Türkçe gönüllüleri

A -
A +

KANUN hükmünde kararname düzenleme yetkisinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi Türk Dil Kurumu (TDK)'nu da etkiledi. Kurumun temel kadrosu olan üyelerin seçimini düzenleyen madde de iptal edilenler arasında yer alınca iki yıldır bilim kurulu üyeleri seçilememiş... TDK Başkanı Prof. Dr. Haluk Apaydın bu konudaki sıkıntılarını dile getirerek söze başlıyor. "Bilim kurulumuzda en son üyelikler 8 Kasım 2001'de sona erdi. O günden bu yana bir tek ben kurum başkanı olarak resmen görevliyim, bir de Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nden Prof. Dr. Recep Tokarlı. Eski üyelerden bir kısmı, meslektaşlarımızın gönüllü ve fedakârca çalışmalarıyla bugüne geldik." ğ 2000'den beri para alamadık -Bu belirsizlik içerisinde, 'gönüllü çalışıyorlar' dediğiniz bilim kurulu üyelerinin hakları ne oluyor? -Bilim kurulu üyeliği zaten maaşlı bir üyelik değildir. Üniversitelerin Türk dili edebiyatı bölümlerindeki öğretim üyelerinden, yabancı filolojilerden hocalar, yazarlar ve gazetecilerden oluşan kurulun 4 üyesi vardır ve herhangi bir maaş almadan çalışırlar. Bilim kurulu kendi içinden altı kişilik yürütme kurulunu seçer bir de başkan yedi kişi, sadece onlar maaş alır.. Bilim kurulu üyelerimiz, kol toplantılarına katıldıklarında ancak iki saatlik ders ücretine eşit olan sembolik bir ücret alır. Burası tamamen gönüllü çalışmayla yürüyen bir devlet kurumu. TDK devlet bütçesinden para almaz. İdari kadroda çalışanların maaşları, hastane, ilaç, yolluk ve giderleri, emekli olduklarında aldıkları ikramiyeler her şey kurumun öz kaynaklarıyla karşılanır. Bizim gelirlerimiz, yayınlardan ve ulu önder Atatürk'ün vasiyetinde belirttiği, İş Bankası'ndaki hisselerinden her sene TDK ve Tarih Kurumu'na aktarılacak paydan oluşur... ğ Atatürk'ün vasiyetinde var... -Bu miktar nedir, bir oran mı söz konusu? -Atatürk'ün vasiyetinde belirtilmiştir. Diğer maddelerdeki ödemeler yapıldıktan sonra kalan miktar diye. Ama banka 2002 yılında zarar bildirdi hiç para gelmedi, 2001 yılında da CHP bankaya ödeme emri vermedi. O günkü değerle hissemize düşen 327 milyar civarında bir miktar var, bunun kurumumuza ödenmesini bekliyoruz. Bizim şu anda en büyük gelirimiz yayınlar... TDK hem bir akademik kurum, hem de büyük bir yayınevi gibi çalışıyor. Ama şu anda zor durumdayız, daha önceki birikimlerimizden harcıyoruz. 1 milyon kelimelik "Güncel Türkçe Sözlük" -Yaşanan hızlı değişim ve etkileşimle birlikte büyük bir hızla pek çok yeni kelime giriyor konuşma diline ve bunları sözlükte bulmak mümkün olmuyor. Yakın zamanda yenilenmiş haliyle bir sözlük çalışması yapacak mısınız? -Sözlük basılınca birkaç yüz bin basılıyor ve elimizde 1998'de basılan sözlükten var. Hiçbir dilin tam bir sözlüğü olamaz, dil canlı bir varlık; sürekli gelişiyor, yeni kelimeler giriyor söylediğiniz gibi. Bunların sözlüğe girmesi de zaman alıyor. Sözlük basılınca çalışma bitmiyor, devam ediyor. Bizim bu konudaki en önemli çalışmamız internette (genel ağ) kullanıma açtığımız Güncel Türkçe Sözlük. 1998'den sonra yeni kelimeler eklendi, bir takım uyarılar dikkate alındı. Şu anda kullanımda bu sözlük, baskısı da bir yıl sonra yapılacak. ğ Sözlükte yerel kelimeler de var -Törendeki konuşmalarda internetteki 'Güncel Türkçe Sözlük'le bir milyon kelimeye ulaşılacağı söylendi, şu anda sözlükteki kelime sayısı bunun çok altında. Öyleyse nasıl olacak? -Biz güncel Türkçe sözlüğü geçen yıl 11 Temmuz'da ilk defa internette kullanıma açtık. Günde ortalama altı bin kişi bu sözlüğü ziyaret ediyor ve bir yılda 2.5 milyona yaklaştı bu sayı. Sayfamızda eleştiri ve sorular kısmı da var. Sözlüğe ilk bakanlar adlarının anlamlarını merak ediyor. Terimler konusunda çok soru geldi. Bir de insanlar yöresel ağızda, köylerinde kullandıkları sözcüklerin anlamını arıyorlar ve 'bunlar neden yok?' diye soruyorlar bize. Çünkü bu yazılan, standart Türkçe'yi kapsayan bir sözlük. Adlar ve terimler sözlüğü ayrı ayrıdır. Biz de bütün bu isteklerden yola çıkarak, kişi adları, terimler, bölge ağızlarında kullanılan kelimeler, eskiden kullanılan da olabilir insanların karşısına çıkmış her kelimeyi, deyimlerimizi, hepsini kapsayan bir sözlük yapalım ve adına Güncel Türkçe Sözlük diyelim dedik.. Hesapladık bütün bunları toplayınca bir milyon kelimeyi buluyoruz. "Kulağa göre türetme yapıyoruz" -Türk Dil Kurumu dilimize giren yabancı kelimelere karşılıklar buluyor ama bu konuda zaman zaman eleştiri alıyor. -Küreselleşme dediğimiz şey ekonomik yanı bir tarafa, iletişim, toplumların ilişkileri açısından karşı karşıya olduğumuz inkâr edilemez bir olgu. Bizim yaklaşımımız şu; Her dilde alıntılar var ama bilgi alıntıları. Hiç bilmediğiniz bir konuda bilgi alıntısı yaparsanız, diyelim ki video cihazı. Video ile daha önce hiç karşılaşmamışsınız, ne işe yaradığını, kullanmasını, adını onu aldığınızda öğreniyorsunuz. O sırada bir karşılık bulabilirseniz onun adını verirsiniz. İşte buzdolabı, bilgisayar böyle oldu. Ama veremezseniz, kendi adıyla yerleşir. Bizim üzerinde durduğumuz özenti biçiminde alıntılar. Bizim söz varlığımızda karşılıkları bulunurken, başka sözler kullanmaya 'özenti alıntıları' diyoruz. TDK'nın esas görevi burada başlıyor.. -Nasıl bulunuyor karşılıklar, kim buluyor bu kelimeleri? -'Yabancı kelimelere karşılıklar' diye bir çalışma grubumuz var. Bunlar radyo ve televizyonları takip edip, gazete ve dergileri okuyarak kullanım alanına çıkmaya başlayan yabancı kelimeleri belirlerler. Bir ay içerisinde bunu yapar, sonra çalışma grubu o ay sonunda ortaya çıkan sözlere karşılık bulmak için toplanır. Çalışma grubunda İngiliz filolojisinden, Fransızcayı, Almancayı, diğer dilleri iyi bilen hocalarımız var. Eğer yoksa fakültelere danışıyoruz. 'Yoksa, Türk lehçelerine, bölge ağızlarına bakıyoruz, başka diller nasıl kullanmış ona bakıyoruz. Varsa karşılığını bulup söylüyoruz. Hiçbiri yoksa; kökü nedir, Türkçe'deki karşılığı olarak hangi fiil, isim kökü kullanılır ona bakıp eklerimizle türetme yapıyoruz hangisi kulağa hoş geliyorsa. 'Yanlış dil' e-Türkçe ile çözülecek ğ Bilişim teknolojilerinden yararlanıp, doğru ve güzel Türkçe kullanımını yaymayı hedefliyoruz. Bunun için e-Türkçe diyoruz. Yani Türkçe'nin bütün kaynaklarıyla elektronik ortamda yer alması. ğ Bilişim alanında Türkçe'nin geliştirilmesi, bilişim terimlerinin karşılıklarının bulunması ve yayılmasını istiyoruz... ğ Telif sorunu olmayan, Türk edebiyatının tanınmış yazarlarının eserlerini internette herkesin kullanımına açmak istiyoruz. ğ Söylenişteki hataları ortadan kaldırmak için sözlüğü sesli hale getirmeye çalışıyoruz. ğ 52 yıldır yayınlanan Türk Dili dergimizi bütün bayilere vermek, yayınlarımızı büyük satış noktalarına ulaştırmak için görüşmelerimiz sürüyor. Onbinlerce kitap sattık ğ Kitap satış aracımız Erzurum'a kadar gitti ve iki ay gibi bir sürede yüz bin kitap sattık. Biz kâr amaçlı bir kurum değiliz. Uzun süredir kitaplara zam yapmadık hatta bu dönemde yüzde elli indirimle sattık öğrencilere... ğ Türkçe'nin temel söz varlığıyla ilgili çalışma devam ediyor. Bir terim, bir kelime yazıldığında anlamı ve onunla ilgili eski dilde, bölge ağızlarında, Türk dünyasında ne kullanılıyor, terim olarak ne var hepsini görme imkânı bulunacak... ğ Dil toplum ve aile hayatı için son derece önemli. Dili çekip alınca kargaşa başlar, insanlar arasında iletişim ortadan kalkar, aile, ortaklıklar, millet ortadan kalkar. Biz baskıyla değil, Türkçe'nin zenginliğini, söz varlığını ortaya koyarak doğru Türkçe kullanılmasını sağlamaya çalışıyoruz. İmlâda birlik şart ğ Türk Dil Kurumu'nun 71 yıllık tarihinde düzeltme işaretleri hiçbir zaman tamamen kaldırılmadı. İnsanlar belki zor gördüklerinden yazmıyorlar. Biz yazılışları aynı, ama söylenişleri farklı anlama gelen kelimelerin de mutlaka kullanılmasını istiyoruz. ğ Bir ülkede dil birliği için en temel öge yazıda, imlâda birlik olması. İmlâ bir alışkanlık ve yaygınlık meselesidir. Türkçe'nin yapısını bozmayacak şekilde toplumda, kamuoyunda hangi yazış şekli kullanılıyorsa öyle yazmak gerekir... TDK 71 yaşında Geçen hafta Ankara'da Türk Dil Kurumu'nun 71. Kuruluş Yıldönümü için düzenlenen törendeydim. Türk dilinin en doğru şekilde kullanılması ve gelişmesi konusunda çalışan bir avuç insanın heyecanını paylaşma fırsatı buldum. Törendeki konuşmasıyla işine ilk günkü heyecanıyla bağlılığını ortaya koyan Prof. Dr. Hasibe Mazıoğlu'ndan, PIAC ödülünü ilk kez ülkemize getiren Prof. Dr. Zeynep Korkmaz'a, yıllar önce bir süre öğrencisi olduğum Prof. Dr. Hamza Zülfikar'a, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Sadık Duran'a, TDK Başkanı Prof. Dr. Haluk Apaydın'a kadar ismini sayamadığım herkese misafirperverlikleri ve çabaları için teşekkür etmek istiyorum. Dilimiz konusunda içine düştüğümüz vurdumduymazlıkta sadece TDK'nın çalışması yeterli değil. 'Ana dilin önemi' konusundaki bilincin, öğretmeninden öğrencisine; yöneticisinden, gazetecisine herkese yayılması tek çıkar yol... Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, o gün "Bu işin uzmanlarının önünde konuşurken zorlanıyorum" dedi açık yüreklilikle. Ben de bu hafta yazarken zorlanıyorum doğrusunu isterseniz. Seçeceğim her kelime, kuracağım her cümle mercek altına alınacakmış gibi geliyor... TDK Başkanı Şükrü Haluk Apaydın'la uzun bir sohbet yapma imkânı buldum. Hâl böyle olunca da, bu konuşmadan sayfaya ne kadarını aktarabileceğim telaşı başladı bende... Halen Çukurova Üniversitesi kadrosunda yer alan Apaydın, Ankara'da üniversitede öğrencisi oğluyla birlikte yaşıyor. Yrd. Doç. olan eşi ise kızıyla birlikte Adana'da. 'Biz bölünmüş bir aileyiz' diye anlatıyor Haluk Apaydın. Türkçe konusunda kafamda ne varsa sormaya çalıştım ama bu arada hiç bilmediğim bir şeyi öğrendim Prof. Dr. Apaydın'dan: 'İyi bir Türkolog, Türk yemeklerini de iyi bilir ve yaparmış' İ.E.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.