahı olmayacak bir durumdur.”
DR. MEHMET HAKAN SAĞLAM’IN GÖNDERDİĞİ GÖRSELLER
Bu arada Timaş’ın cevabi yazısını gönderdiğim Dr. Mehmet Hakan Sağlam, Fetullahçılar söz konusu olduğunda hiçbir olgunun bir “hata” ya da “yanlışlık” olarak tanımlanamayacağını belirterek Timaş’ın bu konuda kendi durumunu sorgulamasında fayda olduğunu ifade etti. Dr. Mehmet Hakan Sağlam da elindeki görsellerden bir kısmını bizimle paylaştı.
FUAT UĞUR'UN DİĞER YAZILARI İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKLERE TIKLAYIN: