Yağları yakacak bir şey bulsam Bill Gates'ten zengin olurum!..

A -
A +

Her tarafta diyet listeleri, incecik bedenli mankenlerin fotoğrafları. 'Şunu yiyerek zayıflayın, bunu için selülitlerinizden kurtulun' lafları. Eskiden iki kişi karşılaştığında ilk söz 'nasılsın?' olurdu. Şimdi 'kilo vermişsin', ya da 'kilo almışsın' denmeye başladı. Havaların ısınması, tatil döneminin yaklaşmasıyla da sohbetlerde baş köşeye oturdu fazla kilolar. 'Falanca şöyle yapmış' diye başlayan cümlelerle uzayıp gidiyor konu. Zayıflama ürünleri, gıdalar, güzellik merkezleri derken büyük bir sektör oluştu. Bir yanda 'obezite' hastalarının sayısı artarken, diğer yanda 'kemiklerimi nasıl inceltebilirim?' diye düşünen 'sıfır' bedenler çoğalmaya başladı. Magazin programlarında 'prototip kadın'lar sunulmaya devam ettikçe hanımların kafası daha da karışacak gibi. Biz de işi uzmanına soralım dedik ve 'ömrümü obeziteye verdim' diyen, hastalarını akupunkturun desteğiyle fazlalıklarından kurtaran Dr. Murat Topoğlu'nun Şişli'deki merkezini ziyaret ettik. Pek çok kişi sıradaydı ve bekleyenlerin hepsi de kadındı. Dr. Murat Topoğlu 'kilo verme mevsimi geldi' diye başladı söze. Kendisinden 3 haftada beş kilo verdiren bir diyet listesi de aldık. Daha fazla kilo vermek isteyenlerin bu iş için bir uzmandan destek alması şart. Yoksa kilolarla beraber sağlığınızı da kaybedebilirsiniz. ------ -Fazla kilolu olmak çağımızın en büyük hastalıklarından. Amerika'da 25 yaşın üstündeki insanların yüzde 65'inin fazla kilolu olduğu tespit edilmiş. Ülkemizde de erkeklerin beşte biri, kadınların ise 3'te biri fazla kilolu. Amerika'da birinci ölüm nedeni sigara ve onun yol açtığı hastalıklar, ikinci ölüm nedeni ise obezite ve onun yapmış olduğu hastalıklar. Bizler maalesef kiloyu hâlâ estetik bir konu, magazin gibi görüyoruz. İşte 'şunun şöyle selülitleri var, o şöyle kilo verdi' gibi. Bu bir hastalık ve tedavisinin mutlaka bir tıp doktoru tarafından yapılması gerekir. > Size gelen hastalar daha çok estetik kaygılarla mı sağlık sebepleriyle mi geliyorlar. -Estetik kaygıyla gelenler yüzde 20'dir. Tabii onları da anlıyorum. İlla 130 kilo olunca mı 'a kilo vermeliyim' olacak. Yılanı baştan ezmek gerekiyor. Ama 3 kilo fazlası var bunu takıntı haline getirmek, blumia gibi hastalıklar tabii ki çok üzücü. Şu mankenin diyeti diyerek herkes tarafından uygulanabilir gibi sunulması, bu işi ticari meta haline getirmek kesinlikle çok kötü. > Her tarafta diyet listeleri yayınlanıyor, şok diyetlerden bahsediliyor. Sık sık diyet yapmak, şok diyetlerin sakıncaları nelerdir? -Bir an önce kilolardan kurtulmak için kendi başınıza ilaçlar, kremler alıp Ayşe hanım, Fatma hanım diyeti uyguladığınız zaman sakıncaları var. Tansiyonunuz düşer, kan şekeriniz düşer bayılırsınız. 3-5 kilo verdiniz diyelim, diğerlerini nasıl vereceksiniz. Bir beslenme şekli oturtulmadıkça bu kilolar kalıcı oluyor. 21 senedir bu meslekteyim. Akupunkturlarla ilgili maalesef kilo verdirdiğim hastaların yüzde 20'si o kilolarını muhafaza edebiliyorlar. Ama akupunkturla aylık tedavilerle o kiloyu oturtuyor, o sırada da sağlıklı beslenmeyi oturtmaya çalışıyoruz. Kısıtlamak lazım > Bütün hastalarınıza akupunkturla mı kilo verdiriyorsunuz? -Akupunktur dünyada kabul gören yan etkisi olmayan bir yardımcı tedavi yöntemi. Akupunktur yaptığınız diyetin rahat bir şekilde uygulanmasını sağlıyor. Tabii o iğnelerle balon gibi zayıflatmıyor. O iğnelerle beyindeki iştah ve acıkma merkezindeki seleftomin salgısını artırıyor. Bu çabuk doymayı sağlıyor. Beslenmeyle ilgili alışkanlıkları da azaltabiliyorsunuz. Midede ekşime, yanma olmuyor iğnelerle yapılan uyarmalarla. Halsiz düşmüyorsunuz, stres de yaşamıyorsunuz. Akupunkturun sakinleştirici etkisi de var. Kilolar verildikten sonra ayda bir kez kontrole geliyor altı ay boyunca. Sonra da senede iki kez telefon açmalarını istiyoruz. > Herkes işin ince formüllerini duymak istiyor. Yılların alışkanlığını değiştirip doğru beslenme alışkanlığını oturtmak da kolay değil. -Tabii ki kolay değil, ama herşey iradi fonksiyonlarla ilgili, insanın her şeyi yapabileceğine inanıyorum. Diyet dediğiniz şey normal aldığınız gıdaların kalorisini azaltmanız demektir. Hafif hafif azaltırsanız kilo verme baskısını hissetmezsiniz. Öğlenleri salata, yoğurt istediğiniz kadar yiyip, akşamları güzel ızgara et yiyin mesela. Biraz kısıtlamak lazım. Yaşamak için yemek > Kalori hesabı yapmak her şeyi çözüyor mu? -Hayır... Bir gün-iki gün kalori hesabı yaparsınız üçüncü gün yapmazsınız yine aynı olur. Kaloriden ziyade yaşamak için yemek lazım, illa karnı tıka basa doyurmak değil. Önemli olan o yaşantıya kişinin kendini adapte etmesi. Öğlen pizza yediniz diyelim, akşam bir salatayla geçirirseniz kilo almazsınız. Kişinin bu dengeyi kurması ve davam ettirmesi lazım. > Reçetesiz satılan, herkesin alabileceği pek çok zayıflama hapı var. 'Doğal' denen bu ilaçları insanın kendi başına kullanması doğru mu? -Mutlaka tıp doktorunun kontrolü altında alınmalı zayıflama ilaçları. Türkiye'de maalesef böyle bir kanuni boşluk var, Avrupa'da asla böyle bir ilacı kendi başınıza alamazsınız. Yağları yakabilsem... > Bir de 'yağ değil, kaslardan gider' sözü var. -Kaslardan gider demek yanlıştır, o kadar kolay gitmez kaslar. Ancak Etyopya'da yaşayacaksınız haftada bir bardak sütle, o zaman olur. Türkiye'de böyle bir şey mümkün değil. > Yağları yakacak bir şey bulsanız da herkes rahatlasa. -Öyle bir şey bulursam Bill Gates'den daha zengin olurum herhalde. Öyle bir şey maalesef yok. Önemli olan beslenme alışkanlığını edinmek. Hanımlar biraz daha şanssız tabii, doğumlar, östrojen hormonu nedeniyle. Önemli olan insanın kendi kas ve kemiklerine uygun kiloda olması. Bu konuyu takıntı haline getirmemek lazım '0' beden gibi. ------ > Topoğlu'ndan altın tavsiyeler * Karpuz-peynir birinci hafta kilo verdirir, ikinci hafta kilo aldırır. Çünkü karpuz karbonhidrattır, peynir de proteindir ikisi birleştiği zaman bomba olur. * Kirazı çok yerseniz sapı gibi değil, kendisi gibi olursunuz. Domates, salatalık, maydanoz, marulu istediğiniz kadar yiyebilirsiniz. * Su çok önemli. Özellikle yaz aylarında 1-1.5 litre su kaybediyoruz dururken. Dolayısıyla en az 10-15 büyük bardak su içmemiz lazım, bu da 2.5 litre demek. Tansiyon düşüklüğü olanlara da 2-3 şişe sade maden suyu tavsiye diyoruz. Fazla suyla mineral kaybı olmaz. * Haftada 2-3 defa günde 1 saat yürümeniz yeterli. Sosyal hayatımızın içine yürüyüşü sokmamız lazım. ------ 3 HAFTADA 5 KG VERME DİYETİ > Pazartesi * SABAH 1 dilim ekmek bir parça yarım yağlı peynir çay, kahve, ada çayı, ıhlamur (şekersiz) * ÖĞLE Bir kase salata yanında yoğurt limon az tuz sirke nar ekşisi * AKŞAM Bir tabak ıspanak yanında yoğurt > Salı * SABAH Bir armut 10 adet light bisküvi * ÖĞLE Bir kase cacık (az tuzlu yağsız) * AKŞAM 5 adet ekmeksiz hazırlanmış köfte > Çarşamba * SABAH Bir adet greyfrut * ÖĞLE 100 gr haşlama veya fırında tavuk * AKŞAM Bir tabak fırında mantar > Perşembe * SABAH Bir dilim kepek ekmeği ve zeytin * ÖĞLE Bir tabak mevsim salatası * AKŞAM Bir tabak yağsız menemen > Cuma * SABAH 10 adet light çubuk kraker Bir meyve suyu (sıkma) * ÖĞLE Bir tabak taze fasülye (tatlı kaşığı zeytinyağlı) * AKŞAM Bir parça bonfile ızgara yağsız > Cumartesi * SABAH Peynirli sandviç *ÖĞLE Bir simit yanında çay (şekersiz) * AKŞAM 2 orta boy patates haşlama > Pazar * SABAH 2 adet meyve * ÖĞLE Salata yanında süzme yoğurt (bir kâse) *AKŞAM 2 adet tavuk but veya 2 adet kanat yağda kızartılmayacak. *** Bu diyet sırasında haftada 3 kez yürüyüş veya egzersiz yapılmalı. Günde 2-3 litre (10-15 bardak) su mutlak içilmeli ve diyete bu şekilde 3 hafta devam edilmelidir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.