Şu 'güzellik' denen kavram öylesine sokuldu ki hayatımıza! Sanki; "her kadın, 'güzel olmak zorundaymış' gibi bir düşünceyle baskı altına alındı" desek yanlış olmaz herhalde. Hal böyle olunca da; elde-avuçta ne varsa güzellik salonlarına, estetik merkezlerine ve çeşit çeşit kozmetik ürünlerine aktarılıyor. Sektör öyle büyük, pazarda rekabet o kadar fazla ki; hanımları ne yapıp edip bir kenarından yakalayıveriyorlar. Kimi cilt bakımı, kimi saç, bir başkası da gençlik ürünleri diyor. Biz de bugün size, "ucuz tarafından evde kendi kendinize ne yapabilirsiniz?" diye yola çıkan birini tanıtalım istedik. Suna Dumankaya'nın anneannesinden öğrendiği tariflerle, bütçenizi sarsmadan genç ve sağlıklı bir cilde sahip olmak mümkün. Asırlık birikim * Kitabınıza ilgi oldukça fazla, nereden doğdu kitap yazma fikri? - Kitabım 100 yıllık birikimin sonucu diyebilirim. Türkiye'nin ilk Lokman hekimlerinden Fatma Öktem'in torunuyum ben. Anneannem aslen Vanlı. Sağlık ve güzellikle ilgili bilgileri içeren Farsça, Arapça, Latince açıklamalı bir kitap yazdı. O zaman insanlar doğadan yararlanırlardı. Ablalarım erken evlenip gittiler, babamızı kaybettikten sonra anneannem hep bizimle kaldı, dolayısıyla gençlik yıllarım onunla geçti. İlaçları beraber yapardık, ben gider alırdım malzemeyi. 110 yaşına kadar yaşadı. Cumhurbaşkanlarından başbakanlara kadar Türkiye'deki en üst düzey politikacıdan, halka kadar herkese hizmet verir ve hizmet karşılığı para almazdı. Anneannemi tanıyan beni tanıyor. Ben şimdi o insanlarla çalışıyorum, ama isim veremem. Özümüzde olan o karşılıksız birilerine yardım etme, elinde olanı paylaşma duygusundan hareketle bu kitabı yazdım. 'Bize bilgilerini veriyorsun, neden kitap yazmıyorsun?' diye müşterilerim teşvik etti beni. Nasıl bir güzellik? * En çok neleri soruyor, hanımlar? - Bana hep teşekkür telefonları geliyor. 'Bir krem almaya kalkışıyoruz, 50-100 milyon alamıyoruz' diye. Bir gün iş yerime 40 tane gül geldi. Çok tanınan bir hanımefendiden. Telefon etti. 'Size nasıl teşekkür edeceğimi bilemedim. Benim cildim alerjik; denemediğim ürün, gitmediğim yer kalmadı. Sizin zeytinyağı, su, pudradan yaptığım kremle cildim ışıl ışıl oldu' dedi. Ben eşimden bile gül almadım bugüne kadar, düşünün kırk tane gül! Diyorlar ki; 'size hayranım.' Ben artist değilim. Ben hem çalışıyorum hem e-kolay'da yazılarım çıkıyor, sorulara cevap veriyorum. İki elim kanda olsun, birinin yardıma ihtiyacı varsa koşarım. Biz elli yaşındayız artık, bu duyguları ortaya çıkarıp örnek olmamız lazım. * Kadınlara 'sürekli güzel olma' düşüncesi empoze ediliyor. Bazen bir saplantı haline de gelebiliyor bu, kadınlar bu noktaya takılıp kalıyor. Bu kadar önemli mi güzel olmak? - En büyük güzellik, içten gelen güzellik. İnsanın ruhu güzel olacak, iyi düşünceli, pozitif olacak, dengeli beslenecek, başkalarına saygılı olacak. Allah korkusu olacak. Etrafını, açı, toku, hastayı görecek. O zaman güzel olur insan. Yoksa işe yaramaz güzellik. Çok güzel bir kadınsınız, ama buz gibisiniz; neye yarar o güzellik? 'Ortaokul mezunuyum' * Kitabınızda cilt bakımından saç bakımına kadar pek çok konuda farklı reçeteler var. Peki çözüm bulamadığınız, 'keşke halledebilsem' dediğiniz bir konu var mı? - Selülit ve oluşmuş doğum çatlakları... Doğum çatlakları oluşmadan önce hamilelikte tatlı badem yağı kullanılırsa engelleniyor. Ama oluştuktan sonra onu giderecek birşey yok henüz. Selüliti de hamamda keselenerek ve bazı yağlarla masaj yaparak biraz azaltabiliyoruz ama tamamen çözümünü bulabilmeyi isterdim. Ben 50 yaşındayım, kilolu bir hanımım, ama selülit problemim olmamasını hamam ve kese alışkanlığıma bağlıyorum. Kese kan dolaşımını sağlar, ölü deriyi atar. * Eğitiminiz nedir? Nasıl başladı bu iş? - Ortaokul mezunuyum. Ondan sonra erken yaşta evlendim. İlk eşimin işi dolayısıyla sık sık seyahat ederdim. O iş toplantılarındayken ben güzellik salonlarından çıkmazdım, seminerlere katılırdım. O zaman hobi olarak yaptığım bu iş, eşimi kaybettikten sonra ekmek parası oldu. Bir kadının mutlaka bir mesleği olmalı, ayaklarının üstünde durabilmeli. 'Sektör pahalı' * Kozmetik sektörü Türkiye'de hızla büyüyen sektörlerden biri. Çok da kârlı bir alan. Sizse çok ucuz ve pratik tariflerle çözüm sağlandığını anlatıyorsunuz. Tepki gösteren oldu mu? - Kozmetikçilerin hedef tahtasındayım. Ürünlerde kullanılan madde hepsinde aynı, parayı kutularına ödüyoruz. Almanya'da bir hocam 'güzellik bir mutluluk umududur, kremi de psikolog gibi düşün' derdi. Bu kadar kriz var; ama en çok kozmetik ürünlerinin satıldığı yer Türkiye! Bunca para kozmetiğe akarsa ne olacak? Bir kremden yüzde 75 kâr ediyorlar; çok yüksek bir kazanç oranı bu! Benim iş yerimde de markalı ürünler var. İnsanlar onu da görmek istiyor. Ama müşterilerimin çoğu 'ellerinizi özledik' diye gelir, benim hazırladığım ürünlerle uygulama yaptırır. 'Herkesin hakkı' * Kitaptan sonra neler değişti hayatınızda? - Benim için hiçbir şey değişmedi. Ben şöhret olmak, kendimi göstermek için yapmadım. İnanın televizyon bana külfet geliyor, öyle çok sık televizyonlarda, gazetelerde olmak istemiyorum. Benim amacım parası olan da olmayan da bu bilgilerden faydalansın, bunları yapabilsin. Herkesin hakkı güzelleşmek. Ev hanımı da evdeki malzemeyle bir şeyler yapabilsin istedim. 3 milyona tonik, krem; bir-iki milyona maske yapabilir. O kadar ucuz şeyler, bu kadar imkan varken niye yararlanmayalım. Kitabımda adı geçen malzemelerin bir çoğu aktarlarda bulunabilir ya da evlerde vardır. Günümüzde kimse kimseye yemek tarifi bile vermezken ben bilgimi paylaştım. Mutfaktaki güzellik sırları... Onu televizyonda gördüm ben de. 'Tuzsuz tereyağına bir kaşık bal katıp, yüzünüze sürün; göreceksiniz cildiniz pırıl pırıl olacak' diye anlatıyordu. Kuru bir cilde sahip olduğum için mi çekmişti tarif dikkatimi; yoksa tereyağıyla meşhur memleketime özlemim mi, bilmem! Şunu biliyorum ki; Suna Dumankaya evdeki malzemelerle yapılabilecek güzellik ve cilt bakım ürünleri tariflerini anlatırken kendi yüzündeki sağlıklı görüntü seyirciyi inandırıyor. 50 yaşında olmasına rağmen cildinde tek bir kırışıklık bile olmayan Dumankaya, tamamen doğal ürünlerle yapılan kremlerin, maskelerin tariflerini anneannesinden öğrenmiş. Ve bu bilgileri 'Meslek Sırlarım' adlı kitabında herkesle paylaşıyor; hiç sakınmadan, kıskanmadan. Kitap arka arkaya baskılar yaparken, o şimdiden ikinci kitabın hazırlıklarına başlamış bile... O, siyaset dünyasından da tanıdığımız Rizeli Dumankaya ailesinin gelini. Anneannesiyle geçirdiği çocukluğunda öğrendiklerine yurt dışındaki seminer ve gezilerde öğrendikleri de eklenince ortaya zengin bir dağarcık çıkmış. Ben tereyağı-bal karışımını denemeye başladım. "Biraz fazla yapıyorum, bir bölümünü de ekmeğe sürüp yiyorum" dersem tuhaf mı olur acaba? Artık bir başka konuktan da, biriken yağlardan nasıl kurtulacağımızı öğreniriz hep beraber!.. İkinci kitap yolda" Pek çok hastalığın çaresi doğada var aslında" diyen Suna Dumankaya; "Seferberlik zamanı ilaç yokmuş ve yaralı, hasta askerler için hep bitkilerden yararlanırlarmış" diyor ve ekliyor: "O bilgileri ikinci kitabıma aktarıyorum. İkinci kitap sağlık, güzellik, tasavvuf ve astroloji üzerine olacak. Aslında bende üç kitap yazacak kadar bilgi var. İlki ise biraz acemiliğe geldi. İnsanlarımızın pek okuma alışkanlığı da yok zaten. Bütün bunlara rağmen kolay anlaşılabilen, yapılabilen tarifler vermeye çalıştım..." Püf noktaları * 'Tuz ve şeker insanı yaşlandırır' derdi anneannem. Hayvansal gıdalardan uzak dururdu, ama bol bol yoğurt yerdi. * Gergin ve diri bir cilt için; maden suyunu buz kalıplarına doldurun, içine limon suyu sıkıp dondurun. Her sabah bir tanesini yüzünüzde gezdirin. Cildinizin gerildiğini, canlandığını göreceksiniz. * İki-üç damla zeytinyağı sütüne (zeytinyağı satan dükkanlarda var) çeyrek limon sıkın, nemli bir pamuğu batırarak yüzünüzde gezdirin. Hem kuruluğu alır, hem de cildi besler. Limon sanıldığı gibi cildi kurutmaz. Önce gerer, ama nemlendirir. * Gözaltı torbaları, morluklar için; inciri ikiye ayırıp veya kiviyi gözünüzün üstüne kapatın. * Mısır unu, su ve kremi karıştırıp kese yapın. Vücutta ve yüzde kullanılır ve pırıl pırıl olur cilt. * Çok kuru cilde bir tatlı kaşığı süzülmüş yoğurt, çeyrek limon sıkın. Bir bulamaç gibi yüze sürün. Sonra kalanını da sürün ve ova ova çıkarın. ALINTI Akne Malzemeler: Maden suyu, kil, aspirin Uygulanışı: Maden suyunda ısıtılmış kilin içinde aspirinler eritilir ve bu karışım sabah akşam cilde uygulanır. Temizleme sütü Malzeme: 1 adet salatalık, 1 su bardağı süt Uygulanışı: Salatalık rendelenir, bir su bardağı sütte kaynatılıp süzülür. Her gün sabah, akşam cilt karışımla silinir. El bakımı (Terleme için) Malzeme: 1 litre su, 3 kapak ispirto veya zefiran Uygulanışı: Karıştırılır ve bu karışımla eller yıkanır. El bakımı (Peeling) Malzemeler: 1 adet yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı bal, kepek unu (alabildiği kadar) Uygulanışı: Yumurta sarısı ve bala alabildiği kadar kepek unu karıştırılıp ellere ovarak 'peeling' yapılır.