İstanbul'da su musluktan içilir

A -
A +

"Suyun ve inancın şekillendirdiği medeniyetlerin başşehri İstanbul" diye başlıyor İSKİ tarafından hazırlanan, "İstanbul'da suyun serüveni" adlı kitap. Ve devamında uzun yıllar öncesinden bugüne, yapılanlardan yapılamayanlara İstanbul'da suyun akışı anlatılıyor. Söz bugüne gelince milyon dolarlık yatırımlar, temizlenen Haliç ve her yerinden denize girilebilecek bir İstanbul yer alıyor sayfalarda. Hal böyle olunca da sıcak yazın eşiğinde bu konudaki sorumlu isimle İSKİ Genel Müdürü Dursun Ali Çodur'la bir konuşalım diyoruz. Bir daha su sıkıntısı olup olmayacağından, deniz kirliliğine kadar pek çok konuyu... Hatta çocukluğunun geçtiği Erzurum'daki yarış atlarını bile. Ama ilk söz sudan açılıyor şüphesiz ve Dursun Ali Çodur, "Biz İstanbul'un 2040 yılındaki ihtiyaçlarını gözönüne alarak yatırım yapıyoruz" diye başlıyor anlatmaya... „ Çok değil daha birkaç yıl önce her yanı suyla çevrili bu şehrin insanları suya hasretti. Ama şimdi kesintileri unuttuk gibi. Bir daha su kesintisini yaşayacak mı İstanbullu?... "-Yaşamayacak... Şunu söyleyeyim çok kurak mevsimler de yaşansa İstanbul'da 1,5-2 sene hiç su sıkıntısı olmaz. Ama çok daha uzun süreli olağanüstü bir şey olursa o zaman bütün dünyada sıkıntı olur ve başka çözümlere bakmak gerekir deniz suyunu arıtmak gibi. Bizim şu anda hiçbir su sıkıntımız yok, hatta barajlarımız dolup taştı ve fazlasını denize akıttık..." „ Ne değişti İstanbul'da?... O kadar susuzluktan sonra nasıl böyle rahat konuşur hale geldiniz?... "-Birincisi su kaynağımız yeterli hale geldi. Sekiz tane baraj yaptık. Depolama hacmini bir milyar metreküpe çıkardık. Suyu bir yerden bir yere ulaştıracak isale hattı dediğimiz hatları hem boru çapı hem de uzunluk olarak artırdık. Suyu depolayıp, istediğimiz yere ulaştırdıktan sonra sıra arıtmaya geldi. Arıtma kapasitemizi artırdık, daha da artacak... Mevcut tesislerin durumu çok kötüydü onların bakımını yaptık, sonra da şebeke borularını yaniledik..." „ Bu bahsettikleriniz ne kadarlık bir yatırımla gerçekleşti?... "-800 milyon dolar yatırım yapıldı. Bunu vatandaştan aldığımız su parasıyla gerçekleştirdik. Yıllardır çözülemeyen konuları çözdük. Adalar'a suyu götürdük mesela denizin altından boruları döşeyerek. Altı ayda bitirdik. Oraya tankerlerle gidiyordu su, kötü hava şartlarında geldi gelmedi hep sıkıntı vardı..." „ Hiç kredi kullanmadınız mı?... "-Çok az. Daha doğrusu, 648 milyon dolar borç ödemişiz, 200 milyon dolar borcumuz var. 100 milyon dolar kendi borcumuz, 548 milyon dolar eski borçları ödedik. Biz 94'te geldiğimizde sadece elektrik kurumuna 3 trilyon borç vardı, bütün bankalardan yüzde 700'lerle kredi alınmıştı. Kargaşa dönemi tabii. Oturup konuştuk biz bunları ödeyemeyiz diye..." „ Şu anda size borçlu olanlar kimler?... Ne kadar alacağınız var?... "-70 trilyon alacağımız var. Hastaneler, hapishaneler ve okullar ilk sıralarda. Kamu kuruluşlarına artık kartlı sayaç takmaya başladık..." „ Bu kadar yatırımdan söz edince insan İSKİ'nin bütçesini merak ediyor. "-Bu yılki bütçemiz 1 katrilyon 352 trilyon lira. Bunun 558'i yatırmılara 200 trilyonu eskiden kalma kredilere ve faizine... Bu sen hiç kredi almadık tamamen özkaynaklarla yaptık yatırımlarımızı..." „ İstanbul'da ulaşamadığınız yerler var mı?... Hâlâ tankerlerle su verilen yerleri görüyoruz... "-İSKİ'nin görev alanı büyükşehirle sınırlandırılmıştı. Ancak Bakanlar Kurulu kararıyla, su alamayan yerlerin müracaatıyla bu alan genişledi. Görev alanı büyükşehirin görev alanının hemen hemen iki katı. Darıca, Çatalca, Kavaklı, Büyükçekmece, Taşoluk, Arnavutköy bize bağlandı. Şehir merkezinde hiç sorun yok, sorun görünen yerler bu yeni bağlananlar. Oralarda da çalışmalarımız hızla sürüyor. Bir de imarsız olan yerler, gecekondular var. Oralara tankerlerle su veryoruz. Ama diyoruz ki imarı yapılsın, yasal hale gelsin hemen boruları döşeyelim. Bedava veriyoruz şimdi oarlara suyu ve bize maliyeti çok fazla. Şebeke suyundan çok daha pahalıya maloluyor..." „ Hâlâ pek çok evde musluklardan paslı ve kirli su akıyor. Bu halledilemedi mi?... "-Biz bütün şebeke borularını yeniledik. Bunun sebebi binalardaki depolar, depolara suyu koyup kirletiyor insanlar. İçleri temizlenmediğinden tesisattan gelen tazyikli su onu karıştırıyor ve borulara kirli su gidiyor. Biz diyoruz ki vanaları kapatın. Hiç depoya gerek olmadan şebeke suyunun basıncı yeterli her yere ulaşması için. Depoların temizliğini de çok cüzi bir miktara yapıyoruz. Hamidiye'de bunun için bir ekip oluşturduk. Başvuranları yönlendiriyoruz..." „ Pek çok projeden sözediyorsunuz da en acil olanı, öncelik taşıyanı hangileri sizin için?... "-Ayamama deresi ve Ambarlı'ya kurulacak arıtma tesisleri. Ataköy'de biyolojik arıtma tesisi kurmak için arsa sorununun aşılmasını, hazinenin bu arsayı bize devretmesini bekliyoruz. Bir arkadaşım bu konuyla ilgili olarak üç haftadır Ankara'da 'çözmeden gelme' dedim. Ambarlı'da da araziyi hazineden devraldık, iki parseli kamulaştıracağız. Bu yıl başlamamız halinde iki yıl içinde biter buralar. Bitince de Boğaz'dan tutun bütün İstanbul'da denize girilir, Florya plajı yeniden canlanır..." Biz şanslı çocuklardık Erzurum Horasan'lı olan İSKİ Genel Müdürü Dursun Ali Çodur çocukluğunun geçtiği toprakları büyük bir özlemle anlatıyor; "Yarış atlarımız vardı, büyük arazilerde gönlümüzce koşup oynardık, kendimi çok şanslı görüyorum. İnsanın rüyaları bile çocukluğuyla ilgili. Şimdiki çocuklar çok şanssız..." Bir avuç suyun tadı... Elini bir musluğun altına tutup avucunun içinde su içmek... Kana kana, doya doya... Suyun en lezzetlisi, en tatlısı böyle içileni şüphesiz. Çocukluğu büyük şehirlerden uzakta geçenler için hiç unutulmayacak resimlerden biri. Oynanan oyunlardan kopmadan en yakın musluğu çevirmek, avucunu yarıya kapatıp içine dolan suyu birazı kollarına, birazı yüzüne gelse de kana kana içmek. Elini, yüzünü yıkayıp kaldığın yerden devam etmek oyuna. Ama şimdinin çocukları iki avucu birleştirmeyi, musluktan su içmeyi bilmiyor. Daha pek çok şeyi öğrenemeden büyüdükleri gibi... Ama artık öyle olmayacakmış. İSKİ Genel Müdürü Dursun Ali Çodur "İstanbul'da su musluktan içilir" diyor ısrarla. Üstelik sürekli yapılan ölçümler, yurt içinde, yurt dışındaki testler sonucunda alınan raporlar da onu doğruluyor. Doğruluyor, doğrulamasına da, çok değil daha birkaç yıl önce saatlerini su kuyruklarında geçiren, evde tencerelerde, tavalarda bile su toplayan İstanbulluları buna inandırmak zor... Ama ben inandım en azından ve denedim... Çayı musluktan akan su ile demlemeye başlayarak ilk adımı attım, sonra yemeklere koydum... Damacana ile su satanlar kızacak ama özellikle hanımlara söylüyorum, mutfak bütçesinde suya harcanan parada ciddi bir düşüş var bizim evde. Sıra bardağı ya da elini musluğa uzatıp doldurmaya geldi. İtiraf edeyim henüz onu deneyemedim... Ben de sanırım şartlanmışlığı aşmakta zorlananlardanım... Her yerde denize girilecek „ Bu söylediğiniz gerçekten çok güzel tamamlanması halinde. Deniz mevsimiyle birlikte İstanbul'da denize girilir, girilmez tartışmaları da başlıyor. Mevcut durumda İstanbul'un nerelerinde denize girilebilir?... "-Bizim her ay yaptırdığımız ölçümler var. Bunlar Avrupa değerleriyle kıyaslanarak ortaya çıkan sonuçlar. Şu anda Topkapı Surdibi'nden başlayıp, Zeytinburnu, Eminönü, Karaköy, Salıpazarı, Fındıklı, Dolmabahçe, Beşiktaş, Ortaköy, Arnavutköy, Bebek ve Rumelihisarı'na kadar olan yerlerde bir de Rumelifeneri'nde denize girilebilir. Büyükçekmece'de zaten iki yıldır giriliyor ve bütün ölçümlerde temiz çıktı. Tuzla'da da her mevsim denize girilebiliyor. Çalışmalar bittiğinde de bu mevsim sonunda Kadıköy'de, önümüzdeki yıl da Kartal, Pendik ve Dragos'ta denize girilebilecek..." „ O meşhur Kurbağalıdere de adını değiştirme noktasına mı geliyor yani?... "-Hakikaten ona başka bir şey desinler. Kurbağalıdere'den denize pis su akmayacak artık. Biz pis suları borularla alıyoruz boğazın dibinde kuvvetli bir akıntı var onu buluyor oradan da Karadeniz'deki ölü bölgeye bırakıyoruz..." „ Deniz mevsiminden sözettik ama yıllardır çözülemeyen bir başka konu var. Yağmurlarla birlikte su basan semtler, su altında kalan ev ve işyerleri. "-En sorunlu olan Kasımpaşa ve Sarıyer şu anda yaptığımız çalışmalarla çözülüyor..." „ Haberlere de sık sık yansıyan Alibeyköy, Cendere de var. "-Cendere'yi Devlet Su İşleri aldı yıllardır yapıyor. Şu anda da müteahhitle kavgalılar. Ama Veysel Bey çözer, bekliyoruz..." „ Yılların verdiği bir şartlanmışlıkla galiba siz ne kadar açıklama yapsanız, raporları gösterseniz de insanlar şebeke suyunun temizliği konusunda ikna olamıyor. "-Bunu aşmakta zorlandığımız doğru. Bize inanmayıp yurt dışında ölçüm yaptıranlar da suyun temiz olduğunu gördüler, bu raporlar da basında yayınlandı. Ama yerleşmiş bir inanç var bir de tabii büyük bir Pazar, su satanların da çalışmaları var..." „ Siz musluktan mı su içiyorsunuz gerçekten... "-Kesinlikle. Öbürü sağlıksız. Suyun esasında biraz sert olması iyi. İçindeki mineraller, magnezyum bakımından sadece çocukar için değil diğer insanlar için de kemikler bakımından önemli bu. Bir de işin maddi boyutu var. Mesela basit bir hesapla biz diyoruz ki: Her İstanbul'lu günde kişi başına 2'şer litre su içse ve bunu İSKİ'den alsa ödenecek rakam bir ayda 752 milyar lira. Ama yine aynı miktar suyu damacana olarak alsa ödeyeceği miktar 90 trilyon lira. Bakın kaç katı, hesap ortada. Biz 670 milyon metreküp su veriyoruz yılda sadce 1 katrilyon İSKi alıyor. Ama sadece 200 bin metreküp içme suyuna 1 katrilyon ödeniyor. Yani bir günde verdiğimiz suyun onda biri, bir ayda aldığımız paradan daha fazlasını alıyor. Çok büyük bir pazar var orada..." „ Peki siz suya yakın bir zamanda zam yapacak mısınız?... "-Bizim öyle yüksek bir oranda zam yapma durumumuz yok. Her ay enflasyon oranında yüzde 1-1,5 neyse yansıyor faturalara..." „ Haliç'i konuşmadan olmaz herhalde. Yapılan dalışlarla Haliç'te artık canlı hayatına rastlandı. "-Haliç'te 98'de görüntü sıfırdı, şimdi sekiz metreye kadar görülür noktasına gelmiş. Haliç'e pis su akmıyor ve suyu da yüzülebilir çıktı. 33 canlı türü çıkmış ama ben daha çok olduğuna inanıyorum. Köpek balığı bile var. 27 tür balık yerleşmiş, yumurtalarını bırakmış. Ama hiçbir şeyi gizlemiyoruz yukarı bölgeler sorunlu hâlâ..."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.