Mühür kadınlarda

A -
A +

Türk kadını seçme ve seçilme hakkına yıllar önce kavuştu ama bunun hayata ve işleyişe yeterince yansıdığını söylemek ne yazık ki mümkün değil... 550 milletvekilinin görev yaptığı meclisimizdeki kadın vekil sayısı sadece 22... Daha alttaki birimlerde de durum farklı değil. 980 muhtarın görev yaptığı İstanbul'da sadece 30 kadın muhtar var... Necmiye Çelikbaş Şişli Kaptanpaşa Mahallesi'nin 13 yıllık muhtarı. Emekli edebiyat öğretmeni olan Necmiye Hanım, muhtarlığı öğretmenliğin bir devamı olarak görüyor ve öyle değerlendirmeye çalışıyor. İkinci dünya savaşı sırasında daha 22 yaşındayken gönüllü olarak Anadolu'ya öğretmenlik yapmaya gitmiş o günden beri de hep çalışmış. Üç çocuğundan birini kaybeden Necmiye öğretmenin iki torunu var; "-Ben mühür muhtarı değilim, hiçbir zaman da olmadım. Mahalledeki çocukların hepsi benim ayrı ayrı torunumdur, onları çok severim, halkı çok severim. Çocukların okullarıyla ilgilenirim, hastalıklarıyla ilgilenirim... 60 yıldır halkla iç içeyim. 42 yıl öğretmenlik yaptım, 33 senedir bu mahallede oturuyorum. Emekli olduktan sonra bina yöneticiliği, kooperatifin işleriyle ilgilendim, mahallelinin isteğiyle de muhtar oldum. Belediye başkanımızın desteğiyle mutlu olarak çalışıyorum. Beni ayakta tutan komşularım, mahalledeki çocuklarım. Çocuklara burs, iş buluyorum, sosyal içerikli bir insan olabildiğim için Allah'a şükrediyorum. Çünkü her şeyi onun rızası için yaptığıma inanıyorum..." Okulda öğrencileri "tatlı-sert" dermiş Necmiye öğretmene, şimdi ise mahalledeki çocuklar "Demir Lady" diyorlar ona; "-Safra kesesi ameliyatı için hastaneye yattım. Dua ettim 'Yarabbi sen beni gene insanlara hizmet için görevlendireceksen bana sağlık ver' dedim. Hâlâ elim ayağım tutuyor, çok şükür. Ben bu artık son diyorum Mustafa Sarıgül'e... O olmaz bir dönem daha birlikte diyor. Sağlığım izin verdiği müddetçe bu memlekete hizmet etmek benim için bir inanç, güvenç ve mutluluk. Çocuklar karnelerini aldıklarında evlerine gitmeden önce bana gelirler. Ben buraya para kazanmaya oturmadım... Necmiye öğretmen kütüphanem var. Orada okuma yazma, boyama kursu var... Şimdi etkinlikleri yaygın hale getirip, evlerinde oturan hanımların bir şeyler üretmesini sağlamaya çalışıyorum..." Geride bıraktığı 84 yıl ondan, enerjisinden hiçbir şey almamış. Bize büyük bir sevgiyle sokak sokak mahallesini gezdirdi. Gördüğümüz herkesle ismiyle selamlaştı, hal hatır sordu. Ve mahallelli ona muhtar hanım değil "hoca hanım" diye hitap etti çoğunlukla... "Başbakan gibiyiz" Kadınların daha aktif ve sosyal olduklarını bunun için mahalle yönetimlerinde daha başarılı olduklarını söylüyor Gayrettepe Mahallesi Muhtarı Özden Gönül. Asıl işi eczacılık olan Özden Gönül'ün muhtarlık aklının ucundan bile geçmezmiş. 11 yıl önce Gayrettepe Kooperatifi'ni kurduklarında yapmak istedikleri işlerde yaşadıkları sıkıntılardan sonra göreve talip olmuş. Gayrettepe Kültür ve İşletme Kooperatifi şimdi muhtarlarına çalışmalarında destek oluyor, hemen bitişikteki odalarında kooperatif bünyesindeki kadınlar kendi el emeği olan ürünleri satışa sunuyor. İşte bu kooperatifin kurucusu, şimdinin mahalle muhtarı Özden Gönül anlatıyor; "-Ben bu ülkenin şanslı kadınlarından biriyim. Bu ülke beni bedava okuttu, benim de vergi vermek dışında birşeyler yapmam gerek diye düşünüyorum. İşte bu beş sene benim için bir mecburi hizmet. Çocukluğumdan beri hep kadınları askere alsalar diye düşünürdüm, olmadı. Hayatta en büyük arzum kaymakam olmaktı ama o zamanlar kadınlar kaymakam olamıyorlardı. Şimdi ben burada kaymakamdan, TBMM'sindekilerden daha fonksiyonelim. Yani başbakanla denk diyebilirim. Çünkü istediğinizi yapıyorsunuz, vatandaşla birebir ilişki içerisindesiniz. Muhtarlığı sadece ikametgah ve nüfus cüzdan sureti verme kalıbından çıkarmak lazım. Daha eğitimli insanların gelmesi gerek. Bir de kadınlar daha aktif, daha sosyal oluyorlar, diyalogları daha sıcak. Bir ev düzeni içerisinde idare ediyorlar işleri. Yeni muhtarlık binası yapılıyor, sonraki proje bir kütüphane yapmak. Deprem odaları hazırlıyoruz, bir konteyner bulduk. Mahalle afet yönetimi projesiyle insanları afet öncesi, sırasında ve hemen sonrasında neler yapılabileceği konusunda bilgilendiriyoruz... Bu işler tek kişiyle olmaz, mahalle birimleri olması şart. Bir daha aday olmayı istemiyorum. Ama yerime başka bir arkadaşı hazırlıyorum, bizim başlattığımız projeleri devam ettirecek. Bu kadar emeği, başlattığımız projeleri devam ettirmeyecek birine bırakmak olmaz. Herkes parlamentoya diyor ama ben düşünmüyorum. Ama bu ülkenin bana ihtiyacı varsa beş yılımı daha veririm. Ben yaşamayı seven bir insanım, 60 yaşına geldim, kendime de vakit ayırmak istiyorum... "Subay olamadım muhtar oldum" Şişli Yayla Mahallesi Muhtarı Fatmagül Türkyılmaz mesleğinin en genci... Subay olmayı istiyormuş ama olamamış. Daha önceki muhtarın yanında çalışırken seçimlerde onun birinci azası olmayı başarmış ve yönetimde yer almış. Ve yanında çalıştığı muhtarın vefatının ardından da görev için o seçilmiş. Mahallesinin nüfusu 7 bin 500 kişi, yardımcısı yok ve her şeye tek başına yetişmeye çalışıyor; "-Türkiye'nin en genç muhtarı benim. Mahallelinin gözünde ben bir kardeşim. Bunda bayan olmamın da rolü var sanırım. Buranın insanıyım, buranın sorunlarını biliyorum, bu da işimi kolaylaştırıyor..." Fatmagül Türkyılmaz'ın en büyük mutluluğu mahalle halkına bedava su verilmesini başarması; "-Şişli bölgesindeki 28 mahalle arasında en fakiri bizimkidir. Belediye başkanımız haftada iki gün bedava su gönderiyor. En büyük şikayetim hâlâ benim adımın, telefonumun bilinmemesi. Pek çok kişi hâlâ eski muhtarın görevde olduğunu sanıyor..." Fatmagül Türkyılmaz bekar... -Peki ya evlilik?... "-Bu yoğunlukta ona fırsat olacağını sanmıyorum. İşim bütün vaktimi alıyor..." Kadın eli değince... "İki hafta üst üste muhtarlar da nereden çıktı" diyebilirsiniz. Herkesin yönetimden şikayet ettiği şu günlerde devleti temsil eden en küçük mahalli idareciler neler yapıyor ve biz bunun ne kadar farkındayız buna bir gözatmaktı niyet. ...Ve bir kadın olarak muhtarlık koltuğunda oturan kadınlara da bir pencere açmak. İstanbul'daki kadın muhtar sayısı otuzu geçmiyor. Toplama oranı yüzde dört (Meclisten pek farksız değil yani)... Birbirinden tamamen farklı üç kadını ve muhtarlığa bakışlarını bulacaksınız bugün sayfamızda... Biri 27 yaşında. Bu yaşlarda insanlarda ister istemez kendini ispatlama telaşı oluyor. O da "genç biri de bu işi yapabilir" diyor çalışmalarıyla. Diğeri bitmek tükenmez enerjisiyle yılların birikimini birleştiren, hep insanlarla iç içe olmak isteyen 84 yaşında bir babaanne. Mahallenin gençlerinin deyimiyle "Demir Lady"... Ve sayfamıza konuk olan üçüncü kişi; "Bu ülke için vergi ödemenin ötesinde birşeyler yapmam gerekirdi" diyen, görev ve yetki alanını sonuna kadar kullanan ve sürekli mahallelinin katılımını sağlamanın önemini vurgulayan bir isim... Gelin mahalleye kadın eli değince durum nasıl oluyor birlikte bakalım...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.