18 Mart yani iki gün sonra, Çanakkale Deniz Zaferinin 90'ıncı yıl dönümünü kutlayacağız. Bu zafer Osmanlı Devletinin son deniz zaferidir. Hem de YEDİ DÜVELE karşı elde edilmiş bir destandır... Şark meselesi parola adıyla Osmanlı Devletini parçalama kararı alan Avrupa'nın müstemleke zihniyetli devletlerinin, Türkün üzerine çullanmasıydı bu. Türk'ün başkentine kısa yoldan ulaşıp, 600 yıllık devletinin gırtlağına dalmaktı. Kovaladıkları iki Alman zırhlısının, Türk'e sığınmasını bahane edip; dünyanın son model zırhlılarını Çanakkale Boğazının ağzına yığıverdiler. 18 Mart 1915'teki Batının Çanakkale hezimeti için, zamanın ABD Londra Büyükelçisi Pedj şunları söylüyordu: "Çanakkale Faciasında, cihanın en modern teçhizatlı ve eğitimli askerleri, siyasilerin keyfine feda edildi." Aynı günlerde, Avustralya Genelkurmay Başkanlığı resmi bir tebliğ yayınlar. Tebliğde deniliyor ki: 'Çanakkale Seferi, Churchill denilen birisinin hayalhanesinden doğmuştur. Topçuluk mesleğinde kara cahil, beyni sulanmış birisi, ancak böyle bir felakete sebep olabilirdi'... Halbuki Çanakkale Harbinden yüz sene önce, Meşhur İngiliz Amirali Nelson, şu taktik kurala dikkatleri çekiyordu: "Müstahkem mevkilere, donanma ile hücum eden bir Amiral görür veya duyarsanız, o mutlaka kaçıktır." İşte Nelson'un Churchill ve Hamilton'a verdiği not, hem de yüz yıl evvel!.. 18 Mart 1915 günü sabah saat 11:00 sıralarında, 14 adet İngiliz harp gemisi, 4 tane Fransız zırhlısı ile bir Rus kruvazörü, suları mayınsız, "TEMİZ" raporu aldıkları Çanakkale Boğazına daldılar. Ancak onların bilmedikleri bir şey daha vardı: Türk donanmasına mensup "Nusret Mayın Gemisi" 18 Mart günü sabaha karşı "Karanlık Koy"a, 26 adet mayın döşemişti. Öyle sessiz bir çalışma idi ki, sanki her mayını, neferler elleri ile denize bebek taşırcasına yavaşça bırakıvermişlerdi. Ve bu mayın hattı, Çanakkale Boğazına enine değil, boyuna bir hat üzerine döşenmişti. Akşama doğru bu vahşi armadanın 8 adet zırhlısı ya batmış ya da yan yatıp harp edemez duruma düşmüştü. Neticede, garbın medeniyet canavarları, 1273 ölü 647 yaralı ile def olup gittiler. Türk donanmasının kaybı ise 5 subay ile 119 er şehid ve parçalanan 4 tane top. İşte Türk'e saldıranların hiç beklemedikleri bu yenilgidir ki, Churchill'i 25 sene devlet hizmetinden kendi milleti kovmuştur. Bu şanlı günün bütün milletimize kutlu olmasını dilerim. Ve her sene olduğu gibi kamu kuruluşlarımızca, şanına yakışır şekilde kutlama törenleri düzenlenmesini bekliyorum...