İstanbul bilindiği gibi 2010 senesi, Dünya Kültür Başkentlerinden biri seçildi. Bu sert hava şartlarına rağmen, İstanbul'un Anadolu ve Avrupa yakalarında, değişik müzik etkinlikleriyle kutlandı. Bu, sadece müzik noktasında kalmadan ve bütün yurt sathında kutlanabilseydi herhalde daha uygun olurdu. Suriye'nin Halep şehri, 2006 senesi başkenti seçilmişti. Suriye devleti, birçok ekonomik problemlerine rağmen, Orta Doğunun bu çok önemli şehri için hayli masraf yaparak; şehrin önemli olan tarihî kimliğini ortaya çıkarmıştır. Aradan dört sene geçmiş olmasına rağmen, Halep'in tarihî yerlerindeki, restorasyon, çevre düzenlemesi ve güzelleştirme çalışmaları bütün hızıyla devam etmektedir. Halep kalesi etrafı Avrupai bir güzelliğe kavuşturulmuştur. Hatta Halep Kalesi çevresinde, 20 metre derinliğindeki tarihî hendekler yeşillendirilmekte. Yakın bir zamanda bu hendeklere Fırat suyu ulaştırılarak doldurulacak deniyor... İstanbulda Vakıflar Genel Müdürlüğünce, kendi envanterindeki birçok önemli tarihî yapılar kısa zamanda yenilendi. 2010'a yetişti. Fakat bu yapılanlar dünyanın incisi İstanbul'a yeterli değil. Kültür ve Turizm Bakanımız sayın Ertuğrul Günay'ın başta Topkapı Sarayı olmak üzere birçok konuyu hızla ele aldığının, güzelleştirdiğinin farkındayım. Ancak bazı konuların daha üzerine gidilmesini beklemekteyiz. Öyle şeyler yapılabilir ki, İstanbul'un panaroması değişebilir. Bunlardan Okmeydanı'ndaki menzil taşları bir yerlere toplanarak iç ve dış turizmin hizmetine açık "müze" olarak sunulabilir. Topkapı Sarayı dış kale duvarları yani "Sur-u Sultani" çepeçevre, yani 360 derecede, dıştan bitişik yapıların esaretinden kurtarılabilir. Aynı surların sahil bölümündeki; gedik yıkık duvar ve kapılar orijinal haline getirilebilir. Anadolu Hisarının iki burcu, Rumeli Hisarının üç burcu ve Yedikule Hisarındaki Osmanlı yapısı beş kulenin üstleri orjinalinde ahşap-kurşun külahla kaplıydı. Toplam on adet kuleye külah yapmanın maliyeti ne tutar ki. Bunu gerekirse sponsor bularak halletmek çok kolaydır... Bugüne kadarki yaptıkları takdire şayan olan sayın bakanın, bunu da halledeceğine inanıyorum. İşte o zaman İstanbul'un uydudan görünüşü bile değişecektir...