'Borcumu ödemeye geldim'

A -
A +

Mesleğinde en iyilerden biri Prof. Dr. Coşkun Tunca... 'Batının en hızlı cerrahı' olarak tanınıyor. Bu tabir boşuna değil. 8 saatlik ameliyatları 1.5 saatte tamamlamasıyla ün salmış. Eğitimi döneminde Amerika'da üniversite hastanesine kabul edilen ilk yabancı olmuş. Chicago'da kendine ait bir kliniği var ama o, "Borcumu ödemeye geldim" diyerek Türkiye'de de çalışmalar yapmaya başladı. Kuruluş hazırlıklarını sürdürdüğü vakıf sayesinde ihtiyaç sahibi kanser hastalarını ücretsiz muayene ve tedavi edecek. Büyük bir heyecan ve mutlulukla bahsediyor yapacaklarından. İnsan bir hekim olarak ona güvenebileceğini hissediyor. Zaten o da, "Ben hastamın elini tutar, öyle konuşurum onunla" diye başlıyor söze. Kanser enstitüsü şart * Bir süredir Türkiye'desiniz. Burada neler gözlemlediniz? Tunca: Türkiye'de herkes her şeyi yapmaya çalışıyor. Burada hekimler aynı anda kısırlık tedavisi, doğum, genel kadın hastalıkları, arada sırada da fırsat bulursa kanser vakalarına bakıyor. Çünkü para kazanmak istiyorlar. Türkiye'de artık sadece bir alanda uzman olmuş doktorları görmemiz lazım. ABD'de böyle değil. Ben 30 seneden beri kadın doğum yapmadım, yalnız kanser cerrahıyım. Benim uygulama sayım üç fakülteden daha fazladır. Senede 450- 475 ameliyat yaparız. Türkiye'de kanser enstitüsü olması lazım. Kanserlerin yüzde 25'i kadın hastalıklarından dolayı meydana geliyor. Kafalar değişmeli! * Hekimlerin mesleğe bakışının mı değişmesi lazım? Tunca: Türkiye'de durum acınacak halde. Kliniği tatbik etmiyor devamlı tekniğe dayandırıyorlar. Kendilerini yorup hastaya bakmıyorlar. Bugün bir hasta gördüm kemoterapi veriliyor, sordum muayene eden yok... Biz bütün gün hastayla meşgulüz. Hem 5 bin dolar veriliyor hem de kadın çok fazla radyoaktif alıyor. Lüzumsuz. Türkiye fakir bir ülke. Biz bir kere bu taramayı yaparız sonra belki bir yıl sonra. Böyle iki ayda bir değil. Kimse bunlara, "Gelin konuşalım, nasıl oluyor bu iş" dememiş. Kafası değişmesi lazım hekimlerin. Biz devamlı eğitimlere gireriz. Ufak bir makaleden ben hayatımı değiştiremem. Aşı yüzde 90 koruyucu * Rahim ağzı kanserine karşı aşı uygulaması yakın bir zamanda başlayacak. Etkinliği nedir aşının? Tunca: 2006'da aşı iznini bekliyoruz. 9-12 yaş arasındaki kız ve erkek çocuklara vurulacak. Çalışmalarımızın üçte birinde HPA virüsü ile uğraşıyoruz. Tedavi edilmezse çoğunlukla 3-5 yıl içinde kansere dönüşüyor. Bunu tespit etmek çok kolay. Düzenli olarak yapılacak simir testiyle tespit edilebilir. Rahim ağzı kanseri çok acı veren, yavaş yavaş eriten bir hastalık. Hem de çok pahalı . En iyi önleme yolu ise aşı. Aşı yüzde 90'a varan bir koruyuculuk sağlıyor. İlerde bütün virüsleri kapsayan aşılar geliştirilecek. * Doğum kontrol hapı kullanan kadınlar tedirginlik yaşıyor. Haplar, kanser konusunda bir risk oluşturuyor mu? Tunca: Eğer bir kadın 5 seneden fazla doğum kontrol hapı kullanıyorsa yüzde 50 yumurtalık ve rahim içi kanserler azalıyor. Fakat rahim ağzı kanserleri meydana çıkıyor hormonal olarak. Bu da simirle bulunuyor. Rahim içi ve yumurtalık kanserleri ile rahim ağzı kanserlerin ilgisi yok. Rahim içi ve yumurtalık kanserleri hormonal, şişmanlık dolayısıyla olan kanserlerdir. Rahim ağzı kanserleri ise virüsle ilgili kanserlerdir. Amerike'da koruyucu hekimlik sayesinde tespit yapılıp hastalığın önüne geçiliyor. Ülkem beni ağlattı * Sanıyorum bir devlet hastanesine yaptığınız ziyaret sizi çok üzmüş... Tunca: Numaralara bakıyorum 465 nolu hasta, 275 dermatolojik bilmem ne. 'Doktor Jivago' filminde insanlar trene binmeye çalışırlar. Anneler kendilerinin binemeyeceğini anlayınca çocukları atarlar kurtarmak için. Operasyon kısmından bir hasta sedyeyle kanlar içinde insanların içine itildi. "30 sene sonra böyle olmamalıydı" dedim. Ben orada ağladım. Doktora gittik kan arıyor. Biz ameliyatta kan isteriz, elimizi şıklatırız hazırdır. Bulunacak mı, askeriyeye telefon, radyo ilanıyla uğraşmayız. Bu sistemi kurmak lazım biz bu kadar aciz miyiz? Üstelik en iyilerden biriymiş o hastane!.. > Batının en hızlı cerrahı! "7-8 saatte yapılan ameliyatı 1.5 saatte atarım. Bir insanı 7-8 saat masada bırakmak kanaması, enfeksiyon kapması, komplikasyonların çok olması demektir. Senelerce bunun için çalıştım. Bir kahve kutusunun içinde düğüm atardım saatlerce. Şimdi düğüm atarken kimse parmaklarımı göremez. Çabucak ameliyatları yaparız ve çok az komplikasyon olur. 16 milyonluk Chicago'da benim adımı bilmeyen yoktur!.." > Bana 'deli' derlerdi Mesleğinizde 37 yıl geride kaldı. Peki neden doktorluk? Tunca: 13 yaşında romatizmaya yakalandım. Doktorlar anlayamadılar, grip sandılar. Sonra yedek subaylığını yapan bir doktor kalbimin hasta olduğunu söyledi. Meğer ben kalp romatizmasına yakalanmışım, her tarafım ağrılar içinde. Babam o zaman 50 liraya kıydı, beni Fransa'da eğitim görmüş Şişli'deki bir doktorun muayenehanesine götürdü, yürüyemiyorum. Profesör bana bakar bakmaz, "kalp romatizması" dedi . "Soyunsun" dedi, ben elbiselerimi bile çıkaramadım, babam çıkardı. Şişli Etfal Hastanesinde 1 ay yattım, tedavi oldum. Oraya 5 yaşında devamlı burnu kanayan bir çocuk getirdiler. Benim doktorum bir kadındı, mikroskopla baktı ve çocuğun lösemi olduğunu söyledi. O zaman doktorlardan, "sen kadınsın anlamazsın" laflarını duydum, ne ayıp. Kan kanseri çıktı gerçekten, hortumlarla kan veriyorlardı, kemoterapi yoktu o zaman. İçim cız etti ve "Ben doktor olacağım, kansere karşı çarpışacağım" dedim. Tıbbiyeye girince de her şeyi iyice bilmek gerektiğini anladım. Babam albay emeklisiydi, annem 5 yıl palto giymedi ben okuluma devam edebileyim diye. Bunları hiç unutmadım. İngilizce öğrenebilmek için saatlerce Voice of America'yı dinlerdim. Günde 120 kelime ezberlerdim. Herkes deli derdi bana. Amerika sınavını yüksek bir dereceyle kazandım. Para yok bir şey yok. Biletimi gönderdiler. İki tür eğitim vardı. Amerikalılar ve diğer ülkelerden gelenler için işte küçük belediye hastaneleri gibi yerlerde yapılan eğitim. "Vatanımı, anamı, babamı bunlar için bırakmadım" dedim, çalıştım ve üniversite hastanesine kabul edilen ilk yabancı oldum. Yıllarca profesörlük yaptım. Çok asistan ve üç tane de kendim gibi kadın kanserleri cerrahı yetiştirdim. Uzman yetiştirme 4 sene, kadın kanserleri konusunda yetişme ise 8 sene alır. > Kadınlara uyarılar... * Rahim ağzı kanseri olmaması için kadınlar her yıl simir testi yaptırmalı. * Kanama, bel ağrısı varsa, kötü bir koku geliyorsa hemen doktora gidilmeli. * Menopozdaki bir kadın en küçük bir kanamada hemen test yaptırmalı. * Bir kadın hazımsızlık çekiyorsa, yediğinde karnı şişiyorsa, kilo kaybediyorsa hemen kontrol edilmeli yumurtalık kanseri olabilir. * Yumurtalık kanseri etrafa yayılınca herkes dahiliyeciye gidiyor, kimse fark etmiyor gerçek rahatsızlığı. * Her yıl dünyada 240 bin kadının ölümüne neden olan rahim ağzı kanserine karşı aşı, 2006'da uygulanmaya başlanacak. Fakire bedava tedavi Amerika'da sayılı hekimler arasındasınız. Bunca yıl sonra neden Türkiye'ye gelmek istiyorsunuz? Tunca: Vatanımız bizi bedava okuttu, o hastanelerde bedava baktı. Bugün bir doktorun Amerika'da maliyeti 500 bin ile 1 milyon dolar arasında. Bunu ödememiz lazım geriye. Vatan-millet deyip de arabaya şuna buna kapılmamak lazım. Eşim Bahtışen Tamçelik Tunca'nın bana çok emeği geçmiştir, onun adına bir vakıf kuracağım. Başlangıçta her ay bir hafta-on gün gelmeyi planlıyorum. Bunun 1-2 gününü fakir-fukaraya ayıracağım. Cerrahisini de muayenesini de yapacağım. Kendime çok güveniyorum. Muazzam bir birikimim var. Burada bir ekip kuracağım. Ben ameliyat hemşiremi de getirmek isterim bütün gün beraber çalışıyoruz sonuçta. Hemşirelerin çok hızlı olması, eğitim görmesi lazım, çakı gibi olmalı. Ben her geleni yetiştirmişimdir, insan paylaştıkça büyüyor. Sonuçta insanlar ölüyor, geriye yaptıkları kalıyor. Amerikalılar bana kızıyorlar, "Türkiye'ye mi kaçıyorsun" diye. > Aile en iyi ilaç "Hastam ne kadar konuşursa dinlerim, maketler üzerinde izah ederim durumu, yapılacakları. Hastayı eşiyle görmek ister, bütün aileyi çağırırım. Kanser olmuş hastanın doktora eşi, anne babası ve çocuklarıyla gitmesi gerekir. Neler yapılacağı, etkileri, yaşanacaklar onlara da anlatılmalı. Türkiye'de bakıyorum bir rapor ya da testle, hasta muayene edilmeden karar veriliyor."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.