arşımda bir iş kadını var. Çok genç yaşta sorumluluk üstlenmiş bir holding yöneticisi. Ama biri 2.5 yaşında, diğeri 4 aylık olan iki çocuk sahibi bir anne aynı zamanda. Hal böyle olunca "Çocuklarla iş nasıl bir arada gidecek" diyerek başlıyoruz söze... "-Yaklaşık iki sene önce bazı firmalarımızı kapatarak, belli alanlarda yoğunlaşma kararı aldık. Çelebi havacılık hizmetleri, fast-food ve taşımacılık... Üç ağırlıklı bölüm olarak devam ediyor. İşi biraz toparladık, yönetim alanındaki arkadaşlarımızın da katkısı ile belki belli alanlarda tempolu ama daha düzenli bir çalışma hayatım olacak... Şu anda Çelebi Hava Servisi Genel Müdürü ayrıldığından benim genel müdürlüğe vekaletim, tempomu biraz artırıyor... Mesaimi erken saatlere çekerek, belli bir saatte evde olmaya, hafta sonları hiç olmazsa çocuklarla birlikte vakit geçirmeye çalışarak önümüzdeki bir seneyi geçirmeyi umuyorum..." -Sizin temponuza çocuklarınız da alışacak o zaman?..." "-Onların isteme dönemi gelinceye kadar işleri düzene koymuş olacağım... Biz annemiz evdeyken büyüdük. Ama babamın kendi işi olduğu için çok ani kararlarla yaşama alışkanlığımız var. Tatillere bile anlık kararlarla çıkardık.. Hiç hesapta yokken babam işlerini yoluna koyup gece eve geldiğinde haydi gidiyoruz derdi. Ya da daha yeni gittiğimiz tatili babamın işi nedeniyle kesip eve dönmemiz gerekirdi. İşle içiçe yaşamaktan biz hiç şikayetçi olmadık. Ben çocukluğumda bazı şeyleri yapamıyorum diye eksikliğini hissetmedim..." 12 yaşından beri çalışıyor -İşleri biraz toparladığınızı söylüyorsunuz. Bu arada basına da yansıyan İspanyollar'la ortaklık konusu var?... "-En önemli gördüğümüz alan Çelebi Hava Servisi'nin yurtdışına açılma bağlantılı büyüme projeleri. Fast-food grubumuzun da bir dönem durağanlığa giren yatırımlarının yeniden gündeme gelerek büyümesi... Hava servisinde iki sene önce başlattığımız çalışmalar sonunda stratejik işbirliği anlaşması yaptık. Aslında hisse satışı da düşünülüyordu ancak sektörün içinde bulunduğu durum nedeniyle kısa vadede bunu durdurmaya karar verdik. Bizim öncelikli amacımız yurtdışında büyüme olduğu için, karşı grup da o konudaki niyetini belirtince, işbirliğine başlayalım hisse satışıyla bağlantılı konuyu birbirimizi tanıyınca görüşelim diye düşündük. Sadece hisse satışı değil belki kendi ülkelerinde yatırım bağlantılı bir anlaşma olabilir diye tamamen bir niyet anlaşması ile hadiseyi yurtdışında büyüme planları şekline çevirdik. Bu konuda da görüşmeler sürüyor..." -Bugün yurtdışında büyüme planları yapan şirketi kuran babanız, 5 işçi ve bir merdivenle yola çıkmış. Siz de bir anlamda bu işle birlikte büyüdünüz. "-Ben 16, abim 19 yaşındaydı babam vefat ettiğinde. Lise ikiyi bitirmiştim. Son sınıfta okuduğum dönemde ağırlıklı olarak abim işin başındaydı. İkimizin de erken yaşta işin başına geçmek zorunda kaldığımızı düşününce üniversiteyi bitirmiş olmamız bile büyük bir şans olarak gözüküyor..." -16 yaşında neler yapar insan böyle bir şirkette. "-Herşeyi yapıyorduk. O zaman zaten şirket çok küçüktü. 100 çalışanı vardı. Ben 12 yaşımdan beri yazları havaalanında çalışıyordum. Temizlik, yükleme boşaltma nasıl yapılır, ekipman olarak ihtiyaçlar nedir fikrimiz vardı. Abim bana nazaran daha uzun süredir işin içindeydi yaşı itibariyle ve teknik konulara da meraklıydı. Birbirimizi belli konularda tamamlıyorduk. Ve o dönemde şirketi dışarı karşı temsil etmede etkin olabilecek yöneticiler vardı. Hep birlikte oturur, fikirlerimizi tartışırdık. 18-19 yaşındayken sendika toplantılarına girerdik. Demek ki biz farkına varmadan babam bizi yetiştirmiş. İnsan sorumluluğu aldığı zaman bunu hissediyor. Şimdi inanması güç geliyor ama karar verebiliyor, yönlendirebiliyor, belli noktalarda pazarlık edebiliyorduk havayollarıyla. İşin başında genç insanlar olunca bu işletme yok olur gider diye baktılar önce. Ama iki sene sonra Lufthansa'yı kazanmamız şirket olarak kendimizi ispatlamamız oldu ve insanlar da 'Çelebi yaşayacak' dedi. Lufthansa, çalışan sayısını ve hizmet kapasitesini 2,5 katına çıkardı neredeyse. Bunu başarınca diğerlerini de başaracağımız barizdi..." Sanal âleme de el attı -İnternete yatırımın çıkış noktası neydi, neden farklı bir alan?... "-Bir rüyam vardı. Sevdiğim, değer verdiğim insanlarla birlikte küçük bir işim olsun diye. Çelebi hava servisi büyüdükten sonra o özlemimiz arttı. Birlikte büyüdüğümüz bir yer olduğu için, o ilk günlerdeki heyecanı, paylaşımı kaybettik. Çünkü daha üste çıkmak zorunda kaldık. Bu düşüncemi paylaştığım bir arkadaşım beni şimdiki ortağım, dostum olan kişiyle tanıştırdı. Yapılacak iş kültür ürünleri alanındaydı. Bilgisayar teknolojisi çok iyi bildiğim bir alan olmasa da internetin gelecekte geçerli bir alan olacağına ikna olduğum için girdim. Bunu ilk konuşmamız 6-7 yıl önce internetin daha çok yeni olduğu dönemdeydi. 2-3 sene içinde ürün satabildiğimiz bir yer olarak düşündük. Ancak teknik yapılanmadaki sorunlar nedeniyle iki sene önce satış yapabilir hale geldik. Bu arada siberalemi kurduk. Beni gururlandıran IDéEFIXE'in Türkiye'nin en iyi sitesi olduğu söyleniyor. Bugün 'Türkiye'nin amazonu' olduğuna inanıyoruz. Bizim düşündüğümüzden de hızlı büyüdü. 200 bin civarında üyemiz var..." Çocuklarım sanatkâr olsun -Sizin iş konusunda seçme şansınız olmadı. Çocuklarınız için daha erken belki ama onların geleceğiyle ilgili düşündünüz mü hiç? "-Bu çok zor bir soru. Kendi içimden geçeni sorarsanız. Öncelikle çocuklarım adına baktığım zaman onlar sanatçı olsun, bilim adamı olsun, iş hayatıyla bu kadar içiçe yaşamak zorunda kalmasınlar diyorum. Onları bu konuda da elimden geldiğince yönlendireceğim. Ama kurumun geleceği açısından da en azından kendi çocuklarımın belli temel noktalarda belli düşünceleri paylaşabilmesini, hiç olmazsa yönetim kurulu seviyesinde konuyu anlayabilecek insanlar olmasını arzu ederim. Ama sürekli girişimci, işi büyüten insanlar olmaları onların tercihleri. Ben en azından kendi babam gibi onların bir şekilde çok küçük yaşta iş hayatının içinde büyümelerini tercih etmiyorum. İşten yüzde yüz kopuk olmaları da mümkün değil. Belli alanlarda kendilerini yetiştirmek için bizden çok zaman ve imkanları olsun istiyorum. Çocuklarımın üretim alanında belli bir bilinçleri olmasını, hazıra konan çocuklar olmamalarını, sadece para kazanmak için de çalışmamalarını istiyorum. Benim kadar gece gündüz iş düşünmek zorunda kalmasınlar istiyorum..." Kahvecilik yapamadı -Çok genç yaşta büyük sorumluluklar aldınız ve üstesinden de geldiniz. Bunlar sizin donanımlı hale gelmenizi sağladı. Bunun yanında bir şeyleri atlamanıza da yol açtı herhalde. "-Gençliğimizde bazı şeyleri atlamamıza sebep oldu açıkçası. Ama ben üniversitede okuduğum dönemde yaklaşık 2 yılı arkadaşlarımla çok iyi değerlendirdim. Abim Amerika'da üniversitedeyken, çok yoğun iş, çok az üniversite şeklinde geçti. Ama o dönünce ben çok ağırlıklı üniversite gençliği gibi yaşadım. Hem arkadaşlıklarım, dostluklarım gelişti hem sosyal alanda çalışmalarım oldu. Dergi, gazete çıkarmak, tiyatro yapmak, kahve işletmek gibi yapılabilecek pek çok gençlik çılgınlığını yaşadım... Hisarda arkadaşlarımızla kahve işlettik ama çok zarar ettik battık.. İşletme fakültesini bitirdiğim zaman, hep sosyoloji ya da felsefe gibi bir alanda tekrar üniversite okumak gibi bir hevesim vardı. Babam hayatta olsaydı bu kadar erken yaşta iş hayatına atılmak, yoğun sorumluluğun içine girmek zorunda olmasaydım muhtemelen böyle bir zamanım olurdu. Onun dışında dil öğrenmeye de zaman ayırmak isterdim ancak şimdi eşimle İspanyolcamızı geliştirmek için çalışıyoruz. Piyano çalıyordum. Üniversite 2'ye kadar ders aldım, direndim ama ondan sonra bırakmak zorunda kaldım..." Ali Ateş ve Aydın Cem'in annesi o... "Aydın doğduğundan beri hep gülen bir çocuk, Ali öyle değildir. Umarım hayatları boyunca hep gülerler" diyor. Bütün annelerin ortak dilek ve dualarına birini daha ekleyerek. İlk karşılaşma için odasına girerken yardımcısı ve basın sorumlusunun "Bilmem fotoğraf çektirir mi, rahatsız olur" sözlerinin tedirginliği vardı üzerimde. Ama Çelebi Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili Canan Çelebioğlu gülen bir yüz ve bütün doğallığıyla "Hoşgeldiniz" diye karşılayınca bizi, rahatlıyorum. Üzerindeki çiçekli elbiseye bakmış olmalıyım ki "Yok... Hamile değilim. Dört ay önce doğum yaptım. İnsanlar son iki senedir beni hamile görmeye alıştıkları için hep öyle zannediyor" diye açıklama yapıyor... Sonrasında keyifli bir sohbet başlıyor ve Sevdican arka arkaya deklanşöre basarken tek isteği oluyor Canan hanımın; "Sigara içerken çekmeyin, annem çok kızıyor..."