Bioritminize dikkat!

A -
A +

Doğum tarihinizi söylüyorsunuz karşınıza bir grafik çıkıyor. Sahip olduğunuz düşünsel, zihinsel ve duygusal güçlerin seviyeleri yansıyor ekrana. "Belli periyotlar içerisinde hangi gün nasıl bir durumda olacağınızı gösteren grafiğe göre hareket ederseniz potansiyelinizi en verimli biçimde kullanmış olursunuz" diyor Azeri kökenli uzman Valide Cemaloğlu. Her ne kadar "artık bu konularda konuşmak istemiyorum, kadınları oyalıyorlar" desem de ben de oyalanıyorum ve konu dönüp dolaşıp kiloya, güzelliğe geliyor. Her gün sunduğum canlı yayında ülkemizin içinde bulunduğu durum, aile ve evlilik kavramlarının aldığı yaralar, toplumsal şiddet, işsizlik ve sonuçları... gibi çok önemli başlıklar tartışılıyor. Ama bütün bu konular arasında bana enteresan geleni 'iki gözü iki çeşme ağlayan' misafirlerimin bile saçımla, başımla , kıyafetimle ilgilenmeleri. Yani kadınlar ne kadar dertli olsalar da 'güzellik' baskısından kurtulamıyorlar. Eee, ben de bir kadın olduğuma göre bundan payımı alıyorum tabii. Bir 'Estetik ve Terapi' merkezine gittiğimi söylemek için ne cümleler kurdum, kaç dereden su getirdim görüyorsunuz. Zayıflamaya başladım bile! Florya'daki Dr. Nuran Estetik ve Terapi Merkezi'nde cilt bakımından, karboksi terapiyle bölgesel zayıflamaya, epilasyona kadar tüm yeni teknikler uzmanları tarafından gerçekleştiriliyor... (Son zamanlarda zayıfladınız diyenlere gerçeği itiraf ediyorum karboksi terapi uygulamasına başladım. İlerde bu konuda da bir yazı yazarım belki) Ama benim size anlatmak istediğim bu uygulamalar değil. Bu merkezde herhangi bir operasyon yaptırmadan önce Valide hanımı görmeniz gerekiyor. Benim de sizinle paylaşmak istediğim onun uzmanlık alanı ve çalışmaları. Valide Cemaloğlu Azerbaycan ve Rusya'da meteoroloji mühendisliği ve kozmetoloji okumuş. Bakü'de Kardiyoloji sanatoryumunda biyo-iklim laboratuvar müdürlüğü yapmış, Azerbaycan Devlet Bilimler Akademisi'nde öğretim üyesi, Azerbaycan Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava ve Uzay Araştırmaları şubesinde baş mühendis olarak çalışmış. Destekleyici tıp ve akupunktur sertifikalarına da sahip olan Cemaloğlu 'İklim ve hava şartlarının insan sağlığına etkileri' konusunda Sibirya, Ukrayna ve Moskova'da seminerlere katılmış. 'Bütün bunlarla estetik merkezinin ne ilgisi var?' demeyin. (Ben de demiştim aslında) Daha önceleri duyduğum, ama Valide Cemaloğlu aracılığıyla detaylı bilgiye sahip olduğum 'Bioritm' konusu onu bu merkeze getirmiş, beni de bu yazıyı yazmaya... Alman ve Fransız ihtilâllerinin sırrı... 'Bioritm' Grek kökenli bir kelime. 'bios' hayat, 'rhythmos' düzenli ve ölçülebilen hareket anlamına geliyor. Evrende sürekli bir ritm söz konusu. Gece ve gündüzün, uykunun, insanların hayvanların, tüm canlıların bir ritmi var. Araştırmalar toplumların hayatında da ritm ve devrelerin olduğunu gösteriyor. Mesela Kanada'da kar tavşanlarının bolluğu 9-10 yılda bir olurken, bir zamanların korkunç hastalığı vebanın da 4 yılda bir yayıldığı belirlenmiş. Dahası da var. Alman ve Fransız ihtilâlleri arasında 129 yıl var. Hitler ile Fransız ihtilâlini gerçekleştiren Napolyon'un iktidara gelmeleri arasında 129 yıl. Hitler'in intihar etmesi ve Napolyon'un esir edilmelerinin arasında da! Batılı istatistiklere göre cinayetlerin çoğu temmuz ve ağustos aylarının hafta sonlarında işlenmekte. Hırsızlıklar aralık, ocak ve şubat aylarında cumartesi geceleri yapılmaktadır. Mayıs aylarında suç işleme oranı en aza inerken, haziran ayında da evlenmeler ve hastaneye yatma oranları doruk seviyeye çıkmaktadır. Yani belli periyotlardan, devrelerden söz etmek mümkün. Bioritm grafiğiniz kaç? Kişisel bioritme dönersek. İnsan bazen sinirli, bazen yorgun, bazen de unutkan olabiliyor. Bilim adamları bunların bir ritm içerisinde olduğunu ispatlamış ve bu ritmleri fiziksel, duygusal ve zihinsel olarak tanımlayarak periyotları da belirlemişler. Fiziksel devre 23 günlük, duygusal devre 28 günlük, zihinsel devre de 33 günlük bir periyot içerisinde sürüp gitmekte. İşte bu devrelere bioritmler deniyor. Kişi doğduğu gün başlayan bioritmler o anda 'o' noktasında. Zaman içinde bulunulan günün fiziksel, duygusal ve zihinsel durumunu gösteriyor. Fiziksel olarak ne kadar güçlüsünüz, duygusal bakımdan hangi hassasiyetleriniz var ve zihinsel yapı itibariyle zekânızın ne kadar etkili ve keskin olduğu bioritmlerle anlaşılıyor. Kişi kendi doğum tarihini kesin bilmek şartıyla bioritm grafiğini çıkarabiliyor. Dr. Nuran Estetik ve Terapi Merkezi'nde de tüm uygulamalar Valide hanımın çkardığı bioritm grafiğine göre ayarlanıyor. Böylece daha kısa sürede, daha etkili sonuç aldıklarını söylüyorlar. Kişi, bioritm grafiğine göre ayın hangi dönemlerinde fiziksel, duygusal ve zihinsel olarak güçle veya güçsüz olduğunu anlayabiliyor. Valide Cemaloğlu bu grafik ve kan grubunuzdan hareketle beslenme ve sağlık potansiyeli konusunda da uyarılarda bulunuyor. Bana sindirim sitemim ve anemi (kansızlık) konusunda anlattıkları bire bir uyuyordu. Şaşırmadım dersem yalan olur. (Bu arada fotoğrafları çeken Gültekin'e de kalbiyle ilgili problem yaşama potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Gültekin de amca ve babasında kalp rahatsızlığı olduğundan söz etti şaşırarak.) Valide Cemaloğlu doğu toplumlarının çok eski zamanlardan beri bu konu üzerinde ciddi çalışmalar yaptıklarını ve pek çok düzenlemenin kişinin bioritm grafiğine göre ayarlandığını söylüyor. >>> Enerji alanı seviyeniz ne? Sistem çok basit. Gün ay ve yıl olarak doğum tarihinizi söylüyorsunuz ekranda bir grafik oluşuyor. Ve sonrasında Valide Cemaloğlu onu size açıklıyor. Enerji alanı seviyeniz, hangi günler fiziksel olarak güçlüsünüz, duygusal alanınızın, düşünsel alanınızın durumu ne diye. Benim bu hafta fiziksel durumum pek iç açıcı değil bu tabloya göre. Kendimi bu kadar halsiz ve yorgun hissetmem bundan demek ki. Ama bu hep böyle olmayacak tabii. Bir periyot söz konusu. Bu üç güç de sürekli maksimumda kullanılabilir değil. Bu güçler maksimum ve minimum seviyeye ulaşınca bir dönüşüm gerçekleşiyor. İşte bu evrelere göre planlama yapılıp hareket edilirse de insan hem daha başarılı hem de rahat oluyor. >>> Hava raporuna göre tedavi "Şimdi yaptığım bu işlere ilk defa Sibirya'da bir eğitimde rastladım. Zengin bir firma kendi işçileri için bir laboratuvar kurmuştu. Doktorlar, matematik ve fizikçiler çalışıyordu. Renk terapisi, masaj bütün Uzak Doğu uygulamaları yapılırdı. Doğum tarihine göre hangi gün doktora gitmeli, hangi uygulamalar yapılmalı diye bir tablo çıkartılırdı. Bunu Azerbaycan için yapmak istedim ve çalışmaya başladım. Meteoroloji eğitimi almıştım temelde. Ve Bakü'de yılın 300 günü rüzgâr olduğu için biz de bu konuya ağırlık vermiştik. Hatta 'Bağdükü' kelimesi oradan gelir, yani 'rüzgârlar şehri'. Rusya'da 1. Petro zamanından beri hava tahmini yapılır, ilk meteoroloji üniversitesinin Rusya'da açılması da bundan. Hava tahminlerinde ay ve güneşin, yerin hareketlerine göre insanlar nasıl etkilenir bu konuda uyarılar yapılır. Rüzgâr kişileri nasıl etkiliyor, nelere dikkat edilmeli diye hava durumundan sonra söylenirdi. Ben de bu konuda uzun yıllar araştırmalar yaptım. Hava şartları hangi bünyeleri nasıl etkiliyor, dönemsel olarak hangi şikayetler ortaya çıkıyor diye... İşte bütün bu çalışmaların sonucu bugün geldiğim noktadayım. Eskiden kağıt üzerinde yaptığımız hesaplamaları bilgisayar mühendisi eşimin desteğiyle oluşturduğumuz bir programla bilgisayara taşıdık. Kişinin aktif-pasif dönemlerini belirleyebiliyoruz. Tedaviye hangi dönem daha uygun, ne zaman daha çabuk etkisi görülebilir bunu söylüyoruz. Mesela kişi fiziksel olarak pasif dönemindeyse masaj önermiyoruz. Pasif günlerde yapılan masaj rahatlama yerine gerginlik oluşturabilir. Merkezimize gelenlerle önce ben görüşüyorum ve onlara bunu anlatıyorum. Aldığım eğitim içerisinde psikoloji eğitimi de olduğundan müşterilerle konuşmalarda bunu da gözetiyorum. Enerji haritaları, çakralar konusunda da bilgilendiriyorum gelenleri ve muhtemel rahatsızlıkları söylüyorum. Bilgisayar karşısında çok çalışanlar, stresli insanlar o programla 2-3 seans sonra bana gerek kalmadan kendi enerjilerini kullanmayı, problemlerini çözmeyi öğrenebilirler."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.