Dedeleri Kafkasya'dan Çar'ın zulmünden, soykırımından kaçarak bu topraklara gelip sığınmış ve yurt edinmiş bir Adige (Çerkes) olarak Suriyeli mültecilere varsa bir hakkım, helal ediyorum. O coğrafyadan gelen Çeçen, Karaçay, Abhaz, Dağıstan, Oset, Lezgi milletlerinin çocuklarının da aynı duyarlılıkta olduğunu biliyorum.
Bu topraklar sadece Çerkeslere ve Kafkasyalı milletlere değil, Özbeklere, Afganlara, Tacik, Kırım Türkü, Pomaklara, Mesket Türklerine ve Boşnaklara, Gürcülere, Arnavutlara, Saddam zulmünden kaçan Kürtlere, Todor Jivkov'un sözde sosyalist rejiminin ırkçı baskılarından kaçan Bulgaristan Türklerine de yurt oldu.
Daha eskilere gidelim, İspanyol (Kastilyalı) zulmünden kurtulmak isteyen yüz binlerce Endülüs Yahudisine (Sefarad) de Osmanlı kucak açtı.
Ne ilginçtir ki bu toprakları bizlerden ve Türklerden de önce yurt edinmiş Ermenileri süren, Nazi zulmünden kaçan Yahudileri Marmara'nın ve Karadeniz'in soğuk sularına gömen, Trakya Yahudilerine pogrom uygulayan, Stalin zulmünden kaçan Azerileri Rusya'ya, o vahşete ve ölüme geri gönderen İttihatçı CHP zihniyeti bugün de Suriyelileri hedef almış durumda.
CHP ve MHP'nin Suriyeli mültecileri ülkeden atmaya yönelik yürüttüğü ahlak dışı propaganda faaliyeti Almanya'da ortaya çıkan ırkçı PEGIDA hareketiyle büyük benzerlik gösteriyor.
Pegida'nın açılımı "Batı'nın İslamlaşmasına Karşı Yurtsever Avrupalılar Hareketi" biliyorsunuz. CHP'nin Suriyeli mültecilere yaklaşımında da İslam karşıtı ve mezhepçi bir bakış var. Biliyoruz ki CHP ve Kılıçdaroğlu sığınmacılar Nusayriler ve Aleviler olsaydı "Başımızın üstünde yeri var" diyecek ve Türklerin yardımseverliğinden, misafirperverliğinden dem vuracaktı.
Edirne Valisi'nin 12 Eylül'e astral seyahati
Edirne Valisi Dursun Ali Şahin'i ikinci kez konuk ediyorum bu sütunlarda. İlki, İsrail askerlerinin vahşice Mescid-i Aksa'ya girişlerine tepki göstererek restorasyonu bitmekte olan Edirne Büyük Sinagogunun ibadet mekânı olarak kullanılması için Yahudi cemaatinin başvurusunu geri çevirmesi nedeniyleydi.
Herkesi şaşırtan "Mescid- i Aksa'yı basan eşkıya kılıklı insanlar Müslümanları katlederken, biz de onların sinagoglarını yapıyoruz. İçimde büyük bir kinle söylüyorum bunu. Biz de onların mezarlıklarının etrafını temizliyor, projelerini kurula gönderiyoruz" sözleriyle tanıdık onu.
1930'lu yıllarda Trakya'daki ve Edirne'deki 30 bin Yahudi'ye uygulanan pogromun(*) sorumlusu CHP iktidarının bugünkü temsilcileri de Edirne Valisi'ni kınamışlardı. Ne acıklı değil mi? Oysa o Büyük Sinagog bizzat Sultan Abdülhamid'in destekleriyle büyük Edirne yangınında yanan sinagogların yerine yapılmıştı.
Allah'tan Vali'nin bu kontrolsüz sözlerine müdahale edilmiş, restorasyonu biten o sinagog dünyanın pek çok ülkesine yapılan canlı yayınla, büyük bir katılımla, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın da iştirakiyle açılmış, ibadet yeri olarak da kullanılabileceği belirtilmişti.
Vali Durmuş Ali Şahin şimdi de usta Şair Can Yücel'in şiirlerinden oluşan Can adlı oyunu yasaklamış. Üstelik oyunun metnini öncesinden istemişler. Bakmışlar ki "uygun" değil, yasaklamış.
12 Eylül dönemini epeydir unutmuştuk. Ama Vali'yi 12 Eylül'e yaptığı astral seyahatlerden birinin uyandırması gerek. Anlaşılan yasaklarla başı hayli hoş. Ama bence asansör ve çaya tek şeker yasağı ile idare etsin.
.....
(*) Pogrom: Dinsel, etnik veya siyasi nedenlerle bir gruba karşı yapılan ve kundaklama, tecavüz ve saldırı içeren şiddet hareketlerine verilen ad.
Kentsel dönüşüm ve CHP'li belediyeler
Kentsel dönüşüm sayesinde İstanbul âdeta yenileniyor. Bu durum hem vatandaşların evinin değerini artırıyor, hem de müteahhitlere iş imkânı sağlıyor. İstihdama katkısı ise büyük malum.
Sürecin bazı aşamalarındaki prosedürler ise belediyelerce yürütülüyor. Ancak CHP'li belediyeler bu işlemlerde öylesine ağırdan alıyorlar ki vatandaşı canından bezdiriyorlar. "Müteahhit evimizi yıkıp yeniden yapacak" diye evinden çıkan ve kiraya taşınan vatandaş, CHP'li belediyelerin işleri uzatması sonucu kira yardımı alamıyor ve boşu boşuna aylarca kendi cebinden kira ödüyor. Müteahhit desen zaman ve para kaybediyor.
CHP'li belediyelerin bu engellemelerinin sebebinin siyasi olduğunu anlamak zor değil. Bazıları da CHP'ye az oy çıkan yerlerde kentsel dönüşümü engelleyebiliyor.
Hükümetin, belediye bürokrasisini ortadan kaldıracak önlem alıp acilen bu işe el atması lazım. Vatandaş perişan.